Zeytinin yağa yolculuğu

Zeytinin önemli üretim merkezlerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde, zeytinin yağ olma hikayesi başladı.

Zeytinin yağa yolculuğu
14 Kasım 2019 Perşembe 11:21

Çiftçilerin elle topladığı zeytinler, fabrikalara götürülerek yıkama, kırma, pres işlemlerini gördükten sonra suyu ve yağı birbirinden ayrıştırılarak zeytinyağına dönüşüyor. Türkiye'nin önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olan Çanakkale'de, erkan hasat zeytinyağı serüveni devam ediyor. Bugünlerde toplanan ve işlemlerden geçerek yağa dönüşen, "erken hasat" olarak bilinen ürünler, daha kaliteli ve lezzetli olduğu için tüketiciler tarafından daha çok tercih ediliyor. Yüksek talep gören erken hasat ürünlerine çiftçiler de büyük önem veriyor. Saat 05.00'te kalkıp çalışmak için köylerinden yollara düşen işçiler, hasat mevsimi süresince bu rutini yaşamaya devam ediyor. İşçilerin, zeytin ağaçlarını kırmadan, titizlikle toplamasının ardından fabrikalara gönderilen zeytinler, işlemlerin tamamlanmasından sonra erken hasat soğuk sıkım zeytinyağı olarak raflarda yerini alıyor.

İyi bir yıl

Geyikli'de zeytinyağı üretimi yapan Olivoyage Zeytinyağları'nın sahibi, girişimci Oya Zingal, zeytinin erken hasat yolculuğuna ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 2019 yılı hasadının tüm illerde başladığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Geçen yıla göre biraz daha iyi bir yıl geçiriyoruz, rekoltemizde bir artış bekleniyor, hala erken hasat dönemindeyiz. Sektörde bir 'var yılı', bir 'yok yılı' vardır. Bu durum bölgeye göre değişir. Bu sene de 'var yılı' diyebiliriz, yok olan yerlerde de bir rekolte artışı olduğunu düşünüyoruz, bu da iyiye işaret... Bunun bilimsel karşılığı periyodisite... Zeytinde bir miktar periyodisite var ama zeytin ağacına nasıl yaklaştığımız, bu işi nasıl yaptığımız, ne kadar bilinçli olduğumuz konusu aradaki makası değiştiriyor. İspanya'da 'var yılında' bir ağaçtan 100 kilogram zeytin elde edilmişse 'yok yılında' 75-85 kilogram zeytin elde edilebiliyor. Yüzde 15-20'lik bir azalma söz konusu. Türkiye'de ise bir sene 100 kilogram elde ettiğimiz ağaçtan bir sonraki sene 15-20 kilogram ürün elde edebiliyoruz. Yapmamız gereken bu makası daraltmak. Bunun için değiştirebileceğimiz şeyler var. Bakım kısmı, kuraklıkta sulama, hasat zamanındaki davranışlar bunların arasında... Zeytini hasat ederken, zeytin ağacına nasıl davrandığınız önemli. Dallarını kırarak hasat yaparsak o ağaç kendini iyileştirmeye çalışıyor. Onun canını yakmadan hasat yapmayı başarırsak iyi bakımlarla bu aradaki makası daraltabiliriz."

Kendi insanımıza tanıtmalıyız

Türkiye'de zeytinyağı tüketiminin hala istenen seviyelerde olmadığını vurgulayan Zingal, dünya ile kıyaslandığında hala çok gerilerde olunduğuna işaret etti. Zingal, şöyle devam etti: "Akdeniz Havzası üreticilerinden İtalya, İspanya ve Yunanistan'da kişi başı yıllık zeytinyağı tüketimi 15 litrenin üzerinde, hatta 20-21 litreyken, bizde bu tüketim yılda 2 litre. Bu kadar tanıtım sonucu 1,5 litreden 2 litreye çıktı. Henüz gidecek yolumuz var. Türk insanı, zeytinyağı üreticisi olduğu halde henüz zeytinyağını keşfedebilmiş değil. Bilgi ve bilinç eksikliği, önemsememe var. Üreticiler olarak toplumu bilgilendirmemiz gerekir. Tüketiciler, zeytinyağı alırken eğer tüm faydalarından istifade etmek istiyorsa daima erken hasat soğuk sıkım ekstra sızma zeytinyağı kullanmalı, bunu etiket üzerinde görebilirler. Zeytinyağının kötüsü yoktur. İçerik tercihe göre değişebilir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.