Sosyal medyada herkes yazar, herkes şair; bir nevi
okul görevi yüklenmiş facebook.
Kaynağı  büyük ölçüde internet olan bir yazışma alanı; bu alanın nesnelliği ne ölçüdedir,
ne kadar güvenilirdir; bunu sorsulamadan, yazdığı konu hakkında ön bilgisi olmadan
sadece internet kaynaklarından edinilen bilgilerle yazı üretenler gaflara imza atabilirler.
Yunus Emre'nin bir şiirinden bir kıta:

Ben gelmedim dava için
Benim işim sevi için
dostun evi gönüllerdir
gönüller yapmaya geldim

Birinci dizedeki dava sözcüğü halk şiirinde asla olamaz; uyak uyuşmazlığı var; dava - sevi arasında
uyak birliği yok. Hatta bazı internet kaynaklarında dava yerine kavga konulmuştur. Bir 
edebiyatçı bunu fark etmeli, araştırıp doğruyu bulmalı. Şiirin ilk dizesi " Ben gelmedim davi
için" dir.halk ağzında davikün, davici sözcüğü kullanılmaktadır.Davi - sevi ; halk şiirinin
iki temel kuralından biri sağlanmış oldu ( Diğer kural, hece sayısı eşitliği. Bu o kadar önemli ki
heceyi tutturmak için isimler bile kısaltılır: Karacaoğlan - Karacoğlan olur)
Füzüli' nin meşhur bir beyiti var: 

Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanma ki şair sözü elbette yalandır

 Bu beyitteki ger sözcüğü internette birçok yükleyici tarafından gel olarak yazılmıştır.
Ger, eğer anlamındadır; gel bir ünlemdir, yükleyici iyi araştırmadan kafasına göre
gel sözcüğünü  seçmiştir. Bu önemli bir hatadır; edebi bir metni hiçe saydırır.
Herkes yazar, şair  sosyal medyada; bu bir bakıma takdire şayan olsa da bir bilgi kirliliği de
yaratmaktadır.