Eksik parça kalmasın


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

24 Ekim 2021, 08:18

Doğadaki her bir parçanın ayrı bir yeri ve önemi var.

Son 50 yılda gezegenimizde ciddi kayıplar yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

Doğanın sağlığı ile kendi sağlığımızın ne kadar bağlantılı olduğunu pandemi süreciyle acı bir şekilde tecrübe ettik.

Her şey için çok geç olmadan sen de aramıza katıl, doğanın canlarını birlikte koruyalım.

SONUMUZ FELAKET OLACAK

Ormanlar, göller, nehirler, kentler, kıyı ve denizler...

Gezegenimiz birçok farklı ekosistemi barındırır ve bu ekosistemlerde yaşayan her bir canlının eşsiz bir yeri ve görevi vardır...

Bu eşsiz canlıları korumak ancak 'Birlikte Mümkün.'

Yaban hayatını ve yaşam alanlarını korumak, yaşamak için ihtiyacımız olan kaynakları ve kendi yaşam alanlarımızı da korumamız anlamına geliyor.

WWF 2020 yılı Yaşayan Gezegen Raporu'na göre son 50 yılda, global ölçekte omurgalı türlerin popülasyonları %68 azaldı.

Biyolojik çeşitlilikte görülen bu düşüşün nedenleri arasında, COVID- 19 benzeri küresel salgınların ortaya çıkışında da etkili olan ormansızlaşma, sürdürülebilir olmayan tarım ve yasadışı yaban hayatı ticareti gibi insan kaynaklı, türlerin yaşam alanlarının yok olmasına neden olan çevre sorunları yer alıyor.

Türkiye'de de doğal alanlarımızı hızla kaybederken, tehdit altında olan türlerin sayısı hızla artıyor.

Anadolu'daki pek çok göl son 20 yıl içinde kurudu.

Acil önlem almadığımız takdirde Tuz Gölü, Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur ve diğerlerini de kaybedebiliriz. Son 30 yıl içinde İstanbul'un ormanları çeşitli nedenlerle %17,5 azaldı.

Eğer bu şekilde devam edersek popülasyonlar azalmaya devam edecek, doğal hayat yok olmaya sürüklenecek ve hepimizin bağlı olduğu ekosistemlerin bütünlüğü tehlikeye girecek.

Yeni bir başlangıca her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan bu günlerde hem doğanın sağlığını hem de kendi sağlığımızı korumak için yapmamız gereken türleri ve yaşam alanlarını korumaktır..

Doğada hiçbir parça eksik kalmasın!

Artık bu gidişata bir son vermeli ve "Doğayla Uyumlu Yeni Bir Düzen" için harekete geçmeliyiz!

Gelecek nesillere yaşayan bir dünya bırakabilmek bizim elimizde.

Bu gidişata dur diyebilecek son nesil biziz.

Bugün harekete geçmez ve somut adımlar atmazsak her şey için çok geç kalmış olabiliriz.

Biyolojik çeşitliliğin korunması için onların yaşam alanlarını koruma altına alınmalı..

Bunları daha önce de yazmıştık...

Yazmaya, uyarmaya devam edeceğiz...

Yine tekrarlıyorum:

 Korunan alanların sayısını ve korunma gücünü artırmak için kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, STK'lar ile birlikte çalışmalı...

Doğayla uyumlu yeni bir düzen için birliktelik şart..

Doğanın canlarını ancak birlikte koruyabiliriz...

Bu Pazar bu görüş ve fikirleri tekrarladım...

Tabii ki yine ve her zaman devam edeceğim...

Yoksa sonumuz felaket olacak...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.