Avukat Noyan Özkan


Arif Ali CANGI

Arif Ali CANGI

04 Nisan 2016, 08:53

Avukat Noyan Özkan bu kente çok şey kattı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na çağrıda bulunuyorum: Noyan Özkan'ı ölümsüzleştirecek bir şey yapın.
Avukat Noyan Özkan'ın aramızdan ayrılışının üzerinden üç yıl geçti, bu süre içinde onun yokluğunu hep hissettik, onu çok özledik. Noyan Özkan sağlıklıydı, genç denebilecek yaşta 6 Nisan 2013'te ölümü bizleri çok sarstı, ölüm kimseye yakışmaz, ona hiç yakışmadı. Doğa ve yaşam aşığı olan Noyan Özkan, şimdi Urla-Güvendik Köyü mezarlığında ağaç ve kuşların arasında yatıyor.

Ben, onunla 1992 yılında İzmir'e geldiğim yıl tanıştım. Avukatlık stajım sırasında "İzmir Çevre Hareketi Avukatları Grubu"nun katıldığım ilk toplantısıydı. İlk dikkatimi çeken özelliği, yazarken, konuşurken gösterdiği titizliği ve heyecanıydı. İlk kez karşılaştığımız halde eskiden beri tanışıyormuşuz gibi gösterdiği ilgi ve cesaretlendirici sözleri aklımdan çıkmıyor. Noyan Özkan ilk dikkatimi çeken bu özelliklerini ölünceye kadar korudu.

Benim doğal ve kültürel varlıkların korunması, yaşamın savunulması mücadelesine katılmamda başta Avukat Noyan Özkan olmak üzere, İzmir Çevre Hareketi Avukatları Grubu'nun çok büyük etkisi oldu. Kent, çevre, doğal ve tarihi değerlerin, insan haklarının, barışın korunmasına ilişkin onlarca davayı onunla ortaklaşa yürüttük. Olumlu sonuç aldıklarımız da oldu, alamadıklarımız da, elde ettiğimiz ancak uygulatamadığımız çok sayıda karar da oldu. Unutmamak gerek; İzmir'in Konak Meydanı'nda şu anda 'Galeria' diye çirkin bir bina yoksa, meydan korunmuşsa, İzmir Kordonu otoyol değilse, İzmirlilerin yaşam alanı olarak korunabilmişse, İzmir Çevre Hareketi Avukatları ve Avukat Noyan Özkan sayesindedir. İzmir Çevre Hareketi Avukatları ve Noyan Özkan'ın inatçı çabasıyla Karşıyaka İstasyon Parkı'na halkın tepkisi umursanmadan dikilen katlı otopark yıkıldı ve alan yeniden parka dönüştürüldü. Türkiye Ekoloji Hareketlerinin başlangıcı sayılabilecek Bergama - Ovacık Altın Madeni'ne karşı Bergama köylülerinin direnişinin hukuku da İzmir Çevre Hareketi Avukatları ve Avukat Noyan Özkan tarafından yaratıldı. Türkiye'de çevre hukukunun gelişmesi, mahkemelerce uygulanır hale gelmesinde İzmir Çevre Hareketi Avukatlarının ve Avukat Noyan Özkan'ın çalışmalarının çok büyük payı vardır.

Noyan Özkan duyarlı ve titiz bir hukukçuydu. Çevreyi talana açan yönetmelikler, Allianoi'nin baraj sularına gömülmesi, termik santraller, nükleer santral girişimleri, kıyıları talana açan turizm tahsisleri, Meclisten ve yurttaştan gizlenen İncirlik kararnameleri, Susurluk kazası ile ortaya dökülen çeteler, işkenceler gibi her alanda yaşanan hukuksuzluklarla mücadele için oluşturulan kolektif çalışmaların ve çabaların içinde yer aldı. Noyan Özkan, ortak çalışmaların yanı sıra bireysel olarak da yanlış gördüğü her uygulamaya bir yurttaş olarak hep itiraz etti, itirazlarını hep hukuk çerçevesinde yaptı, katıksız bir doğa aşığıydı, inandığı ilkelerden ödün vermeden yaşadı.

Noyan Özkan ödünsüz bir insan hakları savunucuydu. 2000 yılında İzmir Barosu Genel Kurulu'nda Baro Başkanı seçilirken "Bizim yönetimde olduğumuz dönemde İzmir'de hiçbir karakolda, sorgu merkezinde işkence yapılamayacak" sözünü verdi. Bu söz üzerine 2000-2002 yılları arasındaki yönetim döneminde "İşkenceyi Önleme Grubu" ile İzmir Barosu işkencecilerin korkulu rüyası haline geldi. "Baro Başkanı olduğum dönemde 24 saat telefonum açık olacak, bütün avukatlar istedikleri zaman bana ulaşacaklar, kapım hiç kapalı olmayacak" dedi, bu sözlerini eksiksiz hayata geçirdi. Baro görevlerinde Baro Başkanı aracını hiç kullanmadı, gideceği yere çoğunlukla yürüyerek gitti, araç kullanması gerektiğinde de toplu ulaşım araçlarını tercih etti. O herkesle selamlaşan, hal hatır sormayı ihmal etmeyen tam bir beyefendiydi. Baro başkanlarının onun hayatından alacağı çok dersler var.

Avukat Noyan Özkan bu kente çok şey kattı, İzmir ona çok şey borçlu. Neden Kordon'da bir büstü ve onu tanıtan bir yazıt yok. Buradan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na çağrıda bulunuyorum: Noyan Özkan'ı ölümsüzleştirecek bir şey yapın.
Ben çevre hareketinde, baro yönetiminde birlikte görev almanın onur ve mutluluğunu hep yaşadım.
Hayatımıza kattığın değerler için teşekkür ediyorum, doğanın koynunda rahat uyu "Noyan ağabey", seni çok özlüyoruz.

***

Düzeltme ve Bakan'a öneri

İki hafta önceki 'Cerattepe geçilmez Artvin Halkı Yenilmez' başlıklı yazımda [1] küçük bir hata yapmışım. Davanın avukatı sevgili meslektaşım Avukat Bedrettin Kalın yazıdaki "Bölgede bir süre bakır madeni çıkarılmış" bilgisinin doğru olmadığı konusunda uyardı. Cerattepe'deki 500 sondajın yanı sıra açılan galeri de maden arama faaliyetleri kapsamında açılmış, yani henüz hiç maden çıkarma işlemi yapılmamış. Sadece arama faaliyetleri sonucunda kimi yerlerde sularda ağır metal kirliliği oluşmuş, orman varlığı zarar görmüş, heyelanlar meydana gelmiş. Bir de madenin çıkarılmasını düşünün, bölge ne hale gelir? O yüzden Rize İdare Mahkemesi maden projesi ile Artvin'in yaşamı arasında tercih yapmış ve maden projesi ÇED onayını iptal etmiş.
"Artvin'de (iyi niyetli vatandaşları tenzih ederim) ağaç koruma iddiasıyla oraya gidenler, yaş ağaçları kesip yol kapattılar" diyen sayın Çevre Bakanı'na önerimiz: Artvin'i ziyaret etmesi, kimin iyi niyetli kimin kötü niyetli olduğuna öyle karar vermesi, sembol haline gelen yolun kapatıldığı tek ağacın yanı sıra maden şirketinin zarar verdiği ormanı, bu nedenle meydana gelen heyelanı da kendi gözleriyle görmesi.

[1] Artvin halkı yenilmez
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.