Haykırmaya devam


Gülseren E. YENİÇAY

Gülseren E. YENİÇAY

18 Mart 2021, 08:48

Sevgili okuyucularım;

Çanakkale Zaferi’mizin 106’ncı yılında tüm kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, nurlar içinde yatmalarını yürekten diliyorum.
Günün önemi içinde yüksek yargının aldığı ‘andımız’la ilgili karara tepkileri ele almak istiyorum.
En büyük tepki yine CHP’den geldi.
İzmir’den bir örnek vereyim;
CHP Bayraklı İlçe Başkanlığı tarafından gösterilen ‘Andımız tepkisi’ni paylaşmak istiyorum.
CHP Bayraklı İlçe Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna başvurarak, Danıştay 8.Dairenin kararını iptal ederek, Andımızın okullarda okunmaması kararı alması üzerine, tepki göstererek açıklamada bulundu.
Basın açıklamasına CHP Bayraklı İlçe Başkanı Pınar Susmuş, CHP Bayraklı İlçe örgütü, CHP Bayraklı Gençlik Kolları ve Yerel Hizmetler Derneği Başkanı Halis Güneş de destek verdi.
Lafı fazla uzatmadan açıklamayı birlikte okuyalım:
‘Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurulları Yönetmeliğinin  ‘Öğrenci Andı’ başlıklı 12. maddesini, 08 Ekim 2013 tarihinde yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle yapılan yasal başvurular sonucu,  Danıştay 8. dairesi öğrencinin Andının okunmasının kaldırılması işlemini iptal etmiş yani okullarda öğrenci Andının okunmasının tekrar önünü açmıştı. Ancak bu karara MEB'nin itirazı üzerine, Danıştay  İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, 8.Dairenin kararını iptal ederek, öğrencinin andına okullarda okunmaması gerektiğine karar vermiştir.
Okul yılları epey gerilerde kalmış olanlar yani bizler ve okul yıllarınız henüz tamamlamamış veya tamamlamak üzere olanlar yani gençlerimiz, ilköğretim yıllarımızı andımızı okuyarak geçirdik.
Hiçbirimiz andımızı okumuş olmaktan rahatsız olmadık.
Andımızı okumanın hiçbir rahatsız edici ya da yanlış yönüyle karşılaşmadık.
Aksine ‘Ey Büyük Atatürk’ diye okul bahçesinin inletirken kıvanç duyduk. ‘Varlığım Türk Varlığına armağan olsun’’ derken ‘’Yurdumu milletimi özümden çok sevmekten’ söz ederken vatan sevgisiyle coştuk.
Bizler ‘Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak’ temel felsefesi ile yetiştik.
Unutulmamalıdır ki andımızınn son cümlesini oluşturan Atamızın ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözü, Anayasal vatandaşlığımızı ifade etmektedir. Bu Ülke, Türk'ü Kürdü, Çerkezi, Lazı ile bir kültür mozaiğidir ve bu mozaiği bozmaya, yıpratmaya çalışanların aksine ‘Ne mutlu Türküm Diyene’ sözü, bizleri sımsıkı bağlarla kenetleyen bir ifadedir.
Hiçbir etnik kökeni dışlamayan, aksine bütün etnik kökenleri kapsayan bir kavramdır.
Bizlerin ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünden anladığımız ve yaşama geçmesi için uğraş verdiğimiz değerler eşit yurttaş, eşit birey olmak, bütün haklardan eşit bireyler olarak yararlanmaktır.
Bu Ülkenin kuruluşunda, Dünya Tarihinde eşi benzeri görülmemiş kahramanlık, eşi benzeri görülmemiş bir mücadele vardır.
Böylesine büyük zorluklarla kurulmus bir ülkenin kendi gerçeklerinden ve kendi milli değerlerinden hiçbir zaman koparılmaması gerekmektedir.’
‘Atatürk sevgisi, Atatürk milliyetçiliği bu kadim Milletin vazgeçilmezleridir. Biz çıkar meydanlarda  ‘Büyük Atatürk, açtığın yolda gösterdiğin hedefe hiç durmadan yürüyeceğime and içerim’  dive haykırmaya devam ederiz.’

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.