Deprem ruhumuzu da harabeye çeviriyor

Deprem korkusunun ruh sağlığımızı da bozduğunu söyleyen Uzm. Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, 'Deprem en çok stres bozukluğu ve depresyona yol açıyor. Bu etki bir aydan fazla sürüyorsa uzmana başvurulmalı' dedi

Deprem ruhumuzu da harabeye çeviriyor
23 Ocak 2020 Perşembe 12:55

Doğal afetler içinde yer alan depremin, fiziksel, ekonomik ve sosyal yıkımların yanı sıra fizyolojik, bilişsel, duygusal ve davranışsal etkilere yol  açtığını söyleyen NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'den Gülçin Şenyuva, "Bu etkiler normaldir. Ancak bir aydan fazla sürmesi halinde uzmana danışmak gerekiyor. Deprem sonrasında en fazla travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon görülüyor. Erken müdahale ise önemli" dedi. Deprem korkusunun, kişinin yaşadığı ölüm veya sevdiklerini kaybetme korkusu olduğunu belirten Gülçin Şenyuva, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu korkuyu yaşayan kişilerde tepkiler fizyolojik, bilişsel, duygusal ve davranışsal olarak ayrılır. Fizyolojik tepkiler; yorgunluk, bulantı, baş ağrısı, tikler, baş dönmesidir. Bilişsel tepkiler; hafıza problemleri, dikkat sorunları, karar vermekte güçlüklerin olmasıdır.

Yakınları da etkiler

Davranışsal tepkiler; uyku problemleri, sık ağlama, tedirginlik hali, isteksizlik, alkol-madde kötüye kullanımıdır. Duygusal tepkiler; kaygı, depresyon, suçluluk hissetme, kendisine veya başkalarına zarar geleceği beklentisidir. Kişilerde görülen bu tepkiler normal olmakla birlikte dikkatle gözlenmeli ve bir aydan uzun sürmesi durumunda psikiyatri ve/veya psikolojiye yönlendirilmelidir. Yaşanan bu travmatik olay sadece depreme maruz kalan kişileri değil, mağdurların yakınlarını da etkiler. Depreme yakından ya da medya aracılığı ile tanık olan kişilerin yanı sıra destek-yardım çalışmalarında görev alan kişiler ve/veya personeller olumsuz etkilenir." Tepkiler bir aydan fazla sürerse dikkat!

Travma sonrası

Gülçin Şenyuva, "Travma sonrası stres bozukluğu, travmatik yaşantı sonrasında kişide yaşanılan olayı sürekli olarak hatırlama, travmayı hatırlatan durum veya olaylardan kaçınma, artmış uyarılma hali ile kendini gösteren bir bozukluktur. TSSB'nin ortaya çıkışında travma öncesi (cinsiyet, genetik yapı, geçmiş travmatik yaşantılar, geçmiş ruhsal sorunlar vb.), travma sırası (travmatik yaşantının şiddeti, süresi, yaralanmaların olması vb.) ve travma sonrası (sosyal desteğin düşük olması, ekonomik problemler vb.) gibi birçok faktörün etkisi bulunmaktadır" dedi.

Destek alınabilir

Deprem korkusu ile başa çıkabilmek için öncelikle bu konuda istekli ve iş birlikçi olunması gerektiğini vurgulayan Gülçin Şenyuva, "Bu konuda bilimsel temeli olan, kısa süreli psikolojik destek alınması önem teşkil etmektedir. Korkunun yarattığı çaresizlik duygusu ve travmatik stres belirtileri arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu nedenle korkulan durumlardan kaçınmak yerine, korku ile karşılaşmak ve kontrol duygusunun gelişmesini sağlamak ile deprem korkusunun üstesinden gelinebileceği bilinmektedir" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.