Bulaşıcı hastalıkla savaşım


Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK

Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK

28 Mart 2020, 08:55

Bulaşıcı hastalığın toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu iki duayen halk sağlığı profesörü Nusret Fişek ve Gazanfer Aksakoğlu hocalarımdan öğrendim. Sağlık ocağı ve evlerinin konuşlandığı alanlarda uygulayarak pekiştirdim öğrendiklerimi. Tanısı konulan hastalık bulaşıcı ise hastalığın çıktığı kaynak ve kaynak temaslı olguları buluncaya dek tüm sağlık ocağı ekibi el ele vererek, nasıl çalıştığımızı bugün gibi hatırlarım. Halk sağlığı akademisyeni olduğumda, yalnız hemşirelik değil, sağlık memurluğu ve ebelik öğrencilerimle de paylaştım bilgi ve deneyimlerimi. Gazanfer hocam çoktan emekli oldu ama “bulaşıcı hastalıkla savaşım” kitabı güncellenen baskılarıyla halen okunmakta, okutulmakta.

Enfeksiyon - Enfeksiyon hastalığı farklı kavramlar

Bulaşıcı hastalık, sık ve yaygın görüldüğü, iş gücü ve maddi kayıplar yanı sıra başka hastalık ve ölümlere de neden olduğu için önemlidir. Bulaşıcı hastalıkla savaşım için hastalığın özelliklerini bilmek gerekir. Bulaşıcı hastalığın tıp dilinde kullanılan adı enfeksiyon hastalığıdır. Halkın da aşina olduğu bir kelimedir enfeksiyon. Ancak, enfeksiyon ile enfeksiyon hastalığının birbirinden farklı kavramlar olduğunu halk da bilmelidir. Enfeksiyon, mikroorganizmanın (virüs, bakteri, parazit, mantar) klinik belirti vermeksizin insan ya da hayvan organizması üzerinde yaşaması ve çoğalmasıdır. Enfeksiyon hastalığı ise mikroorganizmanın yerleştiği insan ya da hayvan organizmasında ateş, kusma, halsizlik vb. klinik belirtiler vermesidir. Mikroorganizma ile insan organizması arasında bir denge vardır. Dengeyi sağlayan etmenler mikroorganizmanın hastalık yapma gücü ve dozudur. İnsan organizmasının da direncidir. Denge, mikroorganizma yararına bozulursa hastalık oluşur. Bu durum mikroorganizmanın yerleştiği insan organizmasında yaşama ve çoğalma olanağı bulduğunu gösterir. Denge, insan organizması yararına bozulursa hastalık oluşmaz. Bu durum da mikroorganizmanın yerleştiği insan organizmasında yaşama ve çoğalma olanağı bulmadığını gösterir.

Sağlam kişiye yönelik önlemler önemli

Bulaşıcı hastalıkla savaşım birbirine bağımlı üç noktaya yönelik olmalıdır. Üç noktadan biri hastalığın (hastalık etkeni) çıktığı kaynak, ikincisi hastalığın yerleştiği sağlam kişi (konak), üçüncüsü de hastalığın bulaşma yolu ya da aracıdır (çevre). Üç noktadan biri ortadan kaldırıldığında hastalık yenilebilir, ancak üçü hedeflendiğinde hastalık tümüyle ortadan kalkar. Birbirine bağımlı üç noktanın tıp dilinde kullanılan adı enfeksiyon zinciridir. Bulaşıcı hastalığın ortadan kaldırılmasında enfeksiyon zincirinin kırılması çok önemlidir. Hastalığın çıktığı kaynak, canlı ya da cansız, her şey olabilir. Hasta olmayan, ancak taşıyıcı durumda olan insan ya da hayvan hastalık kaynağıdır. Hastalık etkeni yaşamını sürdürmek için yerleştiği kaynağa bağımlı yaşar ve burada sağlam kişiye geçebilecek şekilde çoğalır. Kaynak insan olduğunda iyileştirme kolaydır, ancak hayvan olduğunda öldürmek gerekebilir, kaynağın ortadan kaldırılamadığı durumlarda sağlam kişiye yönelik önlemler alınmalıdır. Bu önlemler de genelde bağışıklama ya da ilaçla korumadır. Hastalığın bulaşma yolu ya da aracı, sağlam kişinin mikroorganizmayla karşılaşacağı  her tür mekanizma olduğu için belirlenmesi zordur. Bu nedenle, hastalığın yerleşeceği sağlam kişi önem kazanır. Sağlam kişi, mikroorganizmayla önceden karşılaşmış ise bağışıklık kazandığı için kendini korur, ancak başkalarına bulaştırır. Sağlam kişi, mikroorganizmayla önceden karşılaşmamış ise kendi gibi başkalarına da bulaştırır

Bulaşıcı hastalıkla savaşım toplumsal bir sağlık sorunu

Bulaşıcı hastalığın topluma verebileceği zararlar arasında toplumun huzurunun kaçması, sağlık hizmetinin sunumunda bozulma, hastalıkların dünya çapında yayılabilmesi, ölüm ve sakatlık olaylarının olması, ekonomik yapının etkilenmesi yer alır. Bu nedenle, bulaşıcı hastalıkla savaşımın toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu kabul ederek işe başlamak gerekir. Birey, aile ve toplum, bulaşıcı hastalık çıkmadan önce, sağlığın korunması ve geliştirilmesi konusunda sürekli ve düzenli eğitimlerle bilgilendirilmelidir. Bilginin davranışa dönüşmesi uzun bir süreçtir. Çoğu kişinin öğrenmeye dirençli olduğu da göz önünde bulundurulursa bu süreç daha da uzar. Erken kalkan yol alır misali, sağlığa dair eğitimler anaokulu çağında başlatılarak, ilköğretimden yükseköğretime dek sürdürülmeli, halk sağlığı eğitimleriyle de pekiştirilmelidir. Bulaşıcı hastalıkla savaşım konusunda bilgisi olan toplum, bir salgın halinde ne yapacağı konusunda fikri olan toplumdur. Panik yapmaz, sükûnetini korur.  

Sağlığın korunması ve geliştirilmesi

Sağlığın korunması ve geliştirilmesine dair eğitimin içeriğinde yer alan ilkeler bulaşıcı olan ve olmayan tüm hastalıklardan korunmak için geçerlidir. Sağlıklı yaşamın sırrıdır bu ilkeler: Yeterli ve dengeli beslenmek! Yeterli su tüketmek! Fiziksel aktif yaşamak! Uyku düzenini korumak! El, yüz, beden temizliğine özen göstermek! Çevre temizliğine özen göstermek! Zararlı alışkanlık (sigara, alkol) edinmemek!
Ancak bir salgın halinde sağlam kişinin, vücut direncini koruması ve/veya yükseltmesi için beslenme, su tüketimi ve bireysel hijyen konularında çok daha özenli davranması gerekir. Salgın büyüdüğünde, sağlam kişiyi bağışıklama ya da ilaçla koruma gerekebilir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.