Para ile görgü kardeştir, ama üvey kardeş...
İkisini de çok iyi idare etmek lazım.
Yoksa...
Girersin içeri, bakarsın dışarı.
Enerciiii, oluverirsin bir anda.
Parayı helal yoldan kazanıyorsan, helal olsun sana. Hiç korkma... Burası hukuk devleti, ''guguk'' değil... Kimse sana ''hop kardeş... nereden buldun bu enerciiii'' diyemez... Derse de koyarsın önüne belgelerini, geçersin karşısına, çelersin bacak bacak üstüne, yudumlarsın kahveni... Ama sakın içinde altın tozu ya da altına benzer bir şeyler koymayasın, yine olursun ''Enerciiii, girersin içeri, bakarsın dışarı...''
Ama yok ''gaydırıguppak'' yapıyorsan...
Naylon faturalar keserek zengin olup hava atıyorsan...
Almadığın malı almış gibi, satmadığın malı satmış gibi yapıyosan...
Cebine ''yeşil yeşil dolarları'' doldurup, millet meteliğe kurşun atarken, sen hava atıyorsan...
Hiç şüphen olmasın ki, enerciiiiiii'nin seni çarpması an meselesidir...
Hem öyle çarpar ki seni bu enerciiiiiii, ''felç oluyorum'' zannedersin...
Şimdi gelelim ''görgü''ye...
Görgü o kadar farklı bir şey ki, nasıl anlatayım ben size...
Görgü'nün içinde neler var biliyor musunuz?
Din var, dinimiz kibiri, hava atanı sevmez...
İnsanlık var...
Saygı var...
Hoşgörü var...
İyilik var...
Vefa var...
Var da var... Güzel olan her şey, mutlu eden çok şey var görgü'nün içinde...
İşte tam da bu bağlamda, bazı çapulcu'lar paranın verdiği şehvetle bir anda görgüsüz oluveriyorlar...
Mesela neler yapıyorlar?
Baskın karakter olmaya çalışıyorlar. Susam tanesi kadar beyinleri ile her konuda konuşmaya çalışıyorlar...
Bilgileri olmadan, fikirlerinin olduğunu düşünüyorlar...
Abilik, ablalık taslıyorlar...
Oysa bulundukları ortamın kendilerini kabul etmediğinin, edemediğinin farkında bile değiller...
Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü zannediyorlar, oysa ateş olsalar ne kadar yer yakacaklarından kendilerinin dahi haberi yok...
Bir acaip giyiniyor bu görgüsüzler...
Kına gecesine gider gibi gidiyorlar, resmi toplantılara bile...
Çünkü görgüsüzdür bunlar, ne yapacaklarını kendileri dahi bilemezler...
Salak salak ortalıklarda dolaşırlar...