Daha neler duyacağız?


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

07 Eylül 2016, 17:21

Son zamanların modasına uyarak, fıkra ile yazıma başlayayım.
Çeşme'den Aynur Can bu fıkrayı beğenmiş ve 'çok güldüm!' demiş...
Okuyunca ben de kahkahayı bastım.
Biliyorsunuz bir zamanlar İzmirli hanımların gülmesi üzerine bazıları tuhaf laflar etmişti.
Önemsemedik, 'hıh' diyerek ve de gülümseyerek bunlara yanıt verdik.
Fıkrada, görevdeki iki memurun merkezle konuşması konu edilmiş:
- Olay yerine vardık, efendim.
- Durum nedir?
- Bir kadın, yeni sildiği koridora ayakkabıyla basan kocasını öldürmüş!
- Kadını tutukladınız mı?
- Hayır efendim, yerler henüz kurumadı.
Sanıyorum çoğunluk benim ve Aynur Can Hanım gibi kahkahayı basmıştır.

Zübeyde Ana'ya söz verdiler

Devam ediyorum:
Dün, köşemde, Türkiye'nin ilk kadın hakları konseptli basketbol turnuvası 'II. Becker Karar Ver Cup'tan özetle söz etmiştim.
Dün Saat: 13:00'da, Bornova Atatürk Spor Kompleksi'nde, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt, Bornova Becker Spor Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Kebir ve yarışmacı takımların yöneticilerinin katılım göstereceği toplantı ile başladı.
Bu arada söylememde sakınca yok, Becker 35 Albatros Spor Kulübü'nün, İzmir Genç Kız Müsabakaları'nı 2'nci sırada tamamlayarak Türkiye Şampiyonasına katılmaya hak kazanan basketbolcularının 'Anneler Günü'nde Ulu Önder Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın Karşıyaka'daki kabrini ziyaret ederek başarı sözü verdikleri de aklımın bir köşesinde kaldı.
Bazı kulüplerimize ve de başarıyı yanlış yerlerde arayanlara kapak olur diye düşünüyorum.

Amaç önemli

Genel Müdür Yardımcısı Serap Akyol Aksüyek'i tanımasak, 'Nedir, neyin nesidir bu Bornova Becker Spor Kulübü?' diye soracağım ama bültenlerinden yararlı çalışmalar yaptıklarını öğreniyorum.
Turnuvaya Bornova adına Becker Bornova, genç bir girişimci kızımızın yönetimindeki Kırçiçeği Bodrum, Körfezin önemli kenti Edremit'in temsilcisi Güre Spor ve de İzmirspor'dan sonra basketbolü ilk ele alanlardan Urla Belediye Gençlik 'farkındalık yaratmak' için mücadele ediyor.

Çok laf edenler nerede?

Türkiye'nin ilk kadın hakları konseptli basketbol turnuvası 'II. Becker Karar Ver Cup'ın güzel tarafı; kadın şiddetine, çocuk gelinler ve başlık parasına basketbol yoluyla dikkat çekmek ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştiriliyor.
Bornova Belediyesi ve İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği İZSİAD'ın desteğiyle, Adana firması İMC Pergola ve İstanbul firması Semih Tekstil sponsorluğunda düzenlenen turnuva, planlandığı gibi sosyal bir etkinlik havasında geçiyor.
Becker Türkiye CEO'su ve Bornova Becker Spor Başkanı Volkan Kebir, Kulübün geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleri ve bu yıl yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi verirken, Bornova Becker Spor'un potaya top atan bir basketbol takımı olmaktan öte topluma fayda sağlayacak birçok proje hayata geçirdiğini ifade etti.
Bunlar arasında; zihinsel engelli çocuklar, kanser tedavisi gören çocuklar ve ihtiyaç sahibi çocuklar için yürütülecek yeni çalışmalar bulunuyor.
Kadın şiddetine, çocuk gelinlere, başlık parasına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık yaratmak amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlenen turnuvanın geleneksel hale hatta uluslar arası boyuta getirilmesini diliyorum.
Bu önemli projeye her kurum ve kuruluşun, herkesin katılımını ben de bekliyorum.

Bu da bir kapak...

Süleyman Saylan bu çok güzel ve anlamlı figürü çok önce paylaşmıştı.
Ama yeniden paylaşıyorum diye yazmış ve ilave etmiş, 'Belki kadını yok sayan yaratıklara kapak olur!'
Görüntü Selçuk Efes'ten mi, Bergama'dan mı, Antalya'dan mı, hangi tarihi kentten bilmiyorum.
Ama görüntüyü gözünüzün önüne getirebilirsiniz.
Altına ise Süleyman Saylan tarafından şu not düşülmüş:
'Bu kemer 1500 yılında yapılmıştır.
Bir kadın figürü bulunan bu taşa mimaride 'kilit taşı' denilir.
Bu taşı alınca bu kemer çöker.
Peki, kilit taşı neden kadın figürü formunda yapılmıştır?
Çünkü hayatımızdan kadını çıkartırsak yaşamımız çöker...'

Hep aynılar...

Rezan Adamoğlu Tuncer'in paylaşımı ise şöyle:
'Hangi kapıyı iki defa çalsak, 'Yine mi?' derler.
Hangi sözü iki defa söylesek, 'Kaç defa duyduk!.. Hep aynı şeyler!' derler.
Ama ömrümüz boyunca hata yapar elimize açar, 'Allah'ım!' deriz.
'Yine mi sen?' demez...
Sen bizi kullarının merhametine bırakma...'
Fol yok, yumurta yokken bunları niye yazdım:
Önceki akşam, televizyonda gezinti yaparken, İ. Melih Gökçek'in oğlunun televizyonunda bir ara durdum.,.
AKP Milletvekili Şamil Tayyar ile adını şu anda anımsayamadığım biri karşılıklı konuşuyor, gündemi değerlendiriyordu...
Şamil Tayyar, belki de birçok bakan ya da AKP yöneticisinin beğenmeyeceği, içinden 'Sırası mı?' diye geçireceği laflar ediyordu:
Dediği şuydu:
'Şu ana kadar 84 bin kişi görevden alındı. Bunların içinde acaba kaç tane üst yönetici, genel müdür, yardımcısı ya da karar verici var?'
Muhalefet için mantıklı ve beğenilen bir cümle...
FETÖ'cüleri belirleyen ve işine son verenlerin belki de yerlerini sağlama almak için bazı kararlar aldığını ve de arada kendisinin de bildiği hiç ilgisiz kişilerin de suçlandığını iddia eden, söyleyen AKP Milletvekili Şamil Tayyar ile program sunucusu, özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ın bu konu üzerinde hassasiyetle durmalarını ve halkın beklentisini yerine getirmelerini diledi.
Bu arada birkaç AKP destekçisi kanalı da takip ettim:
Tabii ki konu FETÖ'cüler...
Ama ilgi ve dikkatle bakarsanız, bazı konuşmacılar, farkında olmadan ya da bilerek algı operasyonu mu diyorlar, beyin yıkama mı tam karşılığını çıkaramıyorum, Fethullan Gülen'in reklamını yapıyorlar.
Buna nasıl izin veriliyor?
Bu adam hainin önde gideni...
Bunu her Türk vatandaşı biliyor.
O zaman neden güçlü gösteriyor?
Umarım bu tür program yapanlar daha titiz olurlar.

Kimlerin dünyası?

Shakespeare, 'Artık iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyası burası' demiş...
Sanki Türkiye ve bizim televizyon ya da gazeteciler için söylenmiş bir söz...
İlgilenenler dikkat etmiştir.
Bazı sivil toplum kuruluşlarından tutun da tüm resmi ve özel kurumların yönetici ve başkanları, genel müdürleri şu cümle üzerinde birleşiyor:
'Kurumumuzda bir tek FETÖ'cü bile kalmayacak!"
Bunları süzgeçten geçirince AKP'nin önemli ismi Şamil Tayyar'ın iddiaları ve istekleri aklıma geliyor.
Sözde güncel konular ele alınıyor.
Aslında herkes kendini korumak ve yerini sağlamlaştırmak çabasında...
İstihbarat servislerimiz bence bunları araştırmalı...
Benim hataların önlenmesi için şöyle bir önerim var:
Tüm sivil toplum kuruluşları, yeniden yapılanmak adına kapatılsın.
Böylece içlerindeki çürük dişler de gider.
Başkansa başkan, genel müdürse genel müdür, sıradan bir üye ise o...
Bu arada dikkatimi çeken bir nokta da, bir kurumun başına atanan kişilerin, yoğun çalışma içinde olmaları gerekirken, sivil toplum adı altında, daha dün başka türlü konuşurken, düşünürken, bugün başka türlü konuşan ve düşünenlerin arasında ne işleri var?
Herhalde bunların tavır ve hareketleri de izleniyordur.
Belki de ben yanlış düşünüyorum, devlet adına bazı girişimlerde bulunuyorlardır.
'Mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz' diyenler umarım gerçekten bir tane FETÖ'cü ve de PKK'lı bırakmazlar...
Vatandaş olarak hepimizin isteği de bu...
Albert Einstein'ın dediği gibi, evrende en büyük ziyan sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir.
Yöneticilerimiz, 'Söylediklerimden değil de, 'Kırılmasınlar' diye söylemediklerimden, keşke kırılsalarmış...' diye düşenmeli ve davranmalı...
Açık ve net...
Benim isteğim bunun yanında, 'PKK'yı boğma harekatı'na da herkesin katılmasıdır.

Neler duyuyoruz!

Kulislerde konuşulan ise 'bomba' gibi...
AKP'ye yakınlığı ile bilinen Abdulkadir Selvi de Ankara kulislerindeki söylentileri kaleme almış.
Söylentilere göre; üç büyükşehir belediye başkanına 'istifa et' denildi.
Bu arada AKP içinde FETÖ ile bağlantılı 48 milletvekili bulunuyor.
Bunları okuyunca aklıma hemen Şamil Tayyar'ın söyledikleri ve iddiaları geldi.
Selvi, 'Ankara kulislerindeki hava bu sorunun yatıştığı yönünde. Belki münferit istifalar olabilir ama özellikle iki büyükşehir belediye başkanının istifası beklenmiyor.' diyor...
Hatta isimlerini de açıklıyor.
Kim bunlar?
Bence hiç ummadığınız isimler...
Ama herkes duyduğuna, okuduğuna göre ben de yazayım:
Biri İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Toptaş, diğeri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek...
Ben de ne istifa edeceklerine inanıyorum, ne de haklarında söylenen FETÖ'cü iddialarına...
Olsaydı çoktan meydana çıkardı...
Bu dedikoduları çıkaranlara da dikkat etmek lazım...
Yunus Emre diyor ki, 'semaverin üstündeki demlik, burnunu ne kadar havaya kaldırırsa kaldırsın, küçük bir bardak karşısında eğilmeye mahkûmdur.'
Sakın bunu İ. Melih Gökçek için söylediğimi düşünmeyin...
Onun koyun keçi hesabına İzmir'den, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun dağıtımından örnek vereceğim.
Her Türk vatandaşına söyleyeceğim şu:
Sabırlı ol ve inancını kaybetme.
Göreceksin yarınlar dünden de güzel olacak.
Hepimizin temennisi bu...

*****

KURDELA

Tire 1922 Wyscout'da


Futbol Federasyonları, kulüpler ve menajerlik şirketlerine hizmet veren Wyscout Programını Tire 1922'de kullanmaya başladı. Programın en büyük özelliği, dünya üzerindeki tüm takımlar ve futbolcular hakkında detaylı istatistik ve bilgi içermesi. Tüm futbolcuların, takımların zayıf ve güçlü yönleri video görüntüleriyle programda yer alıyor.

*****

ANLAYANA

*- Zeka insanoğluna sunulmuş en özel hediyedir. Kötülerin zekası 'kurnazlık' iken, iyilerin zekası 'vicdan ve merhamettir.'
*- İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunu bilmez; vücut sağlığı ve vicdan rahatlığı.
*- Her başarılı insanın arkasındaki düşmesini bekleyenler arasında akrabaları da vardır..
*- Vefakâr bir dost, anne-babadan kalan en değerli miras kardeş kadar önemlidir.
*- Ne güze bir şeydir birini koşulsuz, kuralsız, hiç beklentisiz olduğu gibi kabul etmek. Ve ona 'İyi ki varsın!' diyebilmek...
*- Sermin Alpay yazmış: 'Üzülme ey dost; bugün varlığını hiçe sayanlar, gün gelir gölgeni bile ararlar.'
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.