Aile Hekimleri bina sorununa çözüm istiyor

Fiziki koşulları uygun olmayan ASM’lerde hizmet vermeye devam eden Aile Hekimlerinin bina sorununun çözümü için çağrıda bulunan İzmir Tabip Odası, yaptığı basın açıklamasında “Kamu hizmeti veren ASM’lerin personelinin tümünün istihdamı ve fiziken uygun mekanların oluşturulması Sağlık Bakanlığınca sağlanmalıdır. Bu sosyal devlet olmanın bir gereğidir” ifadesine yer verildi

Aile Hekimleri bina sorununa çözüm istiyor
02 Haziran 2021 Çarşamba 14:17

FATİH ÖZKILINÇ- İzmir Tabip Odası, aile hekimlerin yaşadığı bina sıkıntısını dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. İzmir Tabip Odası Konferans salonunda yapılan basın açıklamasında fiziki koşulları uygun olmayan Aile Sağlık Merkezlerinde(ASM) hizmet vermeye devam eden Aile Hekimlerinin bina sorununun çözümü için çağrıda bulundu. ‘ASM Mekanları İçin Harekete Geçiyoruz’ isimli başlatılan kampanya için talepler sıralanırken “kamu hizmeti kamu binalarında verilmelidir” ifadelerine yer verildi. Basın açıklamasına İzmir Tabip Odası başkanı Opt. Dr. Lütfi Çamlı, İzmir Tabip Odası Aile hekimliği Komisyonu Başkanı Doktor Sibel Uyar, İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Kaynak ve İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Köse katıldı.

 

Birinci basamak sağlık hizmetleri doğru planlanamadı

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmının Aile Hekimlerince kiralanan, apartman altı dükkanlarda, giriş ya da bodrum kat dairelerde verildiğini dikkat çeken Çamlı, bu ASM’lerin birçoğunun ise, binaların güneş dahi görmeyen cephelerinde konumlandığını söyledi. Sağlıkta dönüşüm projesiyle, koruyucu sağlık hizmetlerini inceleyen birinci basamak sağlık hizmetleri doğru planlanmadığını vurgulayan Çamlı, aile hekimliği uygulaması ile tüm yükün hekimlerin üzerine yıkıldığını dikkat çekti. Hizmetin sunulacağı binanın bulunması ve donanımının sağlanması da hekimlerin üzerine yıkılan bir yük olmuştur. Şehir merkezlerinde fiziken uygun olmayan, yüksek fiyatlı mekanlar, hekimlerce, kiralanmak zorunda kalınırken; merkezden uzak, küçük yerleşimlerde ise uygun kiralık yapı olmaması hekimleri zor durumda bırakmaktadır. Kamu hizmeti sunulmasına rağmen standardı bulunmayan bu binaların kira bedellerinde de bir standart bulunmamakta, bu bedeller mülk sahiplerinin keyfine göre belirlenmekte ve beklenmeyen artışlar yaşanabilmektedir. Aile hekimlerine ‘cari giderler’ adıyla verilen ödeneğin hekimlerin tercihi olmadığını aktaran Çamlı, bu uygulamanın hekimlere hekimlik dışı işleri yapmaları için uygulanan bir dayatma olduğunu belirterek, “Bu ödeneğin, ASM tefrişatında ve kiralanmasında da kullanılacağı kabul edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde, birinci basamak sağlık hizmetleri toplum sağlığının bel kemiği olarak kabul edilen bir kamu hizmetidir. Bu kamu hizmetinin sunumu sırasında gerekli personelin tümünün istihdamı ve fiziken uygun mekanların oluşturulması Sağlık Bakanlığınca sağlanmalıdır. Bu sosyal devlet olmanın bir gereğidir”  dedi.

ASM’lerde mekan sorunu

Eski Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ döneminde Türkiye genelinde 2 bin 500 yeni aile sağlığı merkezi binası yapılacağı ifade edildiğini ancak o günden günümüze herhangi bir gelişme olmadığını hatırlatan Çamlı, “Atatürk Havalimanı arazisi üzerine, 45 günde 1000 yataklı hastane yapılmasıyla övünülürken; 10 yılda 1000 Aile Sağlığı Merkezi yapılamamıştır. Oysa ki Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yaptırılan şehir hastanelerine 1 yıl için ödenen 16 milyar kira ile 16 bin aile sağlığı merkezi yapılabilmekte ve birinci basamak sağlık hizmeti sunumunun mekan sorunu uzun yıllar boyu sürdürülebilir şekilde çözülebilmektedir. Her üç Aile Sağlığı Merkezinden birinin özelden kiralık olması ve de aile sağlığı merkezlerinin sadece yüzde 10’unun Kovid-19 tedbirlerini uygulamaya elverişli olması sorunun büyüklüğü çarpıcı bir şekilde göstermektedir” diye konuştu.
 

ASM’ler için talepler açıklandı

‘ASM mekânları için harekete geçiyoruz’ ismiyle başlatılan kampanya ile talepleri dile getiren Lütfi Çamlı, şu açıklamayı yaptı: “Aile Sağlığı Merkezlerinin yeterli uygunlukta ve eşit standartlarda olmasını sağlamak Sağlık Bakanlığının görevidir. Aile Sağlığı Merkezleri; Sağlık Bakanlığınca yapılacak kamuya ait mekânlarda ve yeterli donanım sağlanarak inşa edilmelidir. Aile Sağlığı Merkezi olarak kullanılan ancak deprem güvenliği olmayan kamu binaları; sağlık bakanlığı tarafından; teknik olarak mümkünse güçlendirilmeli ya da hastalar ve çalışanlar mağdur edilmeden yeniden inşa edilmelidir. Mobil sağlık hizmeti verilen kırsal bölgelerde bakanlık tarafından uygun mekânlar yapılmalı ve donanımı sağlanmalıdır.”

Mekanlar ASM’ler için uygun değil

Basın açıklaması sonrasında konuşan İzmir Tabip Odası Aile hekimliği Komisyonu Başkanı Doktor Sibel Uyar, “Pandemi ile mücadelede Asıl hizmet 1. Basamakta sürdürmek gerekirken gerek mekan gerekse personel sorunu yaşadık. Hastaları içeri alamadık, mekanlar uygun değildi. Havalandırma olmadığı için hastalarımızı yada aşı olacak vatandaşları içeriye alamadık. Bunları dikkat çekmek amacıyla kampanya başlattık. ASM’ler kamu tarafından yapılmalı, bizim hizmetimiz kamu hizmetidir. İzmir deprem geçirdi. 3 ASM mekan sorunu yaşadı. Kamu binası olsaydı farklı bir yol çizilecekti. Olmadığı için sorunlar yaşadı. Bayraklı 4 Nolu ASM bulunduğu bina depremde hasar gördüğü için boşaltıldığı halde orası halen hizmet vermeye devam ediyor. ASM’lerin kendi mekanını inşa etmesi söz konusu değil. Devlet birçok depremzedeyi destek vermesine rağmen kamu hizmeti yapan buralara  bir destek gelmemiştir. Arkadaşlarımızı devletten bakanlıktan destek bekliyor” dedi.

 Sağlık harcamaları ASM’ler yerine şehir hastanelerine yapıldı

İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Kaynak ise, “Sağlık hakkı insanların temel yaşam haklarından bir tanesidir ve bunu kamu hizmeti olarak devletin vermesi gerekiyor. Sağlık hizmetlerinin temel aşaması 1.basamak sağlık hizmetleridir. Gebe takibi süreci dahil olmak üzere hayatımızın sonuna kadar temel sağlık ihtiyaçlarımızın karşılandığı basamaktır. Bu en ön sırada önemsenmelidir. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesinde sağlık harcamalarının önemli bir kısmı 3. Aşama olan hastanelere harcanmakta. 230 bin yataklı kurumumuz var. Çok yüksek meblağlar 3. Basamağa yönlendirildi. Şehir hastaneleri çok büyük bütçelerle oluşturuldu. Bu paranın bir kısmı 1. basamağa aktarılmış olsaydı oradaki çalışan hekimlere gerçek sağlık hizmet vereceği şartlarda mekanlar donanımlar sağlanırdı. Bunlar yapılmış olsaydı pandemi sürecini uygun ve başarılı bir şekilde aşabilirdik. 1. basamaktaki sorunlar bu kadar büyük ve can acıtıcı olmazdı. Uygun ortamlarda ve donanımlarda devlet tarafından oluşturulacak yerlerde yapılması şarttır” diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.