Çocuk bireyler!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

14 Ocak 2020, 08:55

Hepimizi yakından ilgilendiren konulara sık sık değinerek toplumun ve vicdan sahibi yetkililerin dikkatini dağıtmamak lazım.
Son zamanlarda sözüm ona 'platform' adı altında toplanan ve de kendilerine menfaat sağlayanlar da var.
Bunları bir yana bırakıyorum.
Gerçekten çevresi ve sorunlarla ilgilenen ve bunların peşinden hiçbir şahsi beklenti ve çıkarı olmayanları tabii ki yürekten kutluyorum. Çünkü bunlar seslerini başka türlü duyuramıyorlar.
Bunlardan biri de; 'Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı!'
Onlarla birlikte tekrar söylüyoruz: '18 yaşına kadar her birey çocuktur. Evlilik müessesesi yetişkinler içindir, çocuklar için değil! Yaşı ne olursa olsun, cinsel istismarda rıza aranmaz!'
Her insanın değişim gücü için birlikte mücadeleye devam edelim! Tüm toplumu ilgilendiren kararlar; sadece politikacılar ve zengin CEO'lar tarafından verilmemeli. Özgür ve bağımsız olmalı, bu dalda tutunabilmeliyiz. Kamu yararına çalışanları,  bu gibi kampanyaların duyulmasına yardımcı olmalıyız.
Eğer bunu gören herkes destek verirse, geleceğimizi de güvence altına alacağız. Güçsüzlerin sesini duyurmalıyız.
Evet, '18 yaşına kadar her birey çocuktur! Evlilik müessesi yetişkinler içindir, çocuklar için değil!'

Risk çok büyük

Biliyorsunuz, bir süre önce İkinci Yargı Paketi açıklandı.
İkinci yargı paketinde düzenlenmesi öngörülen değişiklikler konusunda, çocuk hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına danışılmadan ve çocuğun yararı gözetilmeden ilerlenirken, planlanan bu düzenleme büyük çabalar sonunda kazanılan haklarda geri adım atılması demektir.
Unutulmamalıdır ki! Erken/zorla evlilikler çoğunlukla erken hamilelikleri beraberinde getirmekte ve bu durum anne-çocuk sağlığında ölümle de sonuçlanabilen, çocuğu hayatı boyunca etkileyecek risklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Erken/zorla evlilikler çocukların en temel insan haklarını elinden almaktadır. Erken/zorla evlendirilen çocuklar çok ciddi sağlık sorunları ile karşılaşmakta ve çocuklarda psikolojik travmalar ortaya çıkabilmektedir.
Bu risk durumları ve sorunlar Türkiye'nin de içinde olduğu pek çok ülke tarafından yıllar içinde defalarca gündeme getirilmiş ve artık toplum düzeyinde bile sorgulanmasına gerek kalmamıştır.
Bu türden düzenlemeler ile kız çocuklarının hayatları tehlikeye atılmakta ve toplumsal barışın önemli bir bileşeni olan toplumsal cinsiyet eşitliği yok sayılmaktadır!
İstatistiklere bakıldığında cinsel istismarın büyük oranda aile içinde ya da çocuğun yakın çevresindeki kişiler tarafından gerçekleştirildiği ve suçun çoğu zaman çocuğun tanıdığı biri tarafından işlendiği görülmektedir. Cinsel istismar suçuna ilişkin çocuğun haklarını savunmayan her türlü düzenleme çocuğun bazen bir yakını bazen de ailesi tarafından uğradığı baskıyı göz ardı ederek cinsel istismarı meşrulaştırmakta, çocukların bedensel söz hakkını yok saymaktadır!
Çocuğa, ne istismardan önce ne de sonra 'Hayır! Şiddetten korunmak benim de hakkım' deme şansı bırakmamaktadır. Bu türden düzenlemeler ile kız çocukları susturulmakta ve 'evlilik' adı altında yetişkinlerin ihmal, istismar ve şiddetine açık hale getirilmektedirler!
Çocukların cinsel gelişimlerini sağlıklı bir şekilde yaşamaları bir haktır. Bu hak, çocukların evlenmeye ve beraberinde gelecek psikolojik ve fiziksel travmaya hazır olduğu anlamına gelmemelidir!
BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 19. Maddesine göre devlet önleme, tespit etme, müdahale etme, iyileştirme ve zararı giderme, sosyal destek sağlama ve failleri cezalandırma gibi uygulamalarla çocuğu istismardan korumakla yükümlüdür. Çocukların, istismarı gerçekleştiren failler ile evlendirilmesinin önünü açan bu düzen çocuk haklarına aykırıdır!
Devletin, çocukların haklarının hayata geçirilmesi için yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir!
Cinsel istismar mağduru olan çocuklar için devletin en önemli yükümlülüklerinden biri mağdur olan çocuklara ve ailelerine destek vermektir!
NOT: Cinsel istismar kavramı hukukta da yetişkinden çocuğa yönelik temas içeren ya da içermeyen hiyerarşi barındıran her tür eylem olarak geçer.

KURDELA

Biliyor muyuz?

Nimet Kaynak isimli okuyucunun söylediği şu: 'İnsan olarak 'birey olmak' ne demektir?
Bunu öğrenmemiz lazım, önce ailede sonra okullarda birey olmak konusunda ders konulması gerek bunu öğrendikten sonra zaten diğer konuları birey olmanın verdiği bilgi ile kendisi halleder öncelikle birey olmayı öğrenelim!
Evet 18 yaş olayı önemlidir kesinlikle katılıyorum.'

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.