Cumhurbaşkanına suikast davası: İnfaz edileceğiz diye kaçtık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 kişinin yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, devam edildi.

Cumhurbaşkanına suikast davası: İnfaz edileceğiz diye kaçtık
01 Mart 2017 Çarşamba 14:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1'i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 kişinin yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, devam edildi.


Davanın dün ve bugünkü duruşmalarında ifade veren sanıkların, oteldeki çatışmada şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker'in hastaneye geliş saatiyle ilgili düzenlenen belgede 'saat 00.43' yazmasını hatırlatmaları üzerine Mahkeme Başkanı, bunda bir hata olduğunu hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarının incelendikten sonra belirleneceğini açıkladı. Sanık askerlerden Astsubay Erkan Çıkat'ın çatışma sırasında infaz edilmek istendiklerini öne sürmesi üzerine Mahkeme Başkanı bu kez de, "Devletin böyle bir amacı olamaz, sizi öldürmek istese öldürürdü" dedi.

Geçen 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen Özel Kuvvetler ve Muharebe Arama Kurtarma (MAK) timlerinin de aralarında bulunduğu 44 tutuklu sanığın yargılanmasına Muğla 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, devam edildi. Duruşmada ilk olarak MAK timinde görevli Astsubay Ekrem Benli, savunmasını yaptı. Savunmasına kendisi hakkında FETÖ üyesi olduğuna dair ifade veren kişinin dinlenmesini ve hakkında şikayette bulunacağını söyleyip başlayan Astsubay Benli, suçlamaları da kabul etmediğini anlattı. Kendisinin evde bulunduğu sırada göreve çağırıldığını, Binbaşı Taner Berber'in terör operasyonu olduğuna dair gerekli açıklamayı yaptıktan sonra Marmaris'e gittiklerini ifade eden Astsubay Benli, şöyle dedi:

"Terör operasyonu olduğu için hepimiz görevi heyecanla kabul ettik. Marmaris'e indikten sonra 20- 25 dakika sonra çatışma sesi geldi. O yöne gittik. Ben çatışma sonrasında oradaki polislere yönelik hakaret ve tehdit duymadım. Orada bize uyarı yapılmadan ateş edildi, arkadaşlar ise havaya ateş etti. Ben kesinlikle ateş etmedim."


"NEYE UĞRADIĞIMI ŞAŞIRDIM"


Helikopterin kendilerini alamaması üzerine ormanlık alana kaçtıklarını, Özel Kuvvetler'den Binbaşı Şükrü Seymen'in emriyle telefonlarını kırdıklarını, gruptan ayrılıp üç kişi bir barakaya gizlendiklerini anlatan Astsubay Ekrem Benli, şöyle konuştu:

"Bir süre sonra barakanın sahibi geldi ve bizim gitmemizi yoksa polise ihbar edeceğini söyledi. Biz de ihbarda bulunmasını istedik. Bir saat sonra jandarma gelip bizi teslim aldı. Karakola götürüldük. Burada polis bize 'üç gündür sizi bekliyoruz' dedi. Sonra da Cumhurbaşkanı'na suikast olayını burada öğrendim. Ben neye uğradığımı şaşırdım."

Astsubay Ekrem Benli, iddianamede yer aldığı gibi FETÖ üyeliğini kabul etmedi ve kimseyle bağlantısının olmadığını da ileri sürdü.


POLİSLE ÇATIŞMA SIRASINDA ANLAMIŞ


Duruşmada ifade veren MAK timinde görevli Astsubay Erkan Çıkat da kendisinden önceki sanıklar gibi terör görevi için çağırıldığını, hazırlık sürecinden sonra da Marmaris'e gittiklerini anlattı.

Hazırlıklar yaptığı için Türk Silahlı Kuvvetleri'nin darbe yaptığı ve sıkıyönetim ilan edildiği gibi açıklamayı da arkadaşlarından öğrendiğini öne süren Astsubay Erkan Çıkat, Marmaris'te yaşanan olaylarla ilgili olarak, "Çatışmadan sonra üç kişi getirildi. Emir mi verildi yoksa kendi inisiyatifimle mi yaptım bilmiyorum. Ama birisine plastik kelepçe taktım. Getirilenlerin polis olduğunu anlamadım. O an her şeyi düşünemiyordum" dedi. Polisle çatışma sırasında yaptıklarının terör operasyonu olmadığını anladığını iddia eden Astsubay Çıkat, "Yaptığımız terör operasyonu değildi ama ne olduğunu soracak ortam da yoktu" dedi.


"BİZİ KİM KANDIRDI?"


Astsubay Erkan Çıkat, ormanlık alana kaçtıktan sonra 18 kişinin hiçbir arada bulunmadıklarını, 10 gün kaçtıklarını, Binbaşı Taner Berber'in rahatsızlanması üzerine teslim olmaya karar verdiklerini söyledi. Daha önce teslim olmama nedenlerini de anlatan Erkan Çıkat, şöyle konuştu:

"Kaçmanın bir anlamının olmadığını anlayıp teslim olduk. Olayın ilk başında polisler bizi infaz etmek istedikleri için teslim olmayıp kaçtık. Arazide bile infaz edileceğimizi düşündük. Biz otele gittiğimiz zaman orada özel timler önlem almıştı. Bizi infaz etmek istediler. Cumhurbaşkanı'nın kıl payı kurtulduğu açıklandı. Bizden önce oraya giden kim? Bizi oraya gönderip polisle çatışmaya girmemizi sağlayan kim? Kimler bizi kandırdı. Bizi infaz etmeleri için polise emri veren kim? Bizim görüldüğümüz yerde öldürülmemiz emrini veren kimler? Duruşmanın özgül ağırlığının buraya verilmesi gerektiği kanaatindeyim."

Hayat kurtarmak için MAK ekibine girdiğini, suikasttan yargılandığını ve 26 yaşında hayatının karardığını belirten Astsubay Çıkat, verilen emirleri yerine getirdiğini söyledi. Astsubay Erkan Çıkat'ın özel timlerin kendilerini infaz etmek için önceden otele gittiğini yeniden söyledi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, araya girerek, "Savunmalarınıza müdahale etmek istemiyoruz. Savunma hakkınızı kullanıyorsunuz ama devlet sizi neden infaz etsin? Devletin böyle bir amacı olmaz. Devlet sizi öldürmek istese, öldürürdü. Sonra da infaz ederdi. Tedbir almak için oraya gitmişlerdir. Böyle infaz amaçları yoktur" dedi.


HASTANE KAYITLARI YENİDEN İNCELENECEK


Bu arada çatışma sırasında dünkü sanıklarda olduğu gibi bugün de Astsubay Erkan Çıkat, şehit polis memuru Nedip Cengiz Eker'in ölüm saatiyle ilgili belgeyi gündeme getirdi.

Bunun üzerine bir kez daha açıklama yapan Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, hastane kayıtlarının yeniden inceleneceğini, saatin 00.43 mü, 03.43 mü yoksa farklı bir saat mi olduğunun o zaman tespit edileceğini söyledi. Bu sırada söz alan diğer tutuklu sanıklarda, Cumhurbaşkanı'nın otele geliş ve gidiş saatini gösteren kayıtların istenmesini mahkemeden istedi. Tutuklu sanıkların kendisine yönelik taleplerini soru sorar şekilde yöneltmeleri üzerine Mahkeme Başkanı Baştoğ, "Siz bana soru soramazsınız" dedi ve şöyle devam etti:

"Talepte bulunabilirsiniz. Biz de değerlendiririz. Ayrıca ben bilirkişi değilim. Ancak şunu söyleyeyim. Mağdurların ifadelerine dayanıp Cumhurbaşkanı'nın oraya geldiği otel çalışanlarından bile gizlenmiş, kimisi başka bir kişinin geleceğini dünmüş. Böyle bir gizlilik ortamında o görüntülerin kaydının olması da mantığa uygun değil."

FETÖ üyeliği suçlamasını kabul etmeyen Astsubay Erkan Çıkat, "FETÖ'ye ne katılmışlığım ne de yardımda bulunmuşluğum var. Akrabalarımdan bir tanesinin Bank Asya'da parasının olması beni FETÖ'cü yapmaz. Cumhurbaşkanı'na suikasttan yargılanıyorum. Milyonlarca insan bizim FETÖ'cü olduğumuzu düşünüyor. Ama ben böyle bir suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.


"ÖRGÜT ALİ YAZICI'YI KULLANMAMIŞ DA BİZİ Mİ KULLANMIŞ?"


Duruşmanın öğleden önceki bölümünde son ifadeyi de MAK timinde görevli Astsubay Yakup Özcan verdi. 15 Temmuz akşamı çeyizlerini aldıkları sırada göreve çağrıldığını söyleyen Astsubay Özcan, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı'nın otelden ayrıldığını güvenlik görevlileri söyledi. Bunun üzerine Şükrü Seymen ayrılmamızı emretti. Çatışmadan sonra ormanlık alana gelen jandarmaya teslim oldum. Bu bir suikast değil. Böyle bir birlik suikast içini kullanılamaz. Suikast için zaten birlik kullanılmaz. Cumhurbaşkanının Başyaveri Ali Yazıcı da burada. Cumhurbaşkanı'na dirsek teması mesafesinde olan Ali Yazıcı'yı kullanmamış da bizi mi kullandı? Ali Yazıcı'nın suikast için darbe gecesini beklediğini farz edelim. Bir F-16 Akıncı'dan havalanıp 15 dakikada Marmaris'te olabilir. İçerisinde lazerle nokta atışı yapabilen silahtan bomba atabilir. Bu darbenin en önemli hedefi Cumhurbaşkanı'ysa, nereye gittiğini ne amaçlı gittiğini bile bilmeyen 23 askeri mi seçeceklerdi."

Polisle askerin de olayda karşı karşıya getirildiğini öne süren Astsubay Yakup Özcan, "Başından beri yanıltılarak katıldığım bu eylemde, amirlerimden aldığım emirleri yerine getirdim" dedi.

Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.