Denize girenler dikkat!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

02 Temmuz 2020, 08:52

Demet Çezik gerçek doğaseverlerden.
Bu yazıyı kaleme aldığımda, yani iki gün önce ‘doğa takvimini’ paylaşmış;
29 Haziran ile 12 Temmuz arasını ele almış.
Bugüne kadar genelde bu tür haberleri hep usta gazeteci Murat Eştürk’ten öğrenirdim.
Murat, Karataş’taki Basın Lokali’ne gelince, Saatli Maarif Takvimi’nin yazdığı gibi, bize bilgi verirdi...
Demet Çezik de, şöyle diyor:
29 Haziran Yaprak Fırtınası.
3 Temmuz Sam Rüzgârlarının başlaması,
11 Temmuz Çarkdöndü fırtınası.
29 Haziran’ı atlayalım.
Şimdi Temmuz’un ikinci günü olduğuna göre durumumuzu buna göre ayarlayalım:

Sam rüzgarları!

Biz çocukken  ‘Eyyam-ı Bahur’ olarak büyüklerimizin adlandırdığı ‘Sam rüzgârlarının’ estiği günlerde denize girerken, ya da güneşlenirken mutlaka ya mayomuzun bir yanına ya da boynumuza bir çivi asardık, nedeni ise vücudumuzun bir tarafında leke olmaması idi.
Demet Çezik’in ‘doğa takvimine’ göre, önümüzdeki günlerde bu sıkıntı yaşanacak.
Benim hatırladığım kadarıyla Ağustos’un ilk haftası tedbir alıyorduk, aklımızca, yukarıda sözünü ettiğim gibi...
Ama bilirkişi dediğimiz insanlar ise bu Eyyam- ı Buhur’un Temmuz’da başladığını ve Eylül ayının ortasına kadar sürdüğünü söylerler.
Yani çok bilinmeyen bir denklem gibi.
Doktorlar da zaten uyarıyor:
Mevsimin bu dönümünde, özellikle öğle vakti denize girmemeye ve ıslak vaziyette güneş altında dolaşmamaya dikkat edilmeli.
Toprağın bile suyunu çıkarıp buharlaştıran sıcak olarak da adlandırılıyor, bu günlere...
Doktorlar gibi ben de anımsatıyorum:
Mutlaka ve mutlaka bol sıvı tüketin.
Bu arada bir anımsatma yapayım:
Eyyam- ı Buhura İngilizce’de ‘dog days’ (köpek günleri) deniliyor.

Zulmü anlattı!

Bu satırları yazarken, İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’nin önünde yüzlerce avukat toplanmış, bunaltıcı sıcak altında İstanbul Baro Başkanı Av. Burak Durakoğlu  Ankara’da kendilerine yapılan zulmü anlatıyordu.
Nedense yandaş medya gibi, hiçbir ajans binlerce hukukçunun polis çemberi altında yaptıkları miting gibi konuşma ve protestodan bir sözcükle bile söz etmiyordu.
Yoğun kabalalık arada ‘Feyzioğlu istifa’ diye slogan attı.
Neredeyse tüm baroların tepkisini çeken Genel Başkan Metin Feyzioğlu ise şu tweet’i attı:
‘Çoklu Baro’ya karşıyız. Dün de karşıydık, bugün de karşıyız.
Farklı farklı yöntemlerimiz olabilir.
Kimimiz mecliste müzakere etmeyi tercih edebiliriz.
Kimimiz yürüyüş yapabiliriz.
Tercih ettiğimiz yöntemlerin hepsi demokratiktir.
Birlik olursak sorunları çözebiliriz.’

Ne projesi?

İzmir önceki Baro Başkanı Aydın Özcan da yaptığı açıklamada ‘Baroları ele geçirme projesi’ dedi.
Haberi şöyle: Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni Meclis Başkanlığına sunulmasının ardından ilk tepki İzmir eski Baro Başkanı Aydın Özcan'dan geldi.
Aydın Özcan, Baroların ve avukatların itibarsızlaştırılmasına dikkat çekerek Barolar susturulmak isteniyor açıklamasında bulundu.
İşte o açıklama; Adeta böl parçala yönet, baroların sesi kısılsın, haksızlığa uğrayan vatandaşların, şiddete uğrayan kadınların, istismara uğrayan çocukların sesi olmasın, çevre katliamlarına dur demesinler, denizleri kirleten yakıt sızıntılarına yol açan ve asbestli gemilerin söküm işlerine dur demesinler, uğraşmasınlar, hukukun üstünlüğünü savunmasınlar diye savunma mesleğinin yegane meslek örgütü olan baroların ve avukatların itibarsızlaştırılması adına barolar susturulmak isteniyor. Bu uğurda kazanılmış haklar, hukuk ve demokrasi kuralları bir bir yok ediliyor.
Bu yasa teklifi ile birilerinin koltuğu korunmak isteniyor, kişiye özel yasa çıkarılamaz, antidemokratik bir tavırdır, kabul edilemez. Yargıyı ele geçiren FETÖ’nün, baroları da ele geçirme projesidir.’
Bu yazıyı kaleme aldıktan sonra da çeşitli gelişmeler oldu.
Herhalde bundan böyle bu konuyu bir süre daha gündeme alacağız.

KURDELA 

Yapılması düşünülen

AKP ve MHP milletvekillerinin ortak imzasıyla Meclis Başkanlığına verileceği açıklanan yeni sistem şöyle:
1- 5 binin üzerinde üyesi bulunan barolarda 2 bin üye ile yeni baro kurulabilecek
2- Her baroya 2 delegenin verildiği sistem değiştirilecek. Her baroya 3 delege verilecek. Başkanlar doğal delege olacak.                                          
3- Baro seçimlerinde nispi temsil sistemine geçilmeyecek, çarşaf liste uygulaması devam edecek.     
4- 300 üyeye bir delegenin verildiği sistem değişecek 5 bin üyeye bir delege verilecek.  
5-TBB en az 25 baronun yazılı istemi üzerine olağanüstü toplantıya çağırabilecek ama seçim yapılamayacak.
6- 5 binden fazla avukat bulunan illerde asgari 2 bin avukatla bir baro kurulabilecek. Kuruluş müracaatında, kuruluş talebini içeren dilekçe ile 2 bin avukatın imzasının ve bu avukatların belirlediği 4 kişilik kurucular kurulunun isimlerinin yer aldığı liste TBB'ye verilecek. Birlik, kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere kurucular kurulunu görevlendirecek. Kurucular kurulu en geç 6 ay içinde yeni baronun kuruluşunu tamamlayacak.
7- Avukat sayısının 2 binin altına düşmesi halinde birlik, asgari avukat sayısının 6 ay içinde sağlanmasını yazılı olarak ilgili baroya bildirecek. Verilen süre içinde eksiklik giderilemezse baronun tüzel kişiliğine birlik tarafından son verilecek. Tüzel kişiliği sona eren baroya kayıtlı avukatlar ve stajyerler ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde o ilde bir baro varsa o baroya, birden fazla baro varsa diledikleri baroya kaydolacak....


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.