Limondaki dramatik durum

Son 9-10 ay içinde Adana ve Mersin gibi bölgelerde, bazı çiftçiler limon hasadını kepçeyle yapmak zorunda kaldı. Bu süreçte dalında limon kilosu 1 liranın altındaydı ve bu fiyat çiftçilerin maliyetlerini karşılamıyordu. Birçok üretici, ağaçlarındaki ürünleri toplamak yerine ağaçları sökmek zorunda kaldı. Türkiye'de tarımsal üretimde yaşanan bu tür zorluklar, sektördeki genel ekonomik baskıları ve çiftçilerin karşılaştığı güçlükleri yansıtıyor.

Limon hasadı: Tarlada fiyatı 5-6 lira

Ülkemizde limon krizi giderek derinleşiyor. Çiftçiler, geçtiğimiz aylarda limonu dalında 1 liraya dahi satamazken, şimdi ise marketlerde kilosu 100 liraya kadar çıkan fiyatlarla karşı karşıya. Bu dramatik fiyat artışı, tarımsal politikaların ve örgütlenme eksikliklerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz sezon, Adana ve Mersin gibi bölgelerde bazı çiftçiler, limon hasadını toprak kazıyıcılarla yapmak zorunda kaldı. Limonun dalında 1 liranın altında fiyatlarla satılması, üreticilerin ağaçlarını sökmelerine neden oldu. Ancak şimdi, tüketiciler marketlerde limon kilosu için 100 liraya kadar ödeme yapmak zorunda kalıyorlar.

Markette 20, tarlada 50 kuruş! Limon üreticisi ağaçlarını sökmeye başladı

Tarım Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı yetkilileri, bu krizin önceden görülebilir olduğunu ancak gerekli önlemlerin alınmadığını kabul ediyor. Üreticilerin uyarılarına rağmen, kriz anına kadar herhangi bir çözüm üretilmedi. Üretici örgütleri ve ticaret odaları, limon ihracatının teşvik edilmesi ve ürünlerin dalında kalmasının önlenmesi için defalarca ortak bildiri yayımladılar. Ticaret Bakanlığı son dönemde limon fiyatlarını düşürmek için depoları denetliyor ve baskı uyguluyor. Ancak bu denetimler, ürünün depolanmasındaki eksiklikler ve erken hasatın yarattığı sorunlarla baş etmekte yetersiz kalıyor. Üretici açısından, geçmişte yapılan hataların tekrar edilmemesi için depolama süreçlerinin düzenlenmesi ve tarım politikalarının gözden geçirilmesi gerekliliği vurgulanıyor.Mersin'de limon hasadı başladı

Limon üretiminde depolama krizi: Yöntemler yetersiz kalıyor

Türkiye'de limon üretimi ve depolama yöntemleri, farklı çeşitlerin hasat zamanlarına göre düzenlenmiştir. Meyer limonu gibi ince kabuklu çeşitler hemen tüketilmek üzere hasat edilirken, Kütdiken limonu gibi dayanıklı çeşitler ise depolanarak daha uzun süre tüketiciye sunulmaktadır. Ancak bu düzenlemelerin yeterince etkin olmadığı ve kriz anında eksik kaldığı görülmektedir. Sonuç olarak, limon krizi üreticiden tüketiciye kadar geniş bir kesimi etkileyen ciddi bir sorundur. Gelecek dönemde yapılacak düzenlemeler ve politika revizyonları, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için kritik öneme sahiptir.

Limon hasadı başladı: Hedef 500 bin tondan fazla ihracat | TRT Haber Foto  Galeri

Çiftçiler limonu bedava vermeye razı!

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Türkiye'nin önde gelen çiftçilerinden biri olarak limon dalında kalan ürünlerin olumsuz etkilerini dile getiriyor. Bir çiftçi arkadaşı, dalında kalan limonları toplamak istemeyince, gelecek yılın verimini riske atıyor. Dalında kalan limonların fiyatı kış aylarında 35 kuruşken, temmuzda 100 liraya kadar çıkabiliyor. Geçiş dönemlerinde limon fiyatlarında artış gözlemleniyor. Temmuz ve Ağustos aylarının başlarında, depolardaki stokların azalması ve yeni hasadın öncesinde talep artışı fiyatları yükseltiyor. Ancak bu yıl, depolarda yeterli limon bulunmaması nedeniyle fiyatlar 100 liraya kadar çıktı. Bu durum, limon üreticileri arasında depolama ve fiyat politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği konusunda endişeleri artırıyor.

Hataylı çiftçiler deprem nedeniyle tarlada kalan ürünlerini topluyor

Olgunlaşmamış susuz limonlar piyasada!

Son zamanlarda limon fiyatlarının tavan yapmasıyla birlikte bazı fırsatçılar, olgunlaşmamış susuz yeşil limonları toplayarak piyasaya sürmeye başladı. Bu durum, hem üreticiye hem de tüketiciye zarar veriyor. Konuyla ilgili olarak kesim tarihleri belirlenmeden limonların toplanmaması ve satışına izin verilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Meyer cinsi limonların 15 Ağustos gibi olgunlaşmaya başlayacağı hatırlatılırken, geçmiş deneyimlerden ders çıkarılarak üreticinin emeğinin karşılığı zamanında verilmeli ve ihracata destek sağlanmalıdır. İlgili bakanlıkların şimdiden gerekli önlemleri alması bekleniyor.