Gezin be kardeşim!


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

05 Mart 2020, 08:47

Son günlerde, özellikle muhalefet sokak anketlerine önem veriyor. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de benzer bir çalışma yapıyordu. '81 ili gezeceğim' dedi.
Böylece halkın nabzını dinliyor. Ancak Suriye başta olmak üzere gelişmeler tekrar Beşkent'e dönmesine neden oldu.
CHP'li yönetici ve milletvekillerinin de, mahalle mahalle, daha doğrusu sokak sokak, cadde cadde ilçe ilçe gezmediği yer bırakmaması taban tarafından isteniyor. Ama nedense bu zahmete girmiyorlar. Hadi bunları bırakalım, kentlerinde; minibüs, otobüs yani toplu ulaşım araçlarında halkla birlikte olup nabzını tutabilirler.
Ama İran'da Korena virüsünden ölen İranlı politikacının ölüm haberi bunları etkilemiş olmalı ki, hiçbir partiden hiçbir politikacı halkla bütünleşmiyor. Bahane hazır; Suriye'de, Libya'da harp hali ve de sınırlardaki göçmen durumu.
Hâlbuki bir gezseler; Bazı kişilerin iddia ettikleri gibi: Halk mutsuz, perişan, fakir, borçlu, aşsız, işsiz gibi unsurları görecekler.
Bu 'unsur' sözcüğü de bize herhalde İdlip'teki gelişmeleri yorumlayanlardan dilimize yerleşti.
İşin özeti; gülen surat görmeye hasretiz. Tüm milletvekilleri bir yana bırakalım, kentlerdeki yöneticiler de, parti yöneticileri de alışveriş yaparken 'Ne kadar?' demeden önce tek tek fiyatları bir incelesinler, ne görecekler?
Bir önceki günkü etiketin üzerindeki fiyatın değiştiğine tanık olacaklar.
Ama onların tuzları kuru değil mi? Bence mahalle bakkalları bu işin en önemli şaşmaz terazisi. Ağzına kadar dolu kahvehanelere bırakın onların uğramasını beklemeyi sizler yani bizler gidelim bakalım neler görecek, neler duyacağız?
Bir süre önceye kadar konuşmayan, çekinen insanlarımızın nasıl konuştuklarına tanık olacaksınız.
Türkiye'nin nabzı buralarda atıyor.

Bir aşk hikayesi

Canınızı sıktım. Ama biraz de tarihten bir 'aşk hikayesi' anlatarak konuyu değiştireyim. Biz İzmir ve Egeliler genelde 'Türk delikanlı ile Yunanlı Elene'nin aşkını' ele alır ve biliriz. Yakın zamanda İzmirli Gazeteci Çetin E.'nin Romen kızıyla olan aşkını da belli yaşta olanlar bilir. Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit, o zamanlar 'Demirperde' olarak bilinen Romanya Başbakanı ile görüşerek, gelini istemişti. Ve o gün için mutluluk iki ülke insanını sarmıştı.
Şimdi ise Doğu'ya gidiyorum, Osmanlı döneminde. 'Osmanlı- İran İlişkilerinde Diplomatik Problem' i, Bir İngiliz Kızının Kaçırılması' nı nakledeyim: 1891 yılında Osmanlı Devleti sınırına yakın İran sınırları içinde Savuçbulak şehrinde ticaretle uğraşan bir İngiliz ailenin kızı Katy Greenfield'in Mirza Aziz isminde İran vatandaşı bir Kürt tarafından kaçırılıp Osmanlı şehbenderliğine sığınması ve sonrasında gelişen olayların özetinin özeti şöyle:
Bölgede bulunan aşiretler açısından geçişken bir yapıya sahip olan Osmanlı-İran sınırında bu tür olaylar sık yaşanmakla birlikte bu olay Osmanlı şehbenderhanesini içine alınca iki devlet de bu olaya doğrudan müdahil olmak zorunda kalmıştır.
Osmanlı kaynaklarına göre kadın İran mahkemesinde bunu ikrar ederek Müslüman olmuş ve Mirza Aziz'le evlenmiştir.
Fakat annesi ve bölgede bulunan İngiliz konsolos durumu kabullenmeyerek kızın mahkemeye tekrar çıkarılmasını istemiştir.
Genç kız mahkemeye tekrar çıkarılmak üzere Tebriz'e götürüldüğü sırada yol üzerinde bulunan Savuçbulak Osmanlı şehbenderliğine sığınmıştır.
Genç kızın Osmanlı şehbenderhanesine sığınması sonrasında İngiliz gazeteleri dolayısıyla kamuoyunun olaya yoğun ilgi göstermesi sebebiyle İngiltere hükümeti İran ve Osmanlı hükümetleri üzerinde baskı kurarak Katy'nin annesine teslim edilmesini istemiştir. Bölgede bulunan Osmanlı şehbenderlerinin mücadelesi ve Kürt aşiretlerinin genç kadını vermemek için gösterdikleri mukavemet üzerine süreç uzamış fakat en nihayetinde Katy Greenfield mahkemeye ikinci kez çıkarılıp sorgulanmıştır. Katy Greenfield, birinci mahkemedeki gibi Müslüman olduğunu ve Mirza Aziz'le evleneceğini beyan etmiştir.
İngiliz konsolos ve kızın annesi gönülsüz olmalarına karşın Katy Mirza Aziz'e teslim edilmiştir...
İran-Osmanlı-İngiltere ilişkileri üçgeninde gelişen olayda, İngiltere'nin siyasi gücünü kullanarak İran ve Osmanlı devletleri üzerinde baskı kurduğu bir gerçektir.
İngiltere tarafından bu iki devlet üzerinde baskı kurulmasına rağmen iki devletin de üzerinde tam hâkimiyet kuramadıkları Kürtlerin bu olayın faili olması ve coğrafyanın Kürtlere avantaj sağlaması sayesinde, bizim de kararlı olmamız üzerine mesele Kürt gencin lehine çözüldü.
İngiliz basını ise kültürel farkları göz önüne sererken basının kamuoyu oluşturmaktaki rolünü de anlamamıza vesile olmuştur.
Anlatmaya çalıştığım aşk hikayesizinin araştırmasını Mehmet Selim Temel yapmış.

KURDELA

Üretim başlıyor!

Çin'de meydana gelen yeni koronavirüsünden (Covid-19) kaynaklı salgın şu an etkili bir şekilde kontrol altına alınmış durumda. Çin'deki yabancı işletmeler de art arda işbaşı yapıyor. Salgın karşısında Çin hükümetinin güçlü tedbirler aldığı kanısında olan yabancı işletmelerden yetkililer, Çin ekonomisinin dayanıklılığına ve piyasa potansiyeline güvenle baktıklarını belirtiyor. Tabii ki bu açıklamalar Çin tarafından yapılıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.