Türkiye'nin kanayan yarası: Çocuk gelinler

Türkiye'de oyun oynama çağında evlendirilen ve ardından çocuk sahibi olan çocuk gelin sayısında her geçen yıl azalma olmasına rağmen, sorun hala varlığını sürdürüyor

Türkiye'nin kanayan yarası: Çocuk gelinler
15 Ocak 2014 Çarşamba 12:41

Siirt'in Pervari ilçesinde 12 yaşında evlendirilen, 13'ünde anne olan ve evinde silahla vurulmuş halde bulunan 14 yaşındaki Kader Erten'in ölümünden sonra "çocuk gelin" ve "çocuk anne" sorunu tekrar gündeme geldi.

Yaşıtları gibi okulda olmaları gereken ancak kimi berdelle kimi görücü usulüyle evlendirilen çocuklar, oyun çağında anne oluyor. Çoğu zaman 15 yaşına girmeden anne olan çocuklar, oyuncak bebekle oynayacakları dönemde kucaklarında dünyaya getirdikleri bebeklerini alıyor. Çocukluk çağında evlendirilen ve 18 yaşına gelmeden 3-4 çocuk sahibi olan çocuklar gelin, eş ve anne olmanın ağırlığı altında eziliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Türkiye'de 2001-2012 yıllarında 15 yaş altında olan 17 bin 648 çocuk, anne oldu. Bunlardan 4 bin 312'si Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki çocuklardan oluştu. Aynı tarihlerde Diyarbakır'da bin 131, Şanlıurfa'da ise 940 çocuk doğum yaparak anneliğe adım attı.

Türkiye'de 15-17 yaş arasında 412 bin 923 genç kız anne oldu. Bunların 242 bin 836'sı Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki genç kızlardan oluştu. 2008-2012 yıllarında ise 16-19 yaş grubunda 695 bin 782 genç kız resmi nikahla evlendi.

İdeal doğum yaşı 25-30

Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yalınkaya, AA muhabirine, bölgede zaman zaman 13-14 yaşındaki çocuk annelerle karşılaştıklarını, 15-17 yaşlarındaki çocuk annelere ise daha çok tanık olduklarını söyledi.

Bu yaşlardaki hamileliklerde çocuk daha gelişimini tamamlamadığı için biyolojik, fizyolojik ve anatomik olarak olumsuz etkiler görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Yalınkaya, "Ne yapacaklarını, ne zaman, nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. O yönden sıkıntı yaşanıyor. Çocuklar daha büyüme çağında oldukları için sorunlar çıkıyor. Daha hayatı anlamıyorlar ve yaşama dair tecrübe ve deneyimleri yok. O nedenle sıkıntı çekiyorlar. Hamilelik döneminde gebelik zehirlenmesi gibi komplikasyonlar daha fazla çıkıyor" dedi.

En sağlıklı doğum yaşının 25-30 yaş arası olduğuna dikkati çeken Yalınkaya, 20 yaşından önce ve 30 yaşından sonra yaşanan gebeliklerde sorunlar yaşanabildiğini belirtti.

"Çocuk yaşta evliliklerde annenin gelişimi henüz tamamlanmadığı için hamilelik döneminde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu çocukları aileleri yaşı küçük olduğu için adli sorun yaşanmasın diye hastaneye götürmeye çekiniyor olabilir. Bu yaşlarda evde doğum yapmaları daha riskli oluyor" diyen Yalınkaya, küçük yaşlarda hamileliğin sakıncalı olduğunu vurguladı.

Erken yaşta evlenen 300 kadına yönelik araştırma

DÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Oto ise erken yaşta evliliğin toplumsal ve sosyal bir dram olduğunu, çocuk yaşta evlendirilen çocukların büyük sorunlar yaşadığını söyledi.

Diyarbakır'da erken yaşta evliliğin birçok örneğinin bulunduğunu, bu kapsamda erken yaşta evlenen 300 kadına yönelik bir araştırma yaptıklarını ifade eden Oto, her birinin dramının farklı ve acı olduğunu belirtti.

Oto, erken yaşta evlendirilen çocukların ömür boyu süren psikolojik rahatsızlıklar yaşadıklarını kaydetti.

Çocuk gelinlere yönelik özel telefon hattı önerisi

Oto, araştırmalarında 40-45 yaş grubundaki kadınlarla da görüştüklerini anlatarak, şöyle konuştu:

"Onlar da hala evlendikleri dönemi hatırladıklarında titreyip, ağlıyorlardı. Psikiyatrik tedavi görenler vardı. Birçok psikiyatrik hastalık dışında başka hastalıklar da yaşıyorlardı. Aileleri tarafından istismar edilen çocuklardı. Bu tümüyle ailenin çocuklarını istismar ettiği bir süreçtir. Özellikle 15 yaş altındaki evlilikler çok ciddi sorunlar yaratıyor. Bunun mutlaka önlenmesi lazım. Yasalar, yaptırımlar çocuk yaşta evliliklerin engellenmesi için çok uygun değil. Daha ağır yaptırımların gelmesi lazım. Bu sorun yoksul semtlerde daha çok yaşanıyor. Mutlaka ailelere yönelik bir duyarlılık  geliştirilmesi gerekiyor. Sadece çocuk gelinlere yönelik bir telefon hattı olması lazım. Erken yaşta evlendirilen bu çocukların ulaşabilecekleri bir mercinin olması gerekiyor. Kız çocukları okuldan ayrılıyorsa, öğretmenlerinin bunu araştırması lazım. Basit birkaç adım belki bu sorunu çözemez, ancak azaltabilir."

Sağlıklı iletişim kuramıyorlar

Prof. Dr. Remzi Oto, ciddi bir dram olan erken yaşta evliliklerin cinsel ve diğer sağlık sorunlarının yaşanmasına da neden olduğuna işaret etti.

Bu çocukların hiçbirinin sağlıklı iletişim kuramadığını ifade eden Oto, eşlerine koca mı yoksa baba mı diyeceklerinin çelişkisini yaşadıklarını belirtti.

Oto, "Bir kadın bize kocasını koca mı yoksa baba diye mi çağıracağı konusunda şaşırdığını söylemişti. Çocuk yaşta yapılan evlilikler sadece o dönemi değil, bireyin tüm hayatını etkileyecek bir drama dönüşüyor. Hepimiz, çok yaygın görülen bu duruma seyirci kalıyoruz. Ciddi yaptırımların gelmesi lazım. Türkiye ortalaması yüzde 30'lar civarında. Bölgede ise yoksul semtlerde bu durum yüzde 50'lere çıkabiliyor. Bu konuda herkesin duyarlı davranması gerekir" diye konuştu.

Kaynak: AA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.