Gerçek amacı bu olamaz!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

07 Haziran 2021, 08:15

Turizmle ve siyasetle ilgilenen herkes mutlaka Bahattin Yücel ismini bilir.

Cumartesi günü öğleden sonra Bahattin Yücel, ‘Çeşme Yarımadası’na dokunmayın’ başlıklı önemli bir makale yazdı.
Önce bir hatırlatma yapayım:
4 Haziran Cuma günü İzmir’de; TMMOB’nin Kent Konseyleri ve Büyükşehir Belediyesi ile birlikte düzenledikleri etkinlikte, Çeşme Yarımadasındaki son gelişmeler tartışıldı.
Bahattin Yücel de bu etkinlikten etkilenerek, ‘Dünya’da; turizmin tarihindeki en kötü döneminden geçtiği bu salgın sürecinde, Kültür ve Turizm Bakanlığının yerel yönetimleri hiçe sayan yaklaşımıyla gündeme getirilen, sözde turizm gelişim projesi, aslında kötücül rant devşirme eğiliminin tipik bir örneği.’ diyerek tüm İzmirlileri yakından ilgilendiren şunları söyledi:
‘Ortada henüz uzmanlarca hazırlanarak, tartışmaya açılmış bir doküman yok. Sadece basit bir kroki üzerinde, İzmir- Çeşme otoyolunun kuzeyi ile güneyinde gösterilen iki bölgenin, ticari ve konut alanları inşaatına açılması var. Yerel yönetimler ve STK’lar ile paylaşılan tek bilgi bu.
Konuyla ilgisiz bir girişimcinin Bakanlık kararı açıklanmadan kısa süre önce kurduğu şirkete, hizmet alımı yoluyla verilen, projedeki potansiyel yatırım alanlarını belirleme işinin kapsamı devlet sırır gibi saklanıyor.

Su kaynakları yetersiz

Ekolojisi sınırlı su kaynakları ve yerleşik nüfusunun azlığı nedeniyle, çok farklı özelliklere sahip Yarımada’da, Bakanın açıkladığı gibi 20 Golf sahası, marinalar ve oteller inşa edilmesi, Çeşme ve çevresini asla bir çekim merkezi yapmayacaktır.
Tam tersine Bölgeyi turizm amacı kullanılarak, kısa sürede lüks konutlar yoluyla rant devşirme alanına dönüştürecektir.
Özellikle yeterli suyu sağlayacak kaynakları olmayan Bölgede, bırakın 20 golf sahasını planlamayı, bundan söz etmek bile asıl amacın turizmin gölgesine sığınılarak, rant üretmek olduğunu gözler önüne sermeye yetiyor.
 
Sözde turizm yatırımı

Ortada tahsis yoluyla büyük ölçekli bir varlık transferinin tasarlandığını gösteren belirtiler de var.
Örneğin, sözde turizm yatırımları amacıyla imara açılacak arazilerin yüz ölçümü, Yarımada üzerindeki kullanılabilir toprakların yüzde 55 ‘ini oluşturuyor.
Daha önemlisi; bu arazinin yüzde 97’lik bölümü kamuya ait…
Yukarıdaki oranlar ilk başta yandaş olduğu kuşkusuz bir kişiye verilen keşif işlemleri dikkate alındığında, gerçek amacın Çeşme Yarımadasındaki kamu arazilerine son günlerin moda deyimiyle “çökme” olduğunu açıkça gösteriyor.
‘Alaçatıport’ adı verilen gayrimenkul yatırımının, turizme katkı yapıyor gerekçesiyle büyütülmesi sonucu, çevredeki hakim rüzgarların yönlerinin değişmesine neden olduğu ve geçtiğimiz aylarda aniden ortaya çıkan hortumdan ne denli zarar görüldüğü henüz belleklerden silinmedi.
Doğa; sonunda kendisine yapılan haksızlıkların intikamını alıyor.
İzmir’liler bu yağmaya karşı çıkmalılar.’
Ama bu kez İzmir’de ortaya konan sivil inisiyatif ve Büyükşehir Belediyesinin ısrarlı takibi, bu projenin hayata geçirilmesini önleyecek güçte görünüyor.
Bu arada şunu da ilave edeyim:
Çeşmeli Gazeteci İsa Atagöz ile Cemal Bilge ile Şerife Bekman ve Yusuf Çınar’ın son zamanlarda dikkat çekmek için yaptıkları haberleri ve Nermin Ekinci başkanlığındaki Çeşme Kadın Dayanışma Derneği yönetici ile üyelerinin haklı mücadelesini görmezden gelemeyiz…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.