Okula başlama maliyetleri yüzde 15 arttı

Benzine, mazota, şekere, çaya, doğalgaza gelen zamlar ülke gündeminden düşmezken özellikle asgari ücretle aile geçindiren anne babaları bir de okul masrafları zora soktu. Eğitim-İş Sendikası'nın araştırmasına göre bu yıl okula başlama maliyeti yüzde 15 arttı.

Okula başlama maliyetleri yüzde 15 arttı
04 Eylül 2019 Çarşamba 11:02

Halil Özcan - Araştırmaya göre liseye başlayan bir öğrencinin gideri bir asgari ücretten daha fazla. Okullar 9 Eylül Pazartesi günü açılacak. Okul masraflarıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapan Eğitim-İş Sendikası'nın verilerini değerlendiren İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ahmet Cangı, "Veliler çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yoğun bir alış veriş mesaisine başladı. Her yıl olduğu gibi bu yılda okula başlama maliyetleri, birçok ailenin bütçesine ağır bir yük getirdi.  Eğitim-İş olarak yaptığımız araştırma, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin 'okula başlangıç maliyetlerini' objektif olarak ortaya çıkardı. Araştırma sosyo-ekonomik düzeyi farklı üç bölgede yapıldı." dedi.

Yüzde 13

Piyasadaki 124 ürünün fiyatları üzerinden yapılan araştırma, okula başlayan bir öğrencinin veliye getirdiği yükü ortaya çıkardı. Servis, öğle yemeği, kıyafet, kırtasiye, çanta, ayakkabı giderlerinin dahil edildiği araştırma sonuçlarına göre bu sene okul öncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1198,07 lira, geçen yıla göre artış oranı yüzde 13,81. İlkokul birinci sınıfa başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1813,77 lira, geçen yıla göre, artış oranı yüzde 11,65. Ortaokula başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1991,48 lira, geçen yıla göre artış oranı yüzde 17,09. Liseye başlayan öğrencinin ise 2144,83 lira olarak tespit edildi. Geçen yıla göre artış oranı yüzde 17,20. Araştırmaya göre tüm eğitim kademelerindeki ortalama artış ise yüzde 14,93 olarak gerçekleşti.

Yarısından fazlası

Cangı, "Verilere bakarak 2020 lira olan asgari ücretle yaşamını devam ettiren bir aile, ilkokula başlayan çocuğu için bir aylık maaşını, memur ise maaşının yarısından fazlasını okula başlama gideri olarak kullanıyor. Yaptığımız bu araştırmada, belirtilen rakamlar içerisinde, okula zorunlu alınan bağışlar, sınıfların dizaynı için toplanan paralar, velilerin çocuklarına verdikleri harçlıklar bulunmuyor. Yasa dışı yollardan bağış adı altında alınan bu ücretleri de eklediğimizde, özellikle alt ve orta gelir düzeyindeki ailelere, okul giderleri ciddi bir yük olacak. Sabit ve dar gelirli aileler bu yükün altından çok zor kalkacak. Anayasa'nın 42'nci maddesine göre, temel eğitim, tüm vatandaşlarımıza eşit ve parasızdır. Sosyal devlet anlayışı gereği, ülkemizdeki tüm çocukların eşit şart ve olanaklarda eğitim almalarını sağlayacak ortamlar hazırlamalı. Sosyal devlet zorunlu eğitim kapsamındaki öğrencilerin tüm giderlerini karşılamalı." diye konuştu.     

Harcamalar arttı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2017 eğitim harcamaları istatistiklerini hatırlatan Cangı, "Eğitim harcamaları 2017 yılında yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon lira oldu. Buna göre, Türkiye'de eğitim harcamaları 2017 yılında 2016 yılına göre yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon lira oldu. 2017 yılında bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en çok arttığı eğitim düzeyleri yüzde 19 ile ortaöğretim, yüzde 16,1 ile okulöncesi oldu." şeklinde konuştu. Verilere göre 2017'de en yoksul 4 milyon 606 bin ailenin eğitime 676 milyon lira, en zengin 4 milyon 200 bin ailenin ise 15 milyar 363 milyon lira harcadığını belirten Cangı, "2018 yılında en yoksul yüzde 20'lik dilimde bulunan ailelerin eğitime 579 milyon lira, en zengin yüzde 20'lik dilimde bulunan ailelerin 18 milyar 445 milyon lira, diğer yüzde altmışlık dilimde bulunan ailelerin ise 9 milyar 932 milyon lira kaynak ayırdığı görülüyor. Başka bir deyiş ile en zengin yüzde 20'lik dilim ile en yoksul yüzde 20'lik dilimde bulunan ailelerin eğitime ayırdıkları payda 32 katlık bir fark bulunuyor." ifadelerini kullandı.

Uçurum var

Gelir dağılımının, harcama kalemlerinin hepsine yansıdığına dikkat çeken Cangı, "Yoksulun çocuğu hem beslenemiyor hem de iyi eğitim alamıyor. Zenginlerin nitelikli eğitim imkanına çok kolay ulaştığı görülüyor. Öğrenciler, iyi eğitim almış bir azınlık ve iyi eğitim imkânından yararlanamamış çoğunluk olarak ikiye ayrılmış durumda. Tüm bu veriler, ülkemizdeki gelir dağılımına paralel olarak zengin ve yoksul arasındaki, eğitime ayrılan bütçe açısından oluşan uçurumu ortaya koyuyor." dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.