Ağlamak yararlıymış


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

17 Ocak 2022, 08:50

Çeşmeli bir arkadaşım yazmış;
'Öğrendiğim en büyük derslerden biri de hiçbir şeyi zorlamamamız gerektiğidir: “Konuşmalar, arkadaşlıklar, ilişkiler, dikkat, sevgi. Zorunlu olması gereken şeyler için savaşmaya değmez, çünkü gerçekleşmesi gereken her şey olacak, olmayacak şeyler olmayacak.'
Aynur Hanım devam ediyor:
'Mezarlığa uğramamış, otogardaki ayrılık ve buluşmalara tanıklık etmemiş, ameliyathanelerin önünden geçmemiş, hiç aldanmamış ve aldatılmamış insanlar, bilgelik peşinde ve popüler kitaplardan hayatın anlamını arıyor.'
Herhalde kitaptan ya da filmden aldığı şu cümleye ne denir?
'Bak Mathilda, insanlar için gözlerini feda etsen, zaten kördü derler.'
Ben de 'sevgi dolu' arkadaşım Aynur'a bu cümlede değişiklik yaparak şöyle diyorum:
'Bak Aynur, insanlar için gözlerini de feda etsen, zaten kördü!' derler…
Bir iki kez de 'Bakmak başka, görmek başka!' diye örnekle yazılar yazmıştım.
Çoğumuz da 'Bakar kör' değil miyiz?
Bir grup insan gülerken, insanlar içgüdüsel olarak kendilerine en yakın hissettiklerine bakarlar.
Doktorlar da bu durumda size şu öneride bulunuyor:
'Böyle durumlarda, kim size bakarak gülüyorsa, işte o kişi size en yakın hissedendir!'
Haftaya duygusal girelim istedim.
Yazıma psikologların bazı sözleri ile tamamlayayım.
Söylediklerine göre;
Ağlamak stresi azaltır, zararlı bakterileri atar!
Devamı şöyle:
'Ve insanı sağlıklı tutar!'
Zaten son zamanlarda, halkın deyişi ile hepimizin anası da ağlıyor, yalnız kendimiz değil…
İnsanlar; herhangi bir şeyle meşgul olduklarında daha mutlu olurmuş.
Çünkü; meşgul olmak negatif düşüncelerden uzaklaşmamızı sağlıyormuş…
Acaba ben de Urlalı komşumuz Haluk Narbay gibi boncuklardan tablo mu yapsam, yoksa Ünal Tümin gibi bahçe işleri, bozulan çimleri nasıl canlandırmaya mı kalksam?
Siz de kendinize becerinize göre bir şeyler bulun… Ama sakın kalabalıklara karışmayın!...
En  çok takıldığım konu şu:
Eğer bir insan konuşurken, ellerini yoğun şekilde kullanıyorsa, söyledikleri doğruyu yansıtıyormuş…
Kendinden eminmiş…
Patronunun ya da şefinin karşısında duranları göz önüme getiriyorum.
Bırakın ellerini yoğun şekilde kullanmalarını, iki büklüm bile olunuyor.
Ama kesin tarafı, 'geçinemiyorum!' demeleri, maaşlarına zam istemeleri kesinlikle doğruyu yansıtıyormuş…
Ama şunu da belirteyim, Eskişehir'de birileri 'geçinemiyoruz!' diye pankart asmışlar ve sonucu bilmeyenlere duyurayım:
Haklarında resmi işlem yapıldı…
Diyet için sıkıntıya düşenlerle, yemeği sevenlere de şu bilgiyi vereyim.
Bundan böyle adımlarını buna göre atsınlar…
'Uzun süre değersizlik hissi, duygusal açlığı arttırıyormuş!
Duygusal aç olan kişi çoğunlukla tatlı ve abur cuburu kontrolsüzce tüketiyormuş!
Duygusal yemek, duygusal açlık, stres sıkıntı, aşırı iş yükü, aile baskısı veya travmatik bir olaydan dolayı yemek isteği artıyormuş..
Bu ne demek?
Ağır sıkletlerimiz artacak…
Gören de kıtlığı kimlerin getirdiğini düşünecek ve bizleri suçlayacak…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.