Doğu'daki ışık heyecan yarattı

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ünsalan, dün Türkiye'nin doğu bölgesinde yaşanan görüntünün tipik bir göktaşı olduğunu belirtti. Ünsalan, 'Korkacak bir şey yok, oldu bitti' dedi

Doğu'daki ışık heyecan yarattı
28 Mayıs 2020 Perşembe 11:20

Türkiye'nin özellikle Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde gökyüzünü birkaç saniyeliğine aydınlatan ışık hüzmesi heyecan yarattı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi, Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünalan, ışık hüzmesinin meteor olduğunu belirterek, "Bu tipik bir meteor olayı, aslında yer yer bazı yerlerde yer sarsıntısı olmuş olabilir. Bu anlamda, tipik bir meteor olayı ile karşı karşıyayız diyebiliriz." dedi. Önceki gün saat 20.30 sıralarında yurdun Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde gökyüzünü aydınlatan ve bir kaç saniye süren ışık hüzmesi heyecan yarattı. Özellikle Artvin, Rize, Trabzon, Kars, Erzincan, Ardahan, Muş, Bingöl, Iğdır, Erzurum ve Diyarbakır'a yakın bazı bölgelerde gökyüzü bir anda ışık hüzmesi ile aydınlandı. Birçok kişinin şimşek çakması olarak da değerlendirdiği doğa olayı, sosyal medyada görüntülerin yer almasıyla bir anda gündeme oturdu.

Tipik bir meteor olayı

Işık hüzmesi ile ilgili birçok yorum yapılırken, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi, Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ozan Ünalan, bu olayın meteor olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Ozan Ünalan, görgü tanıklarının ifadeleri, videolar ve resimlere bakıldığında ışık hüzmesinin tipik bir meteor olayı olduğunu belirterek, şu açıklamada bulundu: Bir meteor vakası görüldü ülkemizde, özellikle Doğu illerde, Gündeydoğu ve Doğu Karadeniz tarafından görüldü diye raporlar geliyor. Bu bir meteor olayı görgü tanıklarının ifadelerine göre, yoğun bir ışık hüzmesi 3 dakika ardından gelen patlamayla beraber görülmüş, bu tipik bir meteor olayı, aslında yer yer bazı yerlerde yer sarsıntısı olmuş olabilir. Bu anlamda, tipik bir meteor olayı ile karşı karşıyayız diyebiliriz. Bu açıdan bakıldığında görgü tanıklarının ifadeleri, artı videolar ve resimler varsa bunlar bizim için çok önemli, e-mail vasıtası ile bana ulaşabilirler.

Korkacak bir şey yok

Burda baktığımızda, ilk belirlemelere ve görgü tanıklarının ifadelerine göre Erzurum tarafından gelip Artvin tarafına devam ediyor ve Batum açıklarında denize düşme ihtimali çok yüksek veya en kötü ihtimalle biraz daha farklı değerlendirirsek Gürcistan tarafına da düşmüş olabilir. Tabi ki bu değerlendirmeler sürüyor. Bir yandan da temaslarımız da devam ediyor, dolayısı ile bizimle temasa geçebilirsiniz. Bizler de araştırmaya devam ediyoruz, en yakın zamanda tekrar güncel bilgileri paylaşmış olacağız." "Korkacak bir şey yok, oldu bitti." diyen Ozan Ünsalan, NASA ile temas halinde olduklarını, ellerindeki video görüntülerini değerlendirdiklerini ifade etti.

Meteor yağmuru sürecek

Türkiye'nin özellikle Doğu Karadeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinden görülen, gökyüzünü birkaç saniyeliğine aydınlatan ve heyecanlandıran ışık huzmesi ile ilgili jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklama yaptı. Endişe edilecek ve korkulacak durum olmadığını belirten Bektaş, "Ağustos ve ekim aylarında meteor düşmelerini görebileceğiz, daha yeni başladık” dedi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi, jeoloji mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, meteor yağmuru ve meteor düşmesinin, dünyanın en doğal olaylardan oluğunu belirterek, korkulacak ve endişe edilecek durum olmadığını söyledi. Prof. Dr. Bektaş, “Hatta meteor yağmurlarının bile takvimi var. Özellikle ağustos ve ekim aylarının başında kuzey yarım kürede özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede bu meteor yağmurlarının daha çok şov şeklinde görmek mümkün. Bunlar nedir? 'Uzayda kuyruklu yıldızların molozları' diyebileceğimiz parçalardır. Bu parçalar atmosfere girdikleri andan itibaren yüksek sıcaklık ve sürtünmeden dolayı azami bir enerji açığa çıkarıyorlar ve parlıyorlar. Bunların büyük bir kısmı atmosferde eriyor ve dünyaya da taş olarak düşmüyor ama bazıları da taş olarak düşüyorlar” diye konuştu.

Daha yeni başladık

Uzaydan gelen parçaların 3 özelliği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bektaş, “Bunlardan bir kısmı demir olabilir. Bir kısmı kayaç olabiliyor. Bir kısmı da bunların ikisi olabiliyor. Ancak dünyamız bu meteorlardan korunmuş veya tehlike yok, diye bir şey söz konusu olamaz. Hatta dünyanın sonunun meteor çarpması sonucu olacağı yönünde teoriler var. Üniversiteye bazı vatandaşlar bu tip taşları getiriyorlardı. Göktaşı mı, değil mi; öğrenmek için. Bu son gelen doğa olayı bir şok şeklinde görülen doğa olayı. Endişe edilecek ve korkulacak bir durum söz konusu değil. Ağustos ve ekim aylarında meteor düşmelerini görebileceğiz, daha yeni başladık” dedi.

Dinozorları yok eden asteroit ölümcül açıyla çarpmış

Dinozorlarının neslinin tükenmesine neden olan asteroitin, Dünya'ya "mümkün olan en ölümcül" açıyla isabet ettiği bildirildi. Dinozorlarının neslinin tükenmesine neden olan asteroitin, Dünya'ya "mümkün olan en ölümcül" açıyla isabet ettiği bildirildi. ScienceDaily'nin haberine göre, İngiltere'de Imperial College London'da görevli bilim insanları, Chicxulub Krateri'nin oluşmasına neden olan çarpmanın, jeofizik veriyle birleştirilen 3 boyutlu simülasyon modellerini geliştirdi. Çarpma anından Chicxulub Krateri'nin oluşmasına kadar tüm olayın yeniden canlandırıldığı simülasyonlarda, asteroitin, atmosferde iklim değişikliğine yol açan gazların miktarını azamiye çıkartacak biçimde Dünya'ya 60 derece açıyla çarptığını ortaya koydu.

En kötü senaryo

Bu açıyla çarpmanın, milyarlarca ton sülfürün serbest kalarak Güneş'i kapatmasına, atmosferin 66 milyon yıl önce dinozorların ve Dünya üzerindeki yaşamın yüzde 75'inin yok olmasına yol açan biçimde soğumasına neden olabileceği belirtildi. Araştırma ekibinin lideri Profesör Gareth Collins, "Dinozorlar için en kötü senaryo tam tamına gerçekleşmiş. Asteroit çarpması, atmosfere inanılmaz miktarda iklim değişiklikliğine neden olan gazları salmış, dinozorların yok olmasıyla sonuçlanan olaylar zincirini başlatmış. Bu muhtemelen en ölümcül açılardan biriyle çarpması gerçeğiyle daha da kötüleşmiş." değerlendirmesini yaptı. Çalışmanın ayrıntıları "Nature Communications" dergisinde yayımlandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.