Çoban Ateşi


İnci MUTLUER

İnci MUTLUER

27 Şubat 2019, 09:22

1919 yılı karanlıktır, hem de zifiri karanlık. İklimi ülkenin iliklerine kadar işlemiş esaret ve sefalet tüm ülkede kol gezmektedir. Memleketin dahilinde iktidar sahipleri olanlar gaflet, delalet hatta ihanet içindedir. Tamda bu sırada Anadolu'da bir "Çoban Ateşi" parlar ve bu ateşi yerel toplantılar izler ve çoban ateşleri yayılır Anadolu'nun dört bir yanına. Artık lazım olan bu çoban ateşlerini birleştirecek bir zekâ kıvılcımları yalnızca... O günleri şöyle tarif ediyordu Fevzi Çakmak: "Eğer o günlerde bir tayyareden memlekete baksaydınız yer, yer yanan ateşler görürdünüz bunlar ışıldayan çoban ateşleriydi, hepsini birleştirecek bir alev lazımdı işte o da Mustafa Kemal'in meşalesiydi. İşte bu meşalenin birleştirdiği çoban ateşleri bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini bizlere hediye etmiştir."

***

Sevgili okuyucularım, birkaç gün önce iletilen "Çoban Ateşi İzmir'de devam ediyor. 23 Şubat 2019 saat 12:30 Fuar Basmane kapısı 1/ B holü, İzmir" yazılı broşürü alıp ilk sayfasında üstte sizlerle paylaştığım girizgahı okuduğumda hem kendimi hem de sizleri bilgilendirmek adına o gün ve saatte orada idim. Çağrı Devlet Eski Bakanı Rıfat Serdaroğlu'ndan geliyordu. Bu isim beni 1999 yılına götürdü. Kurulma aşaması 1983 yılında Amerika'da Çocuk Beyin Cerrahisi Eğitimini tamamlayıp her tür teklif ve imkânı ardında bırakıp, ülkesine ve insanlarına hizmeti seçen, başarılı genç bir beyin cerrahının uluslararası koşturarak Dünya Kongresi'ni Türkiye'ye alma çabalarıydı ve 1999'da Avustralya'da anons edilen bu kazanım için yapılan çalışmalar hazırlıklar. Devlet Bakanı Işılay Saygın, rahmetli Ulaştırma Bakanı Mehmet Köstepen ve Sağlık Bakanı Rıfat Serdaroğlu. 2000 yılında yapılan bu ilk Dünya Kongresi'nde verdikleri muhteşem desteklerle Türkiye'yi ve Türk beyin cerrahlarını Dünya'da ilk 10 arasında koşma ve parıldama yolunu açtılar. Özellikle Sağlık Bakanı Rıfat Serdaroğlu'nun öyle katkıları oldu ki... Her zaman yaptıklarım yapacaklarımın kanıtıdır sözüne inanırım. Bu nedenle çağrısına gitmek ikinci önemli nedenim oldu.

***

Öncellikle konuşmasında diyor ki "Bu hareketin sahibi sadece Türk Milletidir. Çoban ateşlerinin siyasi bir yapıya dönüştürülüp, dönüştürülemeyeceğini yine Türk milleti karar verecektir. Bu nedenle bu toplantıları 81 ilde tekrarlayacaklar. Yola çıkış nedenleri daha güzel bir Türkiye için Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde. Bu nedenle ilk çoban ateşi hareketi yola çıkışı 20 Ekim Adana'da yakılan ilk ateşin, Atatürk'ün gençliğe hitabesini okuduğu tarihte yapılmış. Çanakkale'deki ikinci çoban ateşi 24 Kasım Atatürk'ün baş öğretmenliğe kabul edildiği gün, öğretmenler günü 23 Şubat İzmir Türkiye'nin yeni oluşacak bir siyasi harekete ihtiyacı olduğunu düşünerek yola çıkılmış. Bu ateşle gönlünü vatan sevgisine ve anayasanın ilk 6 maddesine hem gönlüne hem kafasına yerleştiren etnik kökeni kimliği inancı ne olursa olsun bu ortak paydada birleşen herkese açık. Türk milletinin huzur ve refah içinde çağdaş medeniyetler seviyesine eriştirilmesini ve zenginleştirilmesinden başka bir beklentimiz yoktur. Ekonomik sosyal, sağlık, eğitim, teknoloji, çevre, iş ve çalışma yaşamı, tarım, emekliler, kadın ve gençlik politikalarımızı kitapçıklar halinde yayınlayacağız" diyor Sayın Serdaroğlu. Kadrolarındaki konuşmacılar Rıfat Serdaroğlu (Sağlık eski bakanı), Mehmet Gazioğlu ( İçişleri eski bakanı ) Bahattin Yücel ( Turizm eski bakanı) Ufuk Söylemez (Devlet eski bakanı), Murat Uysal (Avukat), Zahide Uçar (Yazar) gibi devlet yönetiminde deneyimli birçok katılımcının yer aldığı bu hareketin İzmir toplantısında özlediğimiz tabloları yaşadık. Sn. Serdaroğlu, BBB Kocaoğlu'na İzmir'e hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Katılan yeni aday Tunç Soyer'e başarılar diledi. Son derece itinalı düzenlenmiş İzmir toplantısında tanıdığımız iş adamı, doktor, avukat, öğretmen ve nitelikli çok sayıda İzmirli orada idi.

***

Gece zifiri karanlıkta, doğada yalnız kaldığımızda bilinmeyen korkular karşısında içimiz ürperir, yüreğimiz üşür. Bu dünyada yapayalnız kaldığımızı düşünür, umutsuzluk ve korkuya gark oluruz. Sonra birden karşı dağlarda bir çoban ateşi parlar. Sarar her yanımızı uzaklardaki ateşin sıcaklığı, içimizi ısıtır yüreğimizi ferahlatır, zihnimizi aydınlatır. Bu dünyada yalnız olmadığımızı hissettirir, hayata karşı direnç ve mücadele azmi kazandırır, çoban ateşleri. İnsanın içi ısınıyor, okurken bile. Hayırlı uğurlu olsun, yolları uzun. Daha 78 il dolaşacaklarını düşünürsek.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.