Aşılamada geri kaldık! 120 milyon doz aşı yapılması gerekiyor!

Nisan ayı sonunda başlayan tam kapanma uygulaması bugün sona eriyor. Tam kapanmayla ilişkisi olmayan bir süreç yaşandığını belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Lütfi Çamlı, vaka sayılarında ciddi bir düşüş olmasına rağmen İzmir’in hala çok yüksek riskli, kırmızı iller grubunda bulunduğunu belirtti. Çamlı,aşılamanın yavaş gitmesinin de toplumsal bağışıklığı geciktirdiğini söyledi

Aşılamada geri kaldık! 120 milyon doz aşı yapılması gerekiyor!
17 Mayıs 2021 Pazartesi 08:55

FATİH ÖZKILINÇ- Koronavirüs (Covid-19) salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme ve hastalığın yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla ülke genelinde 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00’da başlayan tam kapanma uygulaması bugün sona eriyor. Ülke genelinde uygulanan 17 günlük sürece ilişkin İzmir Tabip Odası Başkanı Op. Dr. Lütfi Çamlı değerlendirmelerde bulundu.

 

Çarklar durmadı


Geride kalan 17 günde toplumsal hareketliliği azaltmak amacıyla farklı bir süreç yaşadığını dile getiren Çamlı, “Tam kapanmayla ilişkisi olmayan bir süreç yaşadık. Toplumsal hareketliliği azaltmak amacıyla Türk Tabipler Birliği ve bazı demokratik kitle örgütlerinin önerilerinden çok farklı bir uygulama oldu. Bu tam kapanma adı altında yapılan uygulamaya baktığımız zaman; çalışan kesimin büyük bir ölçüde fabrikalarda, işyerlerinde çalışmaya devam ettiklerini gördük. Fabrikalarda, işyerlerinde hatta kamu dairelerinde kapalı ortamlarda çalışma hayatı devam etti. Bulaşın yüksek olduğu yerlerde iş hayatı devam etti, çarklar durmadı. Günlük çalışan kesimler, küçük esnaf ise eve hapsedildi. Bu uygulama bunlar için sokağa çıkma yasağına döndü. Üretimin hayati olup olmamasının tartışabileceği sektörlerde çalışma devam etti. Oysa bizler hayati, zorunlu, acil sektörler dışında çarkların durmasını istemiştik. Böyle bir şey yapılmadı. Buradan doğan mağduriyetlerde sosyal ve ekonomik olarak karşılanmadı” dedi.

Test sayıları artırılmalı


Koronavirüsün en çok kapalı ortamda bulaştığına dikkat çeken Çamlı, “Açık ortamlarda bulaş riski çok düşük. Böyle bir uygulama kapalı ortamlarda özellikle uzun süreli birliktelikleri engel olacak şekilde planlanmalıydı. Toplu taşımaya talebin devam ettiği ya da kapalı ortamlarda iş hayatının devam ettiği bir süreçte pandemi yönünden çok etkin bir tedbir alındığında söylememiz mümkün değil. Bu süreçte vaka sayılarında ise bir düşme oldu. Ancak yapılan test sayısı da azaldı. Bilim insanları, bu süreçteki vaka sayılarının azalmasını açıklamakta güçlük çekiyor. Buna neden olabilecek aslında bir tedbir alındığı söylenemez. Kamuoyu da geçmişte yaşadığımız bir takım süreçlerden dolayı günlük açıklanan resmi rakamlara temkinli yaklaşıyor. Çünkü geçtiğimiz süreçte ciddi bir güven kaybı yaşadık. Sürecin şeffaflığı ve verilerin halkla paylaşımında bir takım sıkıntılar yaşadık. Toplamda vaka sayıları düşse bile test sayılarının yüksek olarak devam etmesi gerekir. Çünkü ne kadar çok test yaparsanız o kadar çok vakayı bulursunuz. Test sayısını azalttınız zaman toplum içindeki vakaları tespit etme kapasitenizde azalma olur, daha az vaka ortaya çıkar. Pozitif temaslılarda semptom yoksa test yapılmıyor, bu büyük bir eksiklik” diye konuştu.

Kontrol altına alınmadı


Vaka sayılarında ciddi bir düşüş olmasına rağmen hala yüksek olduğunu ifade eden çamlı, “Türkiye, bu düştüğü iddia edilen vaka sayılarıyla bile hala Avrupa’da en yüksek yeni vaka sayılarına sahip ülkeler arasında yer alıyor. İzmir’i baz alırsak vaka sayılarında ciddi bir düşüş olmasına rağmen hala İzmir başlangıçta belirtilen riskli iller kategorisinde yer alıyor. Çok yüksek riskli, kırmızı iller grubunda bulunuyor. Vakaların düşmesine karşın hala yüksek bir vaka sayımız var. Hala vefatlar devam ediyor. Süreç içerisinde vaka sayılarının 60 binlerden 10 binlere inmesi pandeminin kontrol altına alındığı anlamına gelmiyor” şeklinde konuştu.

Kontrol kaybedilmemeli


Normalleşme sürecinin kontrollü ve kademeli şekilde devam etmesi gerektiğini vurgulayan Çamlı, “Kontrolsüzlük bizi başladığımız noktaya döndürebilir. Normalleşme sürecinde ilk düşünülmesi gereken eğitim olmalı. Çok aksayan bir eğitim sürecimiz var. Baktığımız zaman Avrupa’da okullarını en fazla süreli kapılı olduğu ülkelerinin başında geliyoruz. Oysa çocukların hasta olma ve hasta olsalar dahi bulaştırma risklerinin çok düşük olduğu biliniyordu. Dolayısıyla okulların kapatılmasının pandemiye bir faydası olmadığı gibi açılmasının da pandeminin şiddetlenmesine sebep olduğuna dair bir veri yok. Ancak öğretmenlerimiz aşılamadık. Turizm sektöründe çalışacak kişileri aşılamamıza karşın ne yazık ki eğitim ordusunun aşılanması tamamlanmadı. Derhal bunun tamamlanıp okulların açılmasında yarar var. Sahadan alınan epidemiyolojik verilerin iyi bir şekilde analiz edilmesi gerekiyor. Bulaş açısından sıkıntı oluşturabilecek sektörlerin çok iyi belirlenmesi gerekiyor. O sektörün açık kalmasının zorunluluğunun değerlendirilmesi gerekiyor. Kapalı kalmasının halinde de ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin değerlendirilmesi gerekiyor. Çok değişik bakış açıları içinde bu süreç yürütülmeli. Bulaşın yoğun olduğu düşünüldüğünde düğün, taziye ve cenaze töreni gibi bu süreçlerin sınırlandırılmasının devam etmesinde yarar var” dedi.

“Aşılmada geri kaldık”


Koronavirüsten kurtuluşta aşının önemli bir rolü olabileceğini belirten Çamlı, “Ülkemizde yüzde 13’lük bir aşılama oranı var. Aşılamada çok geri kaldık, yavaş bir aşılama süreci var. Bunun da en önemli nedeni aşı temininde yaşanan zorluklar. Başlangıçta günde 400 bin doz aşı yapılırken şimdi 50 binlere düştü. Tabiî ki bunda bayramın da etkisi olabilir ama bu rakamlarla bizim toplumsal bağışıklığa ulaşabilmemiz mümkün değil. Çünkü; 120 milyon doz aşı yapılması gerekiyor. Böyle bir hesap yapıldığında gelecek senenin ortasında en iyi ihtimalle bir toplumsal bağışıklık elde edilebilir. Bu arada üçüncü dozlarında yapılıp yapılmayacağını bilmiyoruz. Böyle bir gereklilik ortaya çıkacak mı bilemiyoruz. Aşı temininde yaşanan bir takım sıkıntılar, yanlış politikalar şu anda aşılamanın oldukça yavaş gitmesine yol açtı” diye konuştu.

Hindistan varyantı yayılabilir


Tam kapanma uygulaması öncesinde şehirlerarası artan hareketliliğe ilişkin ise Lütfi Çamlı, “Toplumsal hareketlilik arttıkça bulaş artıyor. Örneğin; İstanbul enfeksiyonun en yoğun olduğu kentti. Hindistan varyantının da olduğu bir kentti. Buradan Kovid-19 göçüne izin verildi. Bu süreçte bir takım bulaşlar olmuş olabilir. İnsanlar kendi memleketlerine döndüğünde bu yeni varyantları taşıyabilirler. Bunun sonuçlarını önümüzdeki günlerde görebiliriz. Böyle bir riskli bir durum var. Hindistan varyantı İstanbul’da tespit edildikten sonra tam kapanma uygulaması öncesinde şehirlerarası trafiğe mutlaka bir sınır getirmemiz gerekiyordu” dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.