Sevgili Büyükşehir Belediye Başkanımız geçen aylarda LGBT'li bireyler için kurduğu Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü ile İzmirlileri şaşırtmıştı.

Bir gazetemizde çıkan haber ile bir kez daha şaşırdık hepimiz.
Küçük bir merdiven veya yolda herhangi bir nedenle yapılan kazıyı kapatmak için yapılan ucuz işçiliğe para bulamayan Belediyemiz LGBT li bireyler için iki kez İzmir’in kasasından toplam 59 Milyon ödenek aktarmış. Daha neler gelecek başımıza kalan süre içerisinde bilemiyorum ama Allah İzmir’i korusun demekten başka bir şey yapamıyoruz.

Bugün Seferihisarlı Sayın Cumhur Eriş’in TV ekranında söylediklerini buraya taşımayı düşündüm.  Ama ne gariptir ki Cumhur bey TV de konuştuğu günün ertesinde Sayın Soyer hakkında Soruşturma açıldığı haberleri güzide basınımızda yer aldı. Sonra da peş peşe soruşturma haberleri basında görülmeye başlandı.
Her ne kadar bu tarihi Çan hikayesi başkanın Seferihisar’daki Belediye başkanlığı döneminde  vuku bulmuş olsa da şikayet sonrası yapılan işlemler  Sayıştay raporları da geriden geldiği için uzun zaman almış. Bu konuda henüz mahkeme ilamı yok ama Sayın Başkan adeta mahkemeye çağırılmış gibi mağdur edebiyatına sarılmış.
TV programında, Tunç bey döneminde Mandalina Birliği Başkanlığını yapan Sayın ERİŞ elindeki belgelerle tarihi çanın nerede olduğunu nereye aktarıldığını ve Yunanistan’ın bayan konsolosunun sık sık Seferihisar ziyaretleri sonrasında Tarihi çanın bulunduğu yerden yok edildiğini söyledi.
Tabii kimseyi suçlayamayız ama ne gariptir ki Tarihi Çanın kaybolma hikayesi basına düştüğü günlerde de Sayın Konsolos ülkesine dönmüş. 
Ayrıca Sayın Soyer konsolosla olan yakınlığı sonucu Anadolu’da cayır cayır yayan ( Marmaris- Antalya) ormanlarımızı düşünecek zamanı olmamış ama Yunanistan’daki 23 Temmuz yangını için bir Hatıra Ormanı düzenleme zamanı olmuş. 
Üstelik Sayın Soyer duyarlı bir başkan olarak Marmaris, Antalya, Doğanbeyli yangınları sonrası halka çağrı yaparak Yangın Uçağı almak için para toplama faaliyetine başladı ama  (Umut Hareketi) toplanan para ne oldu?
Bilinmiyor. Elbette Sayın Başkan gereken yere iletmiştir.
Daha neler var neler.
Bir Mezbaha hikayesi var mesela.
Mezbaha yeri olarak  mezarlık ve harabelerin bulunduğu alan seçiliyor.. Her ne kadar ikaz edilse de İhale Sayın eşinin başkanı olduğu Hıdırlık kooperatifine veriliyor.
Yani en azından etik olarak yapılmaması gereken bir şey. Geçmişte benzer olaylarda CHP Genel Merkezinin yaptığı ısrarlı takip ve suçlamaları düşünürsek buna nasıl izin verildi diye sormak elbet bizim de hakkımız.
Bu mezbaha ne oldu derseniz, kapısına kilit vuruldu atıl halde kaldı.
Tabii bu alışveriş işleri sadece Seferihisar ve İzmir Büyükşehir de olmadı.  Bornova’da da benzer ilişkiler ortaya çıktı ama el birliğiyle kapatıldı raporlara girmesine rağmen.
Ne diyelim muhabbetleri bol olsun.
 Aslında Sayın Başkanın Seferihisar maceraları bitmek bilmiyor ama en büyük sorun şu anki Belediye başkanı Sayın İsmail Yetişkin’in başına kaldı.
Nedir o sorun.
Belediyenin yaptığı hesapsızca harcamalar yüzünden yüklenen borç yükü.
Ama duyduğumuza göre Sayın Yetişkin borçları temizlemiş giderayak. Ne pahasına derseniz orası çok karışık. Ama her şeye rağmen İsmail başkanı tebrik etmek gerek borç yükünün altından kalkıp çalışanların paralarını ödediği için.

Sayın Eriş’in anlatıklarının tamamını dinlemek isterseniz YouTube üzerinden İzmirtürk Tv yi tıklanırsanız çok ilginç bir söyleşi ile karşılaşacaksınız.
Sayın Eriş kapanışı da Sayın Soyer’in İzmir Büyükşehir de yaptığı Gayrimenkul satışları ile ilgili belge ile yaptı. Gerçi bu satışlar  açık olarak yapıldı söyleyecek bir şey yok ama kısa bir süre içerisinde 1021 gayrimenkulün satılması insanı gerçekten hayrete düşürüyor. Elde edilen para ne kadar derseniz 1 Milyar elli beş milyon….. (Bugün en azından beş katı)
Sayın Kocaoğlu bu satışları duyunca ne yaptı çok merak ediyorum.

Zaman daralıyor hala İzmir adayı ile ilgili bir sinyal yok. Diyorum ki acaba ay sonunda memurların istifası mı bekleniyor?
Malum istifa edip gelecek adaylarımız var.