Geçtiğimiz cumartesi günü, bir yıldönümü toplantısı için Kuşadası’na gittik. En az bir on yıldır yolumuz düşmemişti. Selçuk’tan döndük, eski yol biraz genişlemiş ama çevre manzaralar aynıydı. Ancak virajları dönüp, tepelerden Kuşadası göründüğünde bir sükut-u hayal… Her tatil kentimiz gibi orası da bir beton yığınına dönüşmüş. Dağ, tepe bina dolmuş, eski romantizmi ve şirinliği gitmişti. Neyse ki marinanın karşısındaki Double Tree by Hilton otelindeki odamıza yerleşince, betonlaşmaya devam eden sahile bakmazsanız, engin deniz manzarası ruhunuza iyi geliyor. 

***
Akşam İzmir Rotary kulübünün kuruluşunun 63.ncü yıldönümü nedeniyle düzenlenen yemeğe katıldık. Rtn. Naile Çukurova’nın organize ettiği harika bir akşam yemeğinde, yemek süresinde dönen slayt gösterisi, bizleri İzmir Rotary’nin geçmişten günümüze tarihini yaşattı. “Kendinden önce hizmet” sloganıyla, bulundukları toplumdan sağladıklarını, topluma hizmet için kullanmak amacıyla yola çıkan ilk Rotary kulübü Chicago kentinde kurulduktan sonra, 15 yıl içinde önce Amerika kıtasında, sonra bütün dünyaya yayılmış. Bugün dünyanın en büyük sivil toplum örgütü. Birleşmiş Milletler anayasasını yazanlar, UNİCEF’i kuranlar onlar. BM de genel kurulunda temsilci bulunduran tek sivil toplum örgütü. 2000 li yılların başında Çocuk Felci hastalığını dünyadan kaldırmak için tüm maddi varlığını, fonlarını Dünya Sağlık Örgütü hizmetine veren de onlar. 1999 depreminde yıkılan hastanelerin yerine İzmit’te koskoca bir hastane inşa edip, sağlık bakanlığına devreden de onlar. 2013 Hatay depreminde de ilk çadır kenti kuranlardan. Yaptıkları projelerle hep insanlığın hizmetinde. 

***
1958 yılı sonlarında İzmirli genç sanayicilerden Süreyya Çolak’ın yolu İstanbul’daki dostlarından John Caouki’nin yazıhanesine düşüyor. İki eski arkadaşın sohbeti, öğle vaktine doğru uzuyor. Caouki az sonra İstanbul Rotary Kulübü’nün toplantısına gideceğini söyleyerek, Çolak’ı da birlikte yemeğe davet ediyor… Gerisini Süreyya Çolak  şöyle hatırlamakta  Caouki’ye “Nedir bu Rotary Kulübünün mahiyeti? Arada bir adını duyuyorum ama ne olduğunu bilmiyorum. Anlatır mısın?” diye sordum. Caouki, “Ben hiç boşuna anlatmayayım. Gel de kendin gör. Öylesi daha iyi” dedi. Gittik. Öylesine seçkin bir gruptu ve öylesine tatlı bir arkadaşlık vardı ki, ilk andan itibaren çok etkilendim. Yemek boyunca masa arkadaşlarımdan Rotary’nin gayeleri hakkında epeyce bilgi topladım. Yemeğin sonundaki konuşmayı da) ilgi ile takip ettim. Toplantıdan çıkarken kafamda “Ah aynı şeyi İzmir’de de yapabilsek ”ten başka düşünce yoktu. Süreyya Çolak, bu düşünce ile İzmir’e dönüyor ve döner dönmez de konuyu arkadaşlarına açıyor. O sırada hemen hepsi Sanayi Odası etrafında toplanmış seçkin bir arkadaş grubu var. Genç ve aydın İzmirliler… Hemen her biri, dış ülkelerde bulundukları sıralarda (fazla detaylı olmasa bile) Rotary diye bir hizmet örgütünün varlığını duymuş hemşehriler. Çolak’ın heyecanına hemen ortak oluyorlar ve İzmir’de de bir ‘’Rotary Kulübü’’ kurmak için kolları sıvamağa karar veriyorlar. 

***
1959 yılında Alp A Türksoy (Y. Mimar), Faruk Tunca (İzmir Belediye Reisi), Hakkı Türegün (İthalatçı), Nevres Gökçe (Tacir), Osman Kibar (Sanayici), Süreyya Çolak (Avukat/Sanayici), Şevket Filibeli (Sanayici ve İhracatçı) tarafından İzmir Rotary kuruluyor, ama araya 1960 darbesi girince kapanmış oluyor. 9 Ocak 1961 yılında İzmir Rotary kulübü Türkiye’nin 3.ncü, İzmir’in birinci Kulübü olarak tekrar kurulur. Kurucuları arasında o dönemin genç işadamları Sadi Aral, Cemil Atalay, Muvahhit Atamer, Semih Süreyya Birsel, Macit Birsel, Mücahit Büktaş, Süreyya Çolak, Şevket Filibeli, Hasan İkbal, Can Kıraç, Raşit Özsaruhan, Şerif Remzi Reyent, Ümit Sanver, Enver Selay, Yusuf Tanık, Fikret Taner, Hakkı Türegün, Alp Türksoy, Mehmet Üster, Kenan Yalter var. O tarihten beri İzmir’in ünlü sanayici, iş adamları, doktorları hep bu kulüptedir. İzmir Rotary kulübü kendinden sonra İzmir’de 8 Rotary kulübü daha kurmuştur. 

***
Geçtiğimiz cumartesi gecesi İzmir Rotary dönem başkanı Av. Sabit Limoncuoğlu’nun titizlikle hazırladığı 63. yıl yemeğinde, günümüze kadar anıları, seyrederek yeniden yaşarken, kimi zaman uğurladıklarımızla hüzünlenip, kimi zaman birlikteliklerimizi hatırlattığı anılarda kahkahalara boğulurken vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Tıpkı biz Mutluer’lerin bu güzel kuruluşta 40 yılının nasıl geçtiğini fark etmediğimiz gibi… Bu 40 yıl içinde sonsuzluğa uğurladığımız çok sevgili Erdem Tunçbay, Tekin Çullu, Müzdat Yemişçi, Oktay Yemişçi, Turan Muşkara, eşimin üye olduğu gün kulübün en genci vurgusunu yaptıkları o günden 63.ncü yılında İzmir Rotary’nin en olgunu olduğunu ve onur üyeliğini keyifle yaşadık. Öyle bir geçer ki zaman. Kutlu olsun.