Beklentiler, insan ilişkilerinde ve yaşantımızın farklı alanlarında oldukça önemli bir rol oynar. Hepimizin kendine ve çevresine yönelik bazı beklentileri vardır. Bu beklentiler başarıyı teşvik edebilir, motive edebilir bazen de hayal kırıklığına uğratabilir. Bu nedenle özellikle bugünlerde siyasi partiler tabii ki seçimi kazanma düşüncesinde olanlar daha doğrusu kazanmak amacıyla ciddi olarak yola çıkanlar toplumun beklentilerini çok iyi takip etmek ve onlara yanıt vermek zorundadırlar.
CHP yetkilileri özellikle İzmir söz konusu olunca Büyükşehirden en küçük ilçelere değin her zaman övgüyle konuştular. Hatta bu övgüler o kadar çok ileri gitti ki Eskişehir’in başarılı Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen’in dahi önüne geçti. Doğal olarak bu övgüleri alan bir başkanın koltuğunu garanti olarak görmemesi için hiçbir neden yoktu.
Ama olmadı. Başkanın beklentisi ne yazık ki gerçekleşmedi.
Ne yazık ki diyorum çünkü onca övgüden sonra Başkan Soyer’e MYK toplantısından beş dakika önce aday gösterilmeyeceğinin bilgisi verilmesi gerçekten hiç de normal değildi. Bu anlamda sayın başkana hak vermemek elde değil.
Hayal kırıklığına uğrayan sadece Sayın Soyer değil elbette. 
CHP’nin yönettiği 23 belediyeden 20 si aday gösterilmedi.
Ve bu belediyeler için CHP yöneticileri ne denli başarılı olduklarını anlata anlata bitiremediler.
Bitiremediler de sonuç ne oldu?
Onca övdükleri, başarılı ilan ettikleri 23 başkandan sadece üçünü yeniden aday gösterdiler.
Şimdi bir İzmirli olarak sormak istiyorum.
Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Soyer başta olmak üzere, öve öve göklere çıkardığınız bu başarılı başkanlar ne oldu da yeniden iltifatınıza nail olamadı?
Başkanlar için dört buçuk yıldır söyledikleriniz yalan mıydı?
İzmirli vatandaşın eleştirilerini başkanlar başarılı diyerek yalanlamadınız mı?
Eğer yaptırdığınız anketlere göre başkanlar başarısız bulunduysa daha önce yaptırdığınız anketler nasıldı? Vatandaşa yanıldığınızı, hata ettiğinizi söyleyecek misiniz?
Yeni getirdiğiniz adaylar gerçekten söylediğiniz gibi on beş gün üzerinde çalıştığınız liyakatli kişiler ise neden şu an birçok ilçede partililer öfkeli?
Aslında sorular çok daha uzatılabilinir ama Sayın Soyer’in X hesabından yaptığı açıklama ile son vermek isterim bu konuya.
“Bugüne kadar olduğu gibi kurumsal değerlerine ve ilkelerine sonuna kadar bağlı kalacağım ve sadece aday belirleme süreçlerinde değil, parti politikalarının oluşmasında da demokrasinin daha çok vücut bulması için mücadelem sürecektir.”
Onun gibi kibar birinden bu beklenirdi zaten.
Ama bazı başkan aday adaylarının Sayın Soyer gibi olmayacağı kesin.
Partililerin bu öfkeli çıkışlarının sonuçlarının aday adayları üzerindeki etkilerini çok kısa bir süre sonra göreceğimize eminim.

İYİ Parti ile özellikle Sayın İmamoğlu arasındaki tartışma devam ediyor.
İYİ Parti afişlerinin İstanbul’da kaldırılması ise tartışmaların üzerine adeta benzin döktü.
"Bizi sansürlemek isteyen saray değil, belediye. Bizi engellemeye çalışan Beştepe değil Saraçhane. Ya ne kadar da ilginç değil mi? 'Hadi canım, o kadar da olur mu?' dediğinizi duyar gibiyim. Heyhat, oluyor. Maalesef oluyor." 
Grup toplantısında partililere bu açıklamayı yapan Akşener’e İmamoğlu tarafından yanıt gecikmedi.
"Bizim öyle bir engelleme veya bu tarz bir girişimde bulunmayacağımızı en iyi kendileri bilirler. Bu noktada ne için yaptığını bilmiyorum bu açıklamayı, ama muhtemelen billboard meselesi... Bu işin sadece İstanbul'u yok, muhtelif şehirleri var.”
Sayın İmamoğlu son cümlesi ile tartışmaların diğer kentlere uzayacağını mı söylemek istedi dersiniz? Yani İYİ lere CHP li belediyelerin olduğu kentlerde engel mi olunacak?

 Özellikle İzmir adayının uzun bir süre belirlenememesi herkesi huzursuz etmişti. Genel görüşe göre adayın belirlenememesinin en büyük nedeni İmamoğlunun kendi adayını dayatması Özel’in bunu kabul etmeyişiydi. 
Sayın Özel’in geçen gün Sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede bu konuların dile getirildiğini Enver Aysever şöyle anlatıyor: “Özgür Bey ile Kemal Bey'in yaptığı ikili görüşmede, Özgür Bey diyor ki, ‘Genel Başkanım lütfen beni bu adamdan kurtarın.’ Şaka gibi geliyor değil mi? Ama gerçek… İstedikleri kadar yalanlasınlar, bunu her yerde ispatlarım. Kemal Bey'e pişman olduğunu, Ekrem Bey'in başına bela olduğunu ve parti kültürünü bilmediğini söylüyor.”
Seçimler her parti için önemli ama sanki 1Nisan özellikle CHP kanadı için çok daha önemli olacak.