Gece devam etmeli mi?


Nurşen HACIEYÜPOĞLU

Nurşen HACIEYÜPOĞLU

31 Mayıs 2018, 09:11

Herkes seçim havasına girdi ama ama aramızda, bazı gereksinimleri unutmayanlarımız, bu konuda mücadele edenlerimiz de var.

Örneğin; İclal Küçükkaplan!
İclal Hanım'ın söylediği şu:
'İZBAN seferleri gece de devam etsin!'
Biliyorsunuz: Ulaşımla ilgili kampanyalar, belediyelerin en çok izledikleri ve reaksiyon verdikleri kampanyalar arasında.
İzmir'de gece İZBAN seferleri devam etsin diyenlerin sayısı da az değil...
Nedense herkes bu tür kampanyalarda muhatap olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni görüyor, karadan daha doğrusu hazır demiryolu ile yüzde 50, havadan ortak olan Ulaştırma Bakanlığını (TCDD) görmeyen çok!

Büyük sorun!

İclal Hanım, 'Türkiye'nin 3. büyükşehri olan İzmir'de ulaşımın 7 gün 24 saat devam etmemesi büyük bir eksiklik.
Özellikle bazı bölgelere sadece İZBAN'la ulaşım sağlanabilmesi, bu durumu daha da büyük bir sorun haline getiriyor.
Gece geç inen uçakların yolcuları evlerine ulaşım sağlamakta zorluklar çekiyor.
Gece mesaisine kalan insanlar bu durumdan kötü etkileniyor.' diyor.
Kampanya başarılı olur, belki sonuca ulaşılabilir.
Ama bence de bunun bir fizibilitesinin yapılması şart.
İçimizde çok yolculuk yapanlar var.
Çoğunluğunun İZBAN gibi bir sıkıntıları da yok.
Ama ya geliri belli olan sıradan insanlar.
Özellikle şimdi tatil de başlayacak.
Yani yolcu sayısı artacak.
Belki de bazı havayolları şirketleri gibi turistik ilçelere de özel servisler konulacak.
Ya da saatte bir olan otobüs seferleri arttırılacak.
Yani iş hesap kitap işi.
Bakalım günler bize ne gösterecek.
İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü, derler.
Ben de böylece İzmirli hemşehrimin dileğini böylece yetkililere duyurmuş oluyorum.

'Evlilik öncesi kusurlarını gizliyorlar'

Psikolog ve Aile Danışmanı Güliz Karataş,  'Evlilik öncesi bireyler sorunlarını ortaya koymuyorlar.
İlgilendikleri şey genellikle iyi vakit geçirmek oluyor.
Bunu evlilik sonrasına erteliyorlar.
Ama bu şekilde davranınca sorunlar evlendikten sonra ortaya çıkmaya başlıyor. Böyle olunca da boşanmalar kaçınılmaz oluyor' dedi.

Severiz amma!...

Karataş, 'Genelde sevgi olunca her şeyin hallolacağını düşünüyoruz. Hayatımızda sevdiğimiz birçok insan, arkadaşlarımız, aile bireylerimiz, akrabalarımız var bu insanların hepsini severiz ama aynı evde yaşamak istemeyiz çoğunlukla.
Çünkü benim için önemli olan aslında anlaşabileceğim bir insanla birlikte olmaktır.
Seviyor olmak mutlu olacağımız anlamına gelmiyor.
İnsanlar çok çabuk değişiyor.
Dün ve bugün insan aynı değil, fikirlerimiz, düşüncelerimiz her şey değişiyor.
Küçük yaşta yapılan evlilikler çok sağlıklı olmuyor ve kısa sürüyor.
Çünkü bunlar sevginin etkisinde, karakterlere çok bakılmadan verilen kararlar oluyor. Bu sorunların temel kaynağına iletişim eksikliği diyebiliriz' diyor.

İşimiz gücümüz kalmamış gibi!

Geçenlerde bir yerde okudum:
Yazıda, 'Beynimiz, uyku anında karar alabilir mi?' sorusuna yanıt aranıyordu.
Uzun gün torbaya mı girdi, böyle sorularla uğraşıyoruz.
Uyku anında, beynimizin dikkat ve talimatları uygulamak için gerekli olan beyin bölgeleri pasif hale gelir, bu da uyku anında bir görevi yerine getirebilmeyi imkânsız kılar.
Boğaziçi Üniversitesi'nden Gürkan Akçay böyle diyor.

Bilinç gidiyor mu?

Bilim insanları uzunca bir süre boyunca, derin uyku aşamaları sırasında beynin dış dünyayla iletişimi kestiğini ve bilincin geçici olarak yitirildiğini düşündüler.
Böylelikle de beynin bunu yaparak; gün içerisinde öğrenilen hafızaların üzerinden geçebildiği ve dışarıdan bir müdahale olmadan bu hafızaları depoladığı düşünülüyordu.
Buna da hafıza güçlendirme deniliyordu ve uykunun bu işlem için oldukça önemli olduğunu gösteren çokça çalışma mevcut.
Uyku anında, zihinlerimizin kendini dış dünyaya kapattığı düşüncesi oldukça eskidir.
Hatta gündelik deneyimlerimize ve uyku anında beynimizin dış dünyaya kendisini tamamen kapatmadığını ortaya koyan güncel bilimsel çalışmalara rağmen, bu bakış açısı bugün dahi uykuya dair kavrayışımızda kendisine yer edinebiliyor.

***

HAFTANIN HABERİ

Deniz tutkunları Finike'de

Doğaya, denize, yelkene tutkun kadınların büyük desteğini kazanan Tutkumm Ekibi, 19 Mayıs tarihinde Milta Bodrum Marina Fener'de 'Vira Bismillah' demişti.
Ekip, Akdeniz yolculuğunda Finike'ye ulaştı. Her limanda çiçeklerle karşılanan Tutkumm Ekibi'ne ilgi de oldukça yüksek.
Kılıç Holding'in de desteği ile süren Akdeniz yolculuğunu, her biri kendi alanlarında başarılı olan, bilgisayar programcısı Kaptan Neşe Hasipek, istatistikçi Ceyda Güleçyüz, y. şehir plancısı Şule Kükrer ve gazeteci Ferda Volkan yapıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.