Kime şikâyet edebilirim ki?

İzmir'de çöken köprü iskelesi altında kalarak can veren 7 çocuklu ailenin tek erkek evladı Mehmet Reşit Işık (40) ile 10 günlük izne gelen ve nişanlandıktan sonra tekrar çalışmaya giden Sefer Aslan'ın (22) hikayesi, gözleri yaşartıyor. Baba Abdurrahman Işık, 'Ben kime şikayette bulunayım' diye feryat ediyor

Kime şikâyet edebilirim ki?
08 Ağustos 2015 Cumartesi 09:07

İzmir-Çanakkale yolu Çandarlı etabı çalışmalarında köprü iskelesine harç dökülmesi sırasında meydana gelen kazada hayatını kaybeden 4 işçiden Mehmet Reşit Işık (40), Hakan Bilmez (22) ve Sefer Aslan'ın (22) cenazeleri Erciş ilçe merkezi ve ilçeye bağlı Tekler ile Köycük mahallelerinde defnedilmişti. Aileler, ilçe merkezi ve bağlı mahallelerde taziyeleri kabul etmeye başlarken, ölen işçilerin geride bıraktıkları acı dolu hayat hikayeleri hüzünle anlatılıyor.
İlçe merkezinde defnedilen Mehmet Reşit Işık, geride yaşlı anne, baba ve 2 çocuk bırakırken, 9 yaşındaki kızı Elif'in 'Babam beni bırakıp nereye gitti' feryatları ve babasının fotoğraflarıyla taziyeevinde dolaşması, yakınlarını hüzünlendiriyor.

Baba Abdurrahman Işık (74), 6'sı kız 7 çocuğundan biri olan oğlunu kaybetmenin kaderlerinde olduğunu belirterek, şimdi eşi Suphiye Işık (64) ile emanet olan torunlarıyla evlat hasretini gidereceklerini söyledi.

Oğlunun Elif (9) ile Muhammed (8) adlarında iki çocuğu bulunduğunu anlatan Işık, 'Allah verdi, Allah aldı. Ne diyebilirim, kime şikayette bulunabilirim ki? Tek oğlumdu. Oğlumdan geriye iki çocuğu kaldı. Elif bu yıl üçüncü sınıfa gidecek. Şimdi torunlarıma ben bakacağım. Bir emekli maaşım var ve elimden geldiği kadar da bakmaya çalışacağım. Elif şimdi 'Siz de ölürseniz ben ne yapacağım' diyor' diye konuştu.

Anne Suphiye Işık ise 'Çok şükür, Allah'ın kaderi. Şimdi çocukları kaldı geriye. Eğer devletimiz çocuklarına yardım ederse çok mutlu oluruz. Oğlum bahçeye yeni bir ev yaptı ailesi için ama çalışmaya gitti ve vefat etti. Burada oturmak nasip olmadı. Allah'ın takdiriydi. Çok şükür' dedi.

Yeni nişanlanmıştı

Ramazan Bayramı için izin alarak ailesinin ikamet ettiği Erciş'in Tekler Mahallesi'ne gelen, yıllardır sevdiği kapı komşusunun kızı Oya Karakaya ile nişanlanan Sefer Aslan da geride acılı anne, baba, 6 kardeş ile gözü yaşlı bir nişanlı bıraktı.

Mahalledeki taziyeevinde taziyeleri kabul eden baba Abdurrahman Aslan güçlükle ayakta dururken, kadınların olduğu bölümde oturan anne Ayten Aslan ise Kürtçe söylediği ağıtlarla oğlunun arkasından gözyaşları döküyor. Kardeşi Hakan Aslan (19) ile çalıştığı sırada yaşanan talihsiz kazada yeğenini hayatını kaybettiğini anlatan amca Mehmet Salih Aslan, Sefer'in bir yıl önce vatani görevini yaptıktan sonra memleketine döndüğünü söyledi.
Askerlik sonrasında babasına ve ailesine destek olmak için çalışmaya başladığını ifade eden amca Aslan, yeğeninin sakin, kendi halinde biri olduğunu ve mahallelinin onu çok sevdiğini vurguladı. Anne ve babasına çok düşkün olduğunu, onlara rahat bir yaşam sürdürme amacını taşıdığını anlatan Aslan, olayı Allah'ın takdiri olarak gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:
'Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda 10 günlük izne gelmiş, burada kapı komşusunun kızıyla nişanlanmıştı. Birkaç gün sonra da yine İzmir'deki işine gitti. Sonra da bu olay oldu. Oradaki iş güvencesinde kalfaların, işçilerin değil, patronun, devletin denetlemesinin kusuru var. Bu kusur hükümetin, Başbakan'ın veya Cumhurbaşkanı'nın değil. Denetleyiciler bunu denetlemiyor. Oraya gidip çalışanları kontrol eden birilerinin olması lazım. Biz buna kaza, takdiri ilahi diyoruz. Babası, annesi, kardeşleri perişan oldu. Buna yürek dayanmıyor. Böyle bir gencin, bir de 10 günlük nişanlı olmasına insan haliyle çok üzülüyor.'
Sadece yeğeninin kazaya kurban gitmediğini, sürekli bölgeden giden birçok gencin buna bağlı nedenler yüzünden hayatını kaybettiğini belirten Aslan, yasa dışı herhangi bir şeye bulaşmamak için gençlerin batıya gidip çalıştığını ve ekmeklerini taştan çıkarmak için büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.


Tedbirsizlik can alıyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, Türkiye'de her gün iş kazalarından kaynaklanan yeni ölümlerle karşılaşıldığını, temmuzda 165 işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, 'Bu iş kazalarının yüzde 97'si tedbir alınsaydı önlenebilirdi. Tedbirsizlik sonucu her gün canımız yanıyor, ocaklar sönüyor' dedi.
Akkaya, 4 işçinin hayatını kaybettiği, İzmir çevre yolunun Menemen kavşağındaki çöken köprü iskelesinde incelemede bulundu.
İnceleme sonrası Akkaya, Türkiye'de iş kazalarının tedbirsizlikten kaynaklandığı ileri sürerek, Menemen'de yaşanan kazada ihmal olup olmadığının müfettişlerin yapacağı soruşturma sonrası ortaya çıkacağını söyledi.

'Türkiye'de acı bir gerçek olduğunu her gün yeni ölümlerle karşılaşıldığını, sadece temmuzda 165 işçinin hayatını kaybettiğini ifade eden Akkaya, şöyle devam etti: 'Ocaktan itibaren 7 ayda 971 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti, bu şaka gibi bir şey. Her gün 3-4 işçi Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ölüyor. Ancak toplam ölümlerde gündeme geliyor. Bir haftalık ya da 10 günlük bakıldığında 65 işçinin öldüğünü görüyoruz. İncelendiğinde çarpık bir tablo çıkıyor. Bu iş kazalarının yüzde 97'si tedbir alınsaydı önlenebilirdi. Tedbirsizlik sonucu her gün canımız yanıyor, ocaklar sönüyor. Ailelerin hayatları yardımlarla sürüyor. Bu çözülmeyecek bir sorun değil. Maliyet olarak görmeden insana değer veren bir anlayışla bakarsak çözülür. Türkiye'de örgütlü olan iş yerlerinde kazaların yüzde 10 bile olmadığını görüyoruz. Avrupa standartlarında olduğunu görüyoruz. Sendikalı olan yerlerde denetleme, sağlıklı iş ortamı oluyor. İş kazalarını önleme sendikaların önündeki örgütlenme sorunlarını ortadan kaldırılmasıyla olur.'


Kaynak: AA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.