Eğlence sektörü can çekişiyor


Nurşen HACIEYÜPOĞLU

Nurşen HACIEYÜPOĞLU

21 Mayıs 2020, 08:58

Genelde ‘Eğlence sektörü’ne iyi gözle bakmayız...

Kedinin ciğere bakışı gibi bir şeydir, bu...

Çünkü para harcamak gerektirir...

Bu nedenle sadece varlıklı insanların ilgi sahasına girdiğini düşünürüz.

Ama medyada takip etmekten de geri kalmayız.

‘İçi seni ,dışı beni yakar!’ gibi bir şey!

Berberleri, kuaförleri hatta ev hizmetlerine giden gündelikçi kadınların sorunlarını da hep dile getirdik.

‘Nasıl geçinecekler?’ diye sorunlarını hep ele aldık.

Konuyu bir bilene sorduk..

Daha doğrusu eğlence sektörünün İzmir’deki önemli ismi Hikmet Durmuş (Mikrop Hikmet) bakın neler anlatıyor:

Önemli bir nokta olduğu için Haber Ekspres okuyucularıyla paylaşıyorum:

Söz ‘Mikrop Hikmet’de...

‘Tüm Dostlarım ve Arkadaşlarım selamlarrr,

Zorlu ve yasaklarla geçen ve daha da geçecek olan bu günlerde, her insan gibi yaşayan, yemek yiyen, su içen, çocukları ve aileleri olan, faturalarını ve kiralarını ödemek zorunda olan kısaca diğer insanlar gibi yaşayan bir sektörün daha çalışanları var, EĞLENCE SEKTÖRÜ....

Bir kişi kaç kişiye bakıyor

Bu sektörde ‘Meyhane & Gazino & Müzikli Restaurant’ denilen yerler var; hani kişi başı 150₺ - 200₺ verip Fix Menü yemeği ve içkisi ile saat 20:00’ den gece 02:00’ ye kadar eğlendiğiniz yerler var ya, hah işte oralar ve tabi oralarda çalışanlar...

İşte oralarda çalışanlar 3 aya yakındır ‘BEŞ KURUŞ’ kazanmıyorlar! Çünkü neredeyse tamamı yevmiye usulüyle çalışıyorlar ve mekânları kapalı...

Ha mekâncıları sorarsanız; zaten iki-üç yıldır ayakta durabilmek adına çırpınıyorlar...

Sadece bir işletme için bir akşam programında ve öncesinde kimler ekmek yiyor, kimler çalışıyor, kaç kişi nasipleniyor?

Dikkat çekmek için

Belki birilerinin dikkatini çeker, belki karar alıcılar bir formül bulabilirler buradaki insanların da yaşayabilmeleri için yazayım:

DİREK ETKİLENENLER: - Mutfak Şefi,  Şef Yardımcısı,  Şef Yamağı, Bulaşıkçı (3 kişi), Çay/Kahve Elemanı, Tuvalet Temizliği, Halkla İlişkiler, Salon Müdürü, Salon Şefi,  Salon Komisi,  Posta Şefi (ortalama 20-25 kişiye 1 şef),  Posta Komisi (ortalama 20-25 kişiye 1 komi),  Sahne Komisi, Barmen (2 kişi), Kasa (2 kişi), Karşılama Bay, Karşılama Bayan,  Güvenlik Bay,  Güvenlik Bayan, Valeler (ortalama 4 kişi), Ses ve Işık düzeni firması,  Tonemeister,  Orkestra (6-12 kişi), Solistler (2 kişi), Dansçılar (3 kişi), Menajerler,  Organizasyon firmaları,  PR’lar,  İşletmeciler, İşletme Sahipleri,  Yatrımcılar...

DOLAYLI ETKİLENENLER & TEDARİKÇİLER:  Kasap,  Manav, tavukçu,  Peynirci, Yoğurtçu,  Bakkaliye, Gıdacı, Sucu,  Meşrubatçı,  Ekmekçi, İçkici, Temizlik Firması,  Züccaciyeci, Taksici,  Hoteller,  Kuaförler

Listeyi incelerseniz sadece bir işletmede her programda yaklaşık 70-80 kişi çalışıyor, aileleri ile birlikte yaklaşık 250 kişi ekmek yiyor...

Dolaylı etkilenenler ve tedarikçi dediğimiz kısım buna dahil değil...

Bu 300-400 kişi kapasiteli bir işletme, irili ufaklı olan binlercesini düşünsenize...

Sağlığın her şeyden önemli olduğu konusunda tereddütsüz hem fikir olmakla beraber sadece bir işletmede çalışan bunca insanında yaşamını sürdürebilmesi adına bir şeyler yapılmalı, yapılabilmeli bence...’

Herhalde bu insanları belediyeler ya da vefa grupları belirledi..

Bunlara ayda bir yada birkaç kez birer gıda paketi verildi.

Bunlar bunların ne kadar ihtiyaçlarını karşılayabilecek.

HAFTANIN HABERİ

Esansla bizi aldatıyorlar...

Gazeteci Enver Kaya söylüyor:

‘Arkadaşım anlattı.

Pazara gidiyorlar eşiyle, sebzeler falan alındıktan sonra meyve alacaklar.

Mis gibi çilek kokusu geliyor

‘Tam alacağız bir şey aklımıza geldi , onu aldıktan sonra geriye döndük, yolumuz üzerindeki çileklerin önünden geçerken 'pıs pıst' diye bir ses duydum’ diyor...

Çilekçi çileklerin üstüne çilek esansı sıkıyor....

Ne dersiniz?

Bunu yetkililere anlatmak lazım.’

Ben de Yaşar Eyice’den duymuştum:

Alsancak semtinde ünlü bir baklavacının ortağı Günay Bey anlatmış:

‘İşlerimiz çok iyi idi.

Önemli firmalara baklavayı biz veriyorduk.

Ama bir gün imalathaneye yolum düştü.

Baktım baklava tepsilerine bir sıvı ilave ediyorlar.

Ustalara ve ortaklara ‘Bu nedir?’ diye sordum..

‘Esans’ dediler...

Ortaklarım bir Amerika seyahatinde görmüşler, beğenmişler ve getirmişler.

Tabii buna karşı çıktım, aramızda anlaşmazlık çıktı ve ben şirketten ayrıldım.’

Tabii ki her satıcı ya da üretici böyle hareket etmiyor.

Artık bu konularda insanlarımız da bilinçlendi ve bu tür hareketlere prim vermiyorlar. Çünkü sağlığımızla oynamaya hiç kimsenin hakkı yok.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.