Doğru söze ne denir?


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

15 Mayıs 2019, 08:03

Bazıları en ufak bir harekette, sözde fikir değiştiriyor. İçimizde bunlar çoğunlukta. Hep kendi düşündükleri gibi olsun istiyorlar. Karşı tarafı dinleme lüksleri kesinlikle yok...
'Karşı taraf' dediğim aynı paralelde olan kişiler...
Yani 'yandaş' dediklerimiz değil. Örneğin Prof. Dr. Metin Feyzioğlu...
Onaylanmış son hesapta şöyle diyor: 'Değerli gazeteci Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ'a evinin önünde sopalarla saldırmış vahşiler.  İşte şimdi hepimiz Yavuz'uz deme zamanı. Şiddetin kazananı yoktur. Kaybedeni tüm ülke olur.
Tüm siyasetçilere sesleniyorum; milleti dinleyin. Şiddet lisanı ve şiddet istemiyoruz.'
Haklı değil mi?
6 kişi açıkça yalan söylüyor ve serbest kalıyor. Ondan önce ne oluyor?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu linç etmek istiyorlar, tam yüzünde patlayan yumruğun görüntüsü var, 'Evi yakın!' diye bağıran kadınlarla, makam aracına taş atanlar, demir çubuk dağıtanlar, önceden getirildiği belirlenen taşlar ile feci şekilde dayak yiyenler açık ve net...
Güvenlik güçleri görevlerini yapıyor, 'Bizi öldürmeden başkasına zarar veremezsiniz!' diyenler, hainleri yakalıyor. Sonuç mu?
Hepimiz biliyoruz, anında serbestler...
 
Siyasetle ilgim yok

Bu arada öğrendim: Kanserli bir kadın...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskilerin deyişiyle 'yakınım' kendi deyimiyle 'kızım' diyerek geleneksel Türk yardımseverliği ile elini uzatıyor, ilaçlarını temin ediyor. Keşke tüm kanserli ya da hastalara böyle şefkatle yaklaşılsa değil mi?
İşte bu manevi kızı evinden çıktıktan sonra bıçakladılar. Neden mi?
'Her şey çok güzel olacak!' yazdığı için. Zaten açık ve net söylüyor: 'Cumhurbaşkanımıza yürekten teşekkür ettim ve belirttim. Ama kendisi de herkes de biliyor hiçbir partiyi tutmuyorum, Yani siyasetle ilgim ve ilişkim yok. Ama inandığım fikirleri paylaşırım...'
Zaten 15 yaşındaki, Ekrem İmamoğlu hayranı bir çocuğun kilometrelerce arkasından koştuktan sonra, 'Ekrem Ağbi, 'Her şey daha güzel olacak!' diye kendince moral vermek istemesinden bu slogan ortaya çıkmadı mı?
Bir köylü kadının yıllar önce, Bülent Ecevit'e 'Karaoğlan' deyip tüm Türkiye'de slogan gibi kullanılmasını sağladığı gibi. Bu arada anımsatayım:
Menemen'de bir Roman kadın, yıllar önce ne demişti?
'Arkadaşlar yiyelim içelim, ama oyunumuzu SHP'ye verelim? Çünkü bizim sıkıntımızı onlar anlıyor...'
Kimlerden 'yemekler, içecekler, hediyeler geliyordu?' herhalde biliyorsunuzdur. Ama işin ilginç yanı, Ekrem İmamoğlu'nun sloganını Reis de benimsedi. İstiklal Caddesi'nde korumalarını biraz geride tuttu, söylediği gibi...
Nostaljik Tramvayda iken bir kadın bağırdı;
'Başkanım; her şey daha güzel olacak!' diye...
Gülümsedi. İki kez arka arkaya 'Daha da güzel olacak!' dedi...
Önceki yıllarda bu olur muydu?
Bilemiyorum!
Bildiğim Alsancak'ta bir ev hanımı balkondan bağırdığı için yaka paça alınmıştı. Bergama'da bir kadın memur da nasibini almış ve daha sonra tayini çıkmıştı. Üzüldük o kadar!
'Olmaması gerekirdi!' dedik, geçtik...

Şans oldu

İmamoğlu İstanbul için bir şans oldu...
Düşünebiliyor musunuz, bir belediyeden bir kişi çıkıyor, kısa sürede herkesin kalbinde taht kuruyor, 10 günde aldığı kararlar, o yokken bile hem de rakipleri tarafından kabul görüyor?
Öğrenci aylık abonman ücreti 85 liradan 40 liray düşüyor. Yarı yarıdan da az. Su ücreti de öyle...
Reis ne demişti?
'Bunlar hesap bilmez!'
Başka ne demişti?
'Cebinden mi veriyorsun?'
Demek ki oluyormuş...
Ve şimdi İBB'nin Meclis toplantıları da internetten naklen yayınlanıyor. Demek ki 23 Haziran'da tekrar başkan olunca, halkın yararına neler yapacak neler?
Kemal Kılıçdaroğlu da boşuna, 'İmamoğlu CHP'nin adayı değil. İmamoğlu 16 milyonun adayı' dememiş...
DSP, TKP, DP, İYİ Parti ve AKP'li gençler de, 'İmamoğlu' demiyorlar mı?
Yapılan araştırmalar bunu gösteriyor...

KURDELA

Nasıl oldu?

Yandaş medyayı ve televizyonları, radyoları genelde takip etmemeye çalışıyorum. Ancak işim gereği arada bakmak zorunda kalıyorum. Her seferinde 'bu kadar olmaz!' demekten kendimi alamıyorum, işin gerçeğini bildiğim için...
Zaten biraz dikkat eden, sorgulayan her şeyi çıplak gözle daha iyi görür...
Yeni karar aldım: Seçimlere kadar bunları izlemeyeceğim...
Gerekirse ekibimizdeki ve yazı işlerindeki arkadaşlarımdan yardım alacağım. Yoksa bunlar sinir hastası yapacaklar, doktor tavsiyesi ile alacağım depresyon  ilaçları bile bazılarının eline , 'kesinlikle yasak ve gizli' olmasına rağmen 'koz!' diye geçecek.
Baksanıza; sadece bakanlığın hatta birkaç kişinin bildiği 'yasaklı'lar dahil, 'Oy kullamayacak kadar hasta olanlar' nasıl, rakamları ve sandık numaralarına kadar AKP tarafından iddia edildi...
Her ne kadar sayılar tutmasa, abartılsa da, geçenlerde de sormuştum, 'Bu nasıl oldu?' diye...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.