Abartanlar da var!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

09 Mart 2020, 08:56

Haftaya Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözü ile başlamak istiyorum: ‘Bir toplum aynı amaca, bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümez ise o toplumun ilerlemesine teknik olarak imkan ve bilimsel olarak ihtimal yoktur.’ Yani hiçbir iş sadece erkekler ya da kadınlarla yürütülemez, başarılamaz.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bazılarımız, ‘ifrat ile tefrit’i karıştırıyor. Aslında, büyüğümüz Aydın Bilgin’in de belirttiği gibi, ifrat ve tefrit kavramlarının her ikisi de kötüdür. İfrat ve tefrit dengeli olarak kullanılmalı, davranılmalıdır. İsraf ve cimrilik gibi... Harcamalarımızda da dengeli
davranmalıyız. İfrat ve tefrit daha sadeleştirilmiş olarak, çok uç noktalar manasında kullanılır. Tefrit çok az, ifrat da çok fazla manasında özetin özeti olarak söyleyebilirim... Size okuyucularımdan Murat Eştürk’in belirttiği bir örneği vereyim: ‘Evde her gün temizlik yapan bir kadının düştüğü durum bir
ifrattır, bu temizliğin ayda bir yapılmasını isteyen kocasının durumu ise tefrittir. Elbette ki bunun normali haftada bir kez yapılmasıdır’ gibi... Ben ‘abartı’ sözcüğünü de kullanıyorum... Arap hayranlarına anımsatayım: 23 Şubat 2016’ da, Suudi Arabistan Başkenti Riyad’da ‘Kadın İnsan mıdır?’ konulu bir
seminer düzenlendi... Örnekleri çok fazla... Yüce Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sayesinde kadınlarımız; güzel ülkemizde 1934’te seçme ve seçilme hakkına kavuşurken, İtalya ve Fransada 1946’da, İsviçre’de ise 1971’de ancak bu hakka kavuştular. Değerli arkadaşlar, Yüce Önderimizle ne kadar övünsek yeridir. Bu arada ‘Şark kurnazlarına’ yani herkese inanmamak ve bunlara karşı uyanık olmanın gereklerini de belirtmek istiyorum.
Tabii ki bu lafım bazı siyaset ağaları ve bezirganları için... Bir de bunlara şirin görünmek isteyerek ikili oynayanlar için... Saha araştırmalar yapmadan,
oturdukları yerden yalan yanlış bilgilerle insanlarımızın kafasına soru işareti koymaya çalışanlara da dikkat! Ama ne yaparlarsa yapsınlar: Günümüzde bir ülkede, henüz kalıntılar halinde varlığını devam ettirmeye çalışan yobazlar, gericiler, toplumlarının aile yönetimlerini, baskıcı yöntemlerle uygulayıp toplumu geri götürmeye çalışsalar da başarılı olma şansları bizler için sıfırdır.

Nereden nereye?

Gençliğimizde sağ görüşlüler, sol görüşlülere, hatta CHP’lilere ‘Komünistler Moskova’ya’ diye bağırırlardı. Yani ‘Rus dostu’ olarak gösterirlerdi... Zaten kızdığın birine ‘faşist’ ya da ‘Amerikancı!’ veya ‘Komünist!’ dediğinizde en büyük kötülüğü yapıp, hayatını bazı yerlerde devlet katında karartırdınız. Bugün ise iş tersine döndü gibi... Sol görüşlüler ve CHP’liler, özellikle Suriye ve İdlib ile verdiğimiz şehitler için sürekli Rusya’yı suçluyorlar. Reis de, onu destekleyenler de durumun düzelmesi için ‘Karakedi’ nin aramıza girdiğini söylüyor. ‘Karakedi’ kim? Bence Amerika! Şimdi Çin’le aramızı bozmaya çalışıyorlar. Yaydıkları son haber şu: ‘Uygurlar teknoloji devlerinin fabrikalarında zorla çalıştırılıyor!’ Associated Press haber ajansı, Çin’in Nanchang kentinde Müslümanlar’ın yoğunlukta olduğu bir mahallede Apple ve Lenovo gibi teknoloji firmaları için üretim yapan OFILM isimli bir fabrikanın Uygur asıllı işçileri zorla çalıştırdığını iddia etti. Bunlara göre; fabrikanın Uygurlar’ın çalıştığı bölümü bir duvarla diğerlerinden ayrılıyor. Güvenlik kameralarıyla izlenen binanın bu bölümünün kapısında da güvenlik görevlileri nöbet bekliyor. İddiaya göre bu kişilerin fabrikadan dışarıya çıkışı sınırlandırılıyor, dışarı çıktıklarında yanlarına refakatçi veriliyor. Biz daha da kötüsünü biliyoruz... Hatta kaç kez de yazdık... Ama düne kadar Avrupalılar, Amerikalılar ağızlarına açmazken şimdi mi akıllarına Uygur Türklerini korumak geldi? ‘Müslüman Uygurlar’ın başlarını örtmesine ya da ibadet etmesine izin verilmiyor!’ diyenler, Yunan sınırında göçmenlere ‘Biz Hıristiyanız! Sizi istemiyoruz’ diyerek neler yapıyorlar? Ateş ediyorlar, öldürüyorlar, paralarını, eşyalarını alıp çıplak bırakıyorlar, botlarını batırıp çocukların kadınların ölmelerini sağlıyorlar... Şimdi de kalkmış bizim milliyetçi duygularımızla önceki
yıllarda olduğu gibi aldatabileceklerini sanıyorlar... Geçin bunları, geçin... Biz dostumuzu da düşmanımızı da biliyoruz... Türkiye’nin zayıflaması için
yeni cepheler açmamız için bizi tahrik ettiğinizi de...

KURDELA

Protein Zinciri’ne bir halka daha

Destek Kart ile birlikte ihtiyaç sahibi ailelere kendi mahallelerindeki esnaftan alışveriş yapma imkanı sunacak olan Bornova Belediyesi, düzenli ve yeterli beslenmeyi sağlamak için de iki ayda bir olmak üzere protein ağırlıklı ürünlerin yer aldığı destek paketleri gönderecek. Protein Zinciri adı verilen proje kapsamında dağıtılacak organik nohut ve mercimek ise Bornova Belediyesi’nin kardeş şehri olan Konya Tuzlukçu’nun Üretim Kooperatifi’nden alınacak. Yapılacak iş birliğine dair protokol iki belediyenin başkanları Dr. Mustafa İduğ ve Nurettin Akbuğa arasında imzalandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.