Bu çığlık artık duyulmalı.


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

25 Ağustos 2019, 10:29

Duymayan sadece yetkililer olabilir...

Çünkü onlar sadece maaşlarını düşünüyor, gelişmelerle fazla ilgileri yok..
Bir de verilen talimatları harfiyen, hatta fazlasıyla yerine getirmek, en büyük meziyetleri.
Emine Bulut çocuğunun gözleri önünde erkek şiddetinin kurbanı oldu.
Sözlerin pek anlam ifade etmediği şu durumda söyleyebileceğim tek bir şey var.
Emine'nin ‘ölmek istemiyorum’ çığlıkları Özgecan'ındı, Şule'nindi, Münevver'indi, bugüne kadar erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybeden bütün kadınlarındı.
Hepsi ‘ölmek istemiyorum!’ dedi, ama biz duymadık.

Bu çığlık her yerde var...

‘Anne ölme!’ diyen çocuğun feryadı annesiz kalan tüm çocuklarındı. ‘Anne ölme!’ diye haykırdı hepsi, ama biz duymadık.
O çığlıklar hep vardı.
Sadece biz orada değildik, biz duymadık, biz görmedik!
Hiçbiri ölmek istemedi, hiçbiri hayattan ayrılmak istemedi.
Ama onları hayattan koparan bir erkek, kendine erkek diyen biri hep vardı.
Ne yazık ki ülkemizde kadınlarımız bu şekilde can vermeye, öldürülmeye devam ediyor.
Ama bu sefer duydunuz, duyduk, bu sefer şahit olduk.
Bu çığlıkları duyup susmak, kayıtsız kalmak mümkün mü?
Değil.

Keyfi olmamalı...

Lütfen şimdi bu seslere kulak ver.
Hem Emine Bulut’un katilinin en yüksek cezayı alması, hem de bundan sonra kadına yönelik şiddet suçlarında keyfi iyi hal indiriminin son bulması için imza kampanyalarında  birleşelim.
Keyfi iyi hal indirimi uygulamaları devam ettiği sürece, Emine Bulut son olmayacak.
Ne kadar çok kişi olursak, karar vericilere sesimizi o kadar gür bir şekilde duyurabiliriz.
Şimdi lütfen sende Gözde Salur gibi çalışmalar yap ki, sesimizi Ankara’dakiler duysun...
Umarım sel felaketleri,  orman yangınları, deprem gibi felaketlerde olduğu gibi ikiye ayrılmayız.

‘Kınamak yetmez, önlemek gerek’

Ege Girişimci Sanayici ve Yatırımcı İş İnsanları Derneği (EGSİYAD) Başkanı Zeki Karatay, ‘Emine Bulut cinayeti sözün bittiği noktadır. Bu tür cinayetleri kınamak yetmez önlemek gerekir’ dedi.
Karatay, kadınların ve çocukların kendini güvende hissettiği bir ülke yaratma konusunda devletin dışında toplumun tüm katmanlarının görevi olduğunu ifade ederek, ‘Öncelikle etrafımızdaki hiçbir şiddet olayına sessiz kalmamalıyız. Güvenlik güçlerini ve hukuki mekanizmayı harekete geçirecek duyarlılıkta olmalıyız’ dedi.

Sabır kalmadı...

Kırıkkale'de eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen ve son görüntüsü sosyal medyanın gündemine oturan Emine Bulut için bir tepki de İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Huriye Serter’den geldi. Serter, ‘Erkek şiddetine karşı artık sabrımız kalmadı’ dedi.
Huriye Serter, hukuki alandaki tüm açıkların kapatılmasına dikkat çekti. Cezaların caydırıcı olmadığına vurgu yapan Serter, ‘İyi hal indirimi, ‘o saatte orada ne işi varmış’ gibi söylemler, kadının kıyafetini ya da yaptıklarını bahane ederek erkek şiddetini meşru kılan cezalar yüzünden bugün bir kadın daha öldürüldü.
Üstelik 10 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde.
Emine Bulut’un ölmek istemiyorum çığlığı tüm sorumluların ve erkek şiddetine sessiz kalanların kâbusu olsun’ diye konuştu.

Doğa ananın çığlığı duyulmalı

Kıyı Ege Belediyeler Birliği bir çevre deklarasyonu yayınlayarak, ‘Zaman artık doğa ananın çığlığını duyma ve harekete geçme zamanıdır. Doğayı korumak, gelecek kuşaklarımıza, torunlarımıza olan en büyük borç ve vazifemizdir’ görüşünü aktardı.

Kıyı Ege Belediyeler Birliği, İzmir Karabağlar’dan başlayarak, Seferihisar ile Menderes ilçelerine yayılan orman yangını ile Kaz Dağları’nda yapılan maden arama çalışmalarının değerlendirildiği bir bildiri yayınladı.
İzmir tarihinde meydana gelen en büyük orman yangınlarından birinin yaşandığına dikkat çekilen bildiride, Ege ve Akdeniz’in zengin doğasına, geniş orman alanlarına işaret edilerek, ‘Resmi açıklamalara göre 500 hektar alan yandı. Ancak anlaşılıyor ki, zarar gören alan çok daha büyük. Bu büyük bir felakettir.
İzmir’in ciğerleri yandı, bizim yüreğimiz ise hâlâ yanıyor.
Afetler olduktan sonra değil, olmadan önce gerekli tedbirlerin alınması gerekir.
Ve elbette afetlerle mücadele için araç ve gereçlerin, tam bir şekilde hazır tutulması adına gerekli kontroller zamanında yapılmalı, belediyeler ve hükümetin ilgili birimleri koordineli çalışmalı, kriz merkezleri oluşturulmalıdır’ denildi.

Yaşananlar kabul edilemez

Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın oksijen diyarı olarak kabul edilen Kaz Dağları’nda yaşananların çok üzücü ve kabul edilemez olduğuna işaret edilen bildiride uzmanlara göre bir ormanın oluşumunun en az 500 yıl sürdüğüne dikkat çekilerek “Ki bu ormanın tam manasıyla oluşana kadar yine bir felakete kurban gitmeyeceğinin de garantisi de yok. Oysa bugün iklim değişikliği, erozyon gibi akut ve çok büyük sorunlarla karşı karşıyayız ve bizim 500 yıl değil bir yıl bile bekleyecek vaktimiz yok. En iyi çözüm ormanların korunmasıdır. Kaz Dağları’nı ve benzer tüm coğrafyamızı daha iyi korumalı ve orman varlığımızı artırmalıyız. Yeni fidanlar dikmeli, ağaçlandırmayı özendirecek kampanyalara el ele can vermeliyiz. Geleceğimize hep birlikte ancak böyle sahip çıkabiliriz” denildi.

Çocuklarımız da görsün

Bildiride, maden arama ruhsatı verilebilecek bölgelere ilişkin hazırlanan ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) raporlarında daha duyarlı olunması gerektiğinin de altı çizilerek, şöyle devam edildi:
‘Bizler dünya üzerindeki yaşamı, binlerce canlıyla paylaştığımızı unutmamalıyız.
Doğa onların da evi. İnsanoğlunun kendi eliyle doğaya verdiği zararı gidermek de kendi elinde. Zaman artık doğa ananın çığlığını duyma ve harekete geçme zamanıdır.
Doğayı korumak gelecek kuşaklarımıza, torunlarımıza vazifemizdir. Çocuklarımız da güneşin, yeşilin üzerine doğduğunu görmeli.
Biz nasıl ki topraklarımızı kahramanlarımızdan emanet aldıysak, onu en kıymetli hazinemiz, mirasımız olarak korumayı da bilmeliyiz.’

Bodrum’u görün!

Her gün dilim döndüğünce anlatmaya, açıklamaları sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.
Örneğin Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanından şehircilik Bakanlığı’na yapılan çağrıda; ‘yanan ormanlar, imara açılmasın!’ isteği geldi.
Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı H. İbrahim Alpaslan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanan alanların imara açılmayacağını söylemesinden memnuniyet duyduklarını belirterek ‘Aynı yaklaşımı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan da bekliyoruz’ diyor.
Diyor ama ben de kendilerine ‘Bodrum’a gidin de görün!’ diyorum...
Gitmeseler bile internetten, bakanın ne dediğini ve yakılan yerlerin şimdiki halini görmelerini öneriyorum.

İnadının nedeni

Orman Genel Müdürlüğü’nün Nisan ayında yaptığı ihalenin detaylarını aktaran İzmir Milletvekili Murat Bakan, ‘Bordo Group’a 18 helikopter için uçuş garantisi verildiği için mi Türk Hava Kurumu’nun uçakları kullanılmadı?’ dedi.
İzmir’in Karabağlar ilçesinde başlayıp Seferihisar ve Menderes ilçelerine yayılan orman yangını üç günün sonunda kontrol altına alındı.
Bölgede soğutma çalışmaları sürerken, İzmir’in yaralarını sarmak için herkes seferber oldu.  
Tüm kuruluşlara belediyeyle koordinasyonlu hareket etmeleri için çağrı yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, herkesi 30 Ağustos’ta yanan İzmir ormanlarında gerçekleştirecek olan İzmir Buluşması’na davet etti.
Öte yandan yangınla ilgili ihmaller ve ‘THK uçakları’na dair tartışmalar sürüyor.
Yangın boyunca bölgede olan ve söndürme çalışmaları bizzat takip eden TBMM Çevre Komisyonu Üyesi ve partisinin komisyon sözcüsü CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin açıklamalarına tepki gösterdi.

İnadın nedeni

Orman Genel Müdürlüğü’nün Nisan ayında yaptığı ihalenin detaylarını aktaran CHP’li Bakan şu şekilde konuştu:
‘Orman Genel Müdürlüğü Nisan ayında ihaleye çıkıyor.
haleyi ‘Bordo Mimarlık İnşaat Taahhüt Dış Ticaret Limited Şirketi, EAB Uluslararası Havacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı’ alıyor.
Yaklaşık maliyet 113.655.046,56 TRY… Kiralama işi 01.06.2019 – 28.10.2019 tarihleri arasını kapsıyor.
İhale ‘iki kısım’ olarak görülüyor ve sözleşme bilgilerindeki şu açıklama dikkat çekiyor:
İş Kaleminin Adı ve Kısa Açıklaması’na göre; 2019 yılı için 9 Adet Genel Maksat Helikopter kiralanması işi (1 günlük her helikopter için 1 saat 40 dakika toplam 1998 saat 20 dakika garanti uçuş saati)
Peki bu helikopterlerin tipi ne?
Her biri için günlük uçuş süresi verilmiş ama bu her birinin günde bir kere kullanılacağı anlamına mı geliyor?
Bu helikopterlerin mazotu nasıl ve kim tarafından karşılanıyor?
Bu helikopterleri kim kullanıyor?
Yanıtını aradığımız çok soru var ama ihale 21B olduğu için bunların hiçbirini bilemiyoruz!
İhalenin sonuç ilanında, ihalenin 21B usulüyle yapılmasının gerekçesi; ‘Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması’ olarak ifade ediliyor.
Kamu İhale Yasası’nın pazarlık usulünü düzenleyen 21. Maddesinin B fıkrasına göre, Bakanlık ihaleye sadece istediği şirketleri çağırır.
Soruyoruz; orman yangınları ile mücadele hizmetlerinde kullanılmak üzere 5 aylık süre için helikopter kiralama işi neden 21B usulüyle yapılıyor?
Kanun maddesindeki hükümlerden hangisi gerekçe gösterilerek bu ihale, 21B usulüyle yapılıyor?
Soruyoruz; Bordo Group’a 18 helikopter için uçuş garantisi verildiği için mi İzmir’deki orman yangınını söndürme çalışmalarında Türk Hava Kurumu’nun uçakları kullanılmadı?
Soruyoruz; Bakanlık neden 94 yıllık THK’yı değil de pazarlık usulüyle yaptığı ihalede Bordo Group’u tercih etti?’

İzmir Barosu boş oturmuyor!

Demokratik Kitle Örgütleri ve Meslek Odaları, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak, yerlerine kayyum atanmasıyla ilgili tepkilerini dile getiren ortak bir deklarasyonu açıkladılar.
İzmir Barosu’nda yapılan açıklamayı İzmir Barosu Genel Sekreteri Av. Perihan Çağrışım Kayadelen okudu.
‘YSK tarafından adaylıkları onaylanarak ve yüksek oranda oy alarak seçilen Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının, 31 Mart Yerel Seçimleri’nin üzerinden daha beş ay geçmeden haklarında açılmış ve henüz sonuçlanmamış soruşturma ve davalar gerekçe gösterilerek İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla görevlerinden uzaklaştırılmaları Türkiye’nin zaten ciddi sorunları olan demokrasisine ağır bir darbe daha vurmuştur.
Çünkü demokrasinin ilk ve olmazsa olmaz şartı, seçmen iradesini tanımak ve ona saygı göstermektir. Oysa bu ‘idari karar’ ile bir kısım yurttaşın iradesi tümüyle ayaklar altına alınmış, seçme ve seçilme hakları ağır biçimde ihlal edilmiştir.
Halkın iradesine yönelik yapılan bu darbe, siyasi iktidarın seçimlerle ele geçiremediği belediyeleri anti-demokratik yasa, yetki ve uygulamalarla ele geçirme operasyonudur. Aynı zamanda bu, toplumun dikkatini ülkenin içinde bulunduğu ağır siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlardan/krizden başka yöne çevirme ve kendi siyasal çözülüşünü geciktirme çabasıdır.’

KURDELA

2. Bozalan İncir Festivali başlıyor

Menemen Belediyesi tarafından bu yıl 2.si düzenlenen Bozalan İncir Festivali, 25 Ağustos Pazar günü  BUGÜN çeşitli etkinliklerle düzenleniyor.
Menemen köylerinin ve köylüsünün kalkınması amacıyla düzenlenen etkinlikler Bozalan İncir Festivali ile devam ediyor.
Doğası, kültürü, tarımsal ürünleri ile dikkatleri üzerine çeken, Menemen’in en güzel köylerinden biri olan Bozalan’da düzenlenecek olan festivale, Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy tüm İzmirlileri davet etti.
Konserler, gösteriler ve halk oyunları performanslarının sergileneceği festivalde konuklar, kurulacak incir tezgahlarından alışveriş yapma imkanı da bulabilecek.

Milli sporcularımız Boccia Şampiyonası’na hazır

Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya şirketi Petkim’in resmi sponsorluğunu üstlendiği Boccia Bedensel Engelliler Milli Takımı İspanya’nın Sevilla şehrinde gerçekleşecek Boccia Avrupa Bölge Şampiyonası’na katılıyor.
Geçen yıl İtalya’da düzenlenen Boccia Bölgesel Açık Turnuvası’nda tarihinde ilk kez bir uluslararası turnuvada dereceye girme başarısı gösteren milli takımımız, 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’na katılmak için puan toplamak üzere İspanya’da rakipleriyle karşılaşacak.
SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petkim’in resmi sponsoru olduğu Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Boccia Milli Takımı, İspanya’nın Sevilla şehrinde 25 – 31 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek Boccia Avrupa Bölge Şampiyonası’na katılacak.
Milli takımımızı temsil edecek sporcularımız Hasan Çakır ve Mustafa Özkan, İzmir’de bir hafta sürecek kampta hazırlıklarına devam ederken, bu şampiyonayı başarıyla tamamlayarak Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenecek 2020 Paralimpik Oyunları’na gitmeyi hedefliyor.

Türkiye'nin gözlem noktasının bulunduğu bölgeyi ele geçirdi

Suriye Devlet Televizyonu rejim güçlerinin Hama’daki toprakların kontrolünü eline geçirdiğini duyurdu.
Kontrolün ele geçirildiği iddia edilen Morek köyünde Türkiye'nin 9 nolu gözlem noktası bulunuyor.
Haberde bölgedeki Latamneh, Latmin, Kfar, Zeita, Lahaya ve Morek köylerinden kontrolün ele geçirildiği belirtildi.
Morek aynı zamanda Türkiye’nin gözlem noktası bulunuyor.
Bölgedeki gözlem noktasının durumu konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.
4 gün önce bölgede bulunan 9 nolu gözlem noktasına giden Türk askerlerine yönelik hava saldırısı düzenlenmiş olayda 3 sivil hayatını kaybetmişti.
Haberin mahreci Amerikalılar...

Bayraklı Belediye Başkanı’nın odasında dinleme cihazı bulundu

31 Mart 2019 yerel seçimleriyle birlikte belediye başkanlığı değişen ilçelerden olan Bayraklı’da yeni Başkan Serdar Sandal’ın makam odasında yer alan elektrik prizinde dinleme cihazı bulundu.
Bulunan dinleme cihazıyla ilgili Kaymakamlığa ve Emniyet Müdürlüğüne bilgi veren Sandal, belediye personeli ve emniyetten gelen uzman polisler eşliğinde cihazı tutanak altına aldırdı.
Cihazın dinleme cihazı olduğunu ve yakın mesafelerden ancak dinleme yapabileceğini belirten uzmanlar, cihazı ayrıntılı incelemek üzere Emniyet Müdürlüğüne götürdü.

İzmir, hem kavuna hem eğlenceye doydu

Gerçek emekçi gazeteci arkadaşımız Murat Ervin yazmış:

Bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Nohutalan Kavun Festivali'nde binlerce Urlalı ve İzmirli biraraya gelip eğlendi.
Üreticilerin de ürünlerini sergilediği Festival boyunca yaklaşık 2 bin adet kavun satıldı.
Kavun yarışmasında ise en güzel tada sahip kavunlar seçildi.
Festivalin her yıl büyüyerek sürdürdüklerini söyleyen Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz, ‘Festival ile hem üreticilerimiz aracısız satış yapıyor hem de vatandaşlarımız tarladan yeni koparılmış sağlıklı kavunları alıyorlar’  dedi.
Nohutalan Köy Meydanı'nda düzenlenen Kavun Festivali'ne İzmir ve Çeşme'den de vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, köylülerin kurduğu stantlardaki ürünlerde kısa sürede tükendi.
Nohutalan Kavunu'nun en büyük özelliğinin susuz olarak kendiliğinden yetiştiği ve bölgenin coğrafi konumu nedeniyle farklı bir aromaya sahip olduğunu belirten Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz, Türkiye'nin dört bir yanından Nohutalan Kavunu'na olan ilginin de arttığını vurguladı.

Ormana dönüşecek

Konak Belediyesi, Ege Orman Vakfı ile örnek bir işbirliğini imza attı. Gerçekleştirilen protokolle Konak’ta elektronik atıklar toplanacak ve ormana dönüşecek.
Türkiye'deki ağaçlandırma çalışmalarına destek sunacak işbirliğine ilişkin protokol Konak Belediyesi, Ege Orman Vakfı ve atık yönetimi firması tarafından  imzalandı.
Protokole göre, Ege Orman Vakfı, Konak’ta belirli noktalara vatandaşların elektronik atıklarını atabileceği kutular yerleştirecek.
Bu kutularda biriken atıkları alarak İzmir Atatürk Sanayi Bölgesi’ndeki merkezinde geri dönüşümü sağlanacak.
Söz konusu atıkların içeriğinde bulunan cıva, kurşun, fosfor, CFC gazı gibi zararlı maddeler ayrıştırılarak, bertaraf edilmiş olacak.
Geri dönüşümü sağlayacak olan firma ise Ege Orman Vakfı’na fidan ve doğa eğitimi bağışında bulunacak.

Foça’da yarın, günlerden Ceyl’an Ertem

Pop-Caz ve Alternatif Müzik Sanatçısı Ceyl’an Ertem, Foça Belediyesi’nin İtfaiye Meydanında düzenlediği konserde sevenleriyle buluşacak.
Cover şarkıları, kendi besteleri ve farklı ses tonuyla sevilen Ceyl’an Ertem’in, 25 Ağustos Pazar akşamı Foça’da vereceği konser, saat 21.30’da başlayacak.

Yamanlar Köy Şenliği

Karşıyaka Belediyesi - Kent A.Ş. tarafından Yamanlar Köyü’nde yarın (25 Ağustos Pazar) ‘Yamanlar Köy Şenliği’ düzenlenecek.
Yöresel ürün stantlarının açılacağı ve çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceği şenliğe tüm halkımız davetli.
Saat 13.00’den itibaren her saat başı araç kaldırılacak.

Salda Gölü’nde yeni bir rekor

Mistral Carrera’nın sponsorluk desteği verdiği 9 dünya ve 60’dan fazla Türkiye rekoru sahibi dünya serbest dalış rekortmeni ve milli sporcu olan Derya Can, Salda Gölü’nde yaptığı dalış ile yeni bir dünya rekoruna imza attı.
Geçen yıl kırdığı ve kendine ait 68 metrelik kadınlar değişken ağırlık paletsiz dünya dalış rekorunu bir kez daha kırarak 70 metreye çıkardı.
Salda Gölü’nde gerçekleştirdiği dalışla birlikte kariyerinin 10. rekorunu kıran milli Sporcu Derya Can, kendi rekorunu geliştirdiği için mutlu olduğunu ifade etti.
 Geçen sene 24 Kasım’da Salda Gölü’nde rekor kırdığını ve hava koşulları performansının etkilendiğini belirten Derya Can, ‘Serbest dalış zor bir spor, yüksek konsantrasyon, mental güç ve fiziksel dayanıklılık gerektiriyor.
Bu zorluklara Çanakkale’de günde dört saat çalışarak hazırlandım.
Salda Gölü’nde 2 dakika 20 saniyede 70 metreye dalarak kadınlarda yeni bir rekorun sahibi oldum.
Suyun 5 derece gibi son derece soğuk olması beni zorlasa da sorunsuz bir şekilde dalışı gerçekleştirdim.
Kendi rekorumu geliştirmemde bana destek olan aileme ve sponsorum Mistral Carrera’ya çok teşekkür ederim.
Yeni rekorlarla ülkemi gururlandırmak için daha çok çalışacağım’ diye konuştu.

Ata Anı Evi’ne Makedonya’dan ziyaretçi

Makedonya Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Halil Abdullah, İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşundan önce Atatürk'ün kenti seyrettiği Belkahve'deki Ata Anı Evi'ni ziyaret etti.
Abdullah, Ata Anı Evi'nde duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, Makedonya Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 10. Kuruluş yıldönümü etkinliklerine Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ'u davet etti.
Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Kahya, Halil Abdullah'a günün anısına Ata Anı Evi'nin fotoğrafını ve Bornova Belediyesi flamasını hediye etti.

Neler var?

Kurtuluş Savaşı döneminin ruhunu ve izlerini taşıyan Ata Anı Evi'nde Türk Süvari Birlikleri'nin İzmir'e girişi sırasında dikilen Kurtuluş Savaşı dönemi Türk Bayrağı, dürbün, kalpak, Türk subay kılıcı, süngüler, tüfekler, mermiler ve yine Türk askerlerine ait kütüklük ve harita çantaları görülebiliyor.
Mekanda, dönemin ordu donanımlarının karşılaştırılabilmesi amacıyla Yunan askerlerine ait malzemeler de sergileniyor.
Ayrıca, İstiklal Mücadelesi'ni ve Atatürk'ü anlatan yazılı eserler, resimler, telgraflar, Sevr Anlaşması'nın ilk haritası, istiklal madalyaları, döneme ait şamdan telefon, gramofon ve daktilo ile ilk baskı ‘Nutuk’ kitabı da görülebiliyor.
Ata Anı Evi'nde saç ve göz gibi detaylarda gerçeğe en yakın görüntüyü veren materyaller kullanılarak yapılan Atatürk'ün 'çok gerçekçi' olarak tanımlanan heykeli  de sergileniyor.

Katlanır bisikletlere otobüs izni

İzmir'in bir ‘bisiklet kenti’ olması yolunda önemli projelere imza atan Büyükşehir Belediyesi, yeni bir uygulamaya daha başlıyor. 26 Ağustos'tan itibaren belirli saatlerde katlanır bisikletlerle belediye otobüslerinde yolculuk yapmak mümkün olacak.

Lansmanı Yapıldı

Millî Eğitim Bakanlığı, Stanford ve Hacettepe Üniversiteleri işbirliğiyle Nevzat Özgörkey Su Vakfı sponsorluğunda öğretmenelere yönelik olarak olarak düzenlenen ‘Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme Mesleki Gelişim Programı"nın lansmanı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un katıldığı toplantı ile yapıldı.
Nevzat Özgörkey Su (NEVSU) Vakfı’nın sponsor olduğu ‘Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme’ mesleki gelişim programının lansmanı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un katılımıyla 21 Ağustos Çarşamba günü Ankara Point Hotel'de gerçekleştirildi.
T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce öğretmenlere yönelik düzenlenen mesleki gelişim programı kapsamında, Hacettepe Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi Tasarım Okulu (D-School) eğitimcileri tarafından fen, matematik ve bilişim teknolojileri alanında görev yapan öğretmenlere eğitimler verildi. Program ile eğitici eğitimi alan 80 öğretmenin görev yaptıkları illerde diğer öğretmenlere eğitim vermesi planlanıyor.
Öğretmenlerin tasarım odaklı düşünmeleri, ulusal ve uluslararası mesleki gelişim ağına dahil olmaları amaçlanıyor.

‘Öğretmenlerimiz için taze bir başlangıç’

Katılımcılara ve Nevzat Özgörkey Su (NEVSU) Vakfı temsilcilerine teşekkürlerini ileterek sözlerine başlayan T.C. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ‘Bu çalışma ile “Eğitimde İnovasyon İçin Tasarım Odaklı Düşünme”’mesleki gelişim programı başlamış oluyor.
Bu küçük bir tohum ama çok büyüyecek bir tohum.
Bütün okullarımızda tasarım odaklı düşünme anlayışının gelişmesiyle ilgili bir ümidimiz var.
Bu yüzden fen bilgisi, matematik, bilişim teknolojileri gibi alanlardaki öğretmenlerimiz ile taze başlangıç yapalım ve bu başlangıcın sonucunda ortaya çıkacak yapının ölçeklendirilmesi anlamında yeni çalışmalarımız olsun istiyoruz.
Bütün Türkiye'de hemen yapmak zorunda değiliz.
Altyapısı hazır olan, bizim rahatlıkla uygulama imkânı bulabileceğimiz iş ve işlemleri yapalım’ dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.