Aziz Kocaoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Yaklaşan genel seçimler nedeniyle eleştirilerin arttığını ifade eden Kocaoğlu, "İhale iptal edilmiş, iptal ettirilmiş, müteahhit işi yapamamış vesaire vesaire...Son zamanlarda eleştirilerin artmasını genel seçimlerin yaklaşmasına bağlıyorum. Genel seçimde İzmir'de eleştirilecek, vurulacak...Vurulduğu zaman, vuran kişiye artı bir şey getirecek kurum ve kişi biziz" dedi.

Aziz Kocaoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
17 Ocak 2011 Pazartesi 10:52

Aziz Kocaoğlu 21 Haziran 2004 tarihinden itibaren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. 6.5 yıldır görev yapan Kocaoğlu'na yaşamındaki en büyük değişimleri soruyoruz..Fotoğraflarda ve çocuklarla görüşme süresinde oldu diye paylaşıyor. Kocaoğlu gülümseyerek anlatıyor; "Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nde bir fotoğrafımı hediye ettiler. Mart 2006'da Ulaştırma Bakanı Sayın Bakan Binali Yıldırım'ın katıldığı bir toplantıda Aliağa Menderes temel atma töreninde çekilmiş fotoğrafımı verdiler. Fotoğrafımı görünce ne hale geldiğimi fark ettim..."Kim bu? Bu adam bana benziyor" dedim. Zaman zaman belediye başkanlarının bunaldığını vurgulayan Kocaoğlu, "Siyaset dikenli bir yol. Belediye başkanı olmak siyaset ve icra anlamında önemli bir görev. Ben bugüne kadar inançla, samimiyetle, dirençle, iyi niyetle kendi kendimi motive ederek yoluma devam ettim. Parayı bulmak da idare etmek de engellerle dolu. Hazırladığınız projelerin yaşama geçmesinde bürokratik ve  yapısal engellerle karşılaşılabiliyor. Ama çalışmanızı, projenizi durdacak gelişmelere akarsanız üretime zamanınız kalmaz. İnanın 5 misli kaynağınız olsa yapacak işiniz de o kadar çok artar. Elbette projelerimiz planlanan tarihte tamamlanmayınca üzülüyoruz. Ama yeniden devam ediyoruz. Başka bir yol da oluyor" diye konuştu.


"Gündem bizle başlıyor"


Pazartesi günü gündemin kendi adıyla başlamasını doğal karşıladığını vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, "Son dönemde gerçekten de artan eleştiri ile karşı karşıyayız. Bu görevlerin kaçınılmaz sonucudur. Ben olmazsam benim yerimde başka birisi olacak. Büyükşehir Belediyesi koltuğu boş kalmayacağına göre. Eleştiren o arkadaş da oturabilir bu koltuğa. Biz olmayınca o arkadaşı masaya yatıracaklar...Yaşamım boyunca vazgeçemediğim kişisel bana göre doğru özelliklerimin yıpratılması üzüyor" diye anlatıyor. (Hangi özelliklerinizin yıpratılması sizi üzüyor?) diye soruyorum. Bu tür haberlere gazete haberlerinde ya da internet kaosunda rastlıyoruz diyen Kocaoğlu,"Benim hiç düşünmediğim, yapmadığım, yapamayacağım bazı konularda suçlamalara maruz kalıyorum....Büyükşehir Belediyesi'nde yolsuzluk...Gazetede çıkıyor...Alıyoruz küpürü nedir bu diye bakıyoruz. İçinde hiçbir şey yok.. 1 değil 5 değil...Yasal olmayan uygulamalar gizli ve cezasız kalmaz. Varsa zaten kurumlar görevlidir. Gazeteye haber yapacağınıza savcılığa suç duyurusunda bulunun. Birçok yazıyı tekzip ettik. Ama internet kaosunda diyeyim hangi birini takip edeceksin, açıklama yapacaksın..Gerçekten tüm işi gücü bırakıp bu işle uğraşmak lazım..O zaman İzmir için çalışacak zamanım kalmaz" diye özetliyor.


'Metro için vatandaşa teşekkür'


İzmir'den çıkıp CHP'li belediye olduğu için ulusal gündeme taşınan İzmir Metrosu tamamlanması konusunu yeniden mecburen soruyorum. İzmirliler metro konusu açılınca derin tartışmalara giriyor. Öyle ki pazardaki esnaftan taksideki sürücüye toplumun her kesiminde tartışılıyor en fazla o haber takip ediliyor çünkü. Vatandaşların bir bölümü metro konusunda Aziz Kocaoğlu ve bürokrat ekibinin projelendirme ve kriz yönetiminde başarız kaldığını oyunu vermeyeceğini söylüyor.Ama öte yandan halkın büyük bir bölümü de 'AKP Hükümeti,  CHP'ye oy verdiğimiz için bizi cezalandırıyor. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri AKP Hükümeti'nin öz evladı. Her iki şehrin metrosuna sağlanan parasal kaynak bize aktarılmadı. Bizi üvey görüyorlar. O yüzden de metro başta olmak üzere yatırımlarda ardarda sorunlar yaşanıyor. Ne olursa olsun çamurda yatarız oyumuzu daha önce olduğu gibi CHP'ye Aziz Başkan'a vereceğiz' diyorlar...Şeklinde gözlemlerimizi iletiyorum. Aziz Başkan'ın mavi gözleri ışıldıyor gülümseme tüm yüzüne yayılıyor. Kocaoğlu,"Gerçekten Hatay Caddesi'nin esnaf ve sakinleri,  bize bizim kendimize gösteremeyeceğimiz kadar tolerans gösterdiler. Bu bir realitedir. Gösterdikleri bu tolerans bizim açımızdan ölçülemeyecek güç ve destektir. İnanın vargücümüzle tamamlayama çalışıyoruz" diyor.


"Vurulacak kişi biziz"

Yaklaşan genel seçimler nedeniyle eleştirilerin arttığını ifade eden Kocaoğlu, "İhale iptal edilmiş, iptal ettirilmiş, müteahhit işi yapamamış vesaire vesaire...Son zamanlarda eleştirilerin artmasını genel seçimlerin yaklaşmasına bağlıyorum. Genel seçimde İzmir'de eleştirilecek, vurulacak...Vurulduğu zaman, vuran kişiye artı bir şey getirecek kurum ve kişi biziz. Kurum İzmir Büyükşehir Belediyesi kişi de biziz. İnanıyorum ki İzmirli hemşehrilerimiz bizim kişiliğimizi öğrendiler. Ne yapıp yapamayacağımızı, neyi  kabul edip etmeyeceğimizi biliyorlar. Bu eleştirileri yapan bazı arkadaşlar siyasi beklenti içinde de olabilir. Yapılan eleştiriler doğal olarak zarar veriyordur. Ama çamur at izi kalsın penceresinden eleştiri iş yapıldığı zaman gerçekten haksızlık ve  adaletsizlik yapıldığı kanaatindeyim" diye konuşuyor. AKP Kurmayları'nın yaptıkları açıklamalarda İzmir'deki örgütleme ve çalışmalara özel önem verdiğini anımsatıyorum. CHP'nin İzmir başarısına vurgu yapan Kocaoğlu, " 29 Mart yerel seçimlerinde büyük bir destekle göreve geldik. Tabii destek ne kadar çoksa talebin de o kadar çok olması doğaldır. Büyükşehir ve il genel meclislerinde de CHP önemli bir başarı elde etti. CHP'nin 1 numaralı kamu koltuğunda oturan kişi olarak İzmir başarısında katkımız varsa görevimizi yapmış kabul ederiz. İlk kez 1954 seçimlerinde 6 yaşındayken oy pusulası dağıtmıştım. Hasan İzzet Dinamo'nun 8-8 ciltlik Kutsal İsyan ve Kutsal barış diye bir eseri var. Kutsal İsyan eserinde Kurtuluş Savaşı'nın ilanı ve uluslarası alanda verilen büyük mücadele anlatılıyor. Kutsal Barış eserinde ise Atatürk tarafından kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş gelişim süreci anlatılıyor. Biz Kutsal Barış'tan yanayız" diye anlatıyor.


Metro için son takvim

Hatay Caddesi halkı ve esnafının verdiği desteği vurgulayan Kocaoğlu, "Bu aydan itibaren İzmirspor İstasyonu'nun olduğu bölümü trafiğe açıyoruz. Haziran sonuna kadar da kademeli olarak Hatay İstasyonu, Poligon ve Fahrettin Altay İstasyonu'nun üzerini kapatarak trafiğe açacağız.  İzmirspor-Hatay İstasyonlarında yolcu taşımayı Temmuz-Ağustos'ta planlıyoruz. Poligon ve Fahrettin Altay istasyonlarında ise Ağustos-Ekim aylarında yolcu taşımaya başlayacağız. Yani 2011 yılının ortasında Hatay Caddesi trafiğe açılacak, 2011 yılının sonunda da metro hattı Üçyol'dan İzmirspor, Hatay, Poligon ve Fahrettin Altay istasyonları trafiğe açılmış olacak. Ege Üniversitesi Evka3 Hattı'da yine 2011 Haziran'da işlemeye başlayacak. 80 km Aliağa-Menderes hattı bu sene çok büyük bir anormallik olmazsa tamamlanıyor. Üçkuyular'dan metroya binip Konak'a gelip oradan Halkapınar'dan aktarma yaparak Aliağa'ya devam edilecek. İnanın Aliağa'da deniz kıyısında çay içince yıllardır yaşadığım tüm yorgunluk ve kederlerim dağılacak" diye anlatıyor.



İzmirli bakanlar yeterince aktif değil


İzmir'in ekonomik kalkınması ve bütçeden aldığı payla ilgili tartışmalara ilişkin görüşlerini soruyorum. İzmir'in kalkınmasının hem hükümet hem de İzmir'de tartışıldığını vurgulayan Kocaoğlu, "İzmir'in karşılaştırıldığı iller Gaziantep, Kayseri, Konya gibi. Bu iller Türkiye bütçesine verdikleri paradan daha fazla yatırım alıyorlar. Sanıyorum o illerin milletvekilleri ve bakanları daha aktif. Aktif girişimleri sayesinde aday oldukları illerine merkezi bütçenin verdiği kaynaktan daha fazla paralar buluyorlar. Aslında kabinede bizim de iki bakanımız var. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın. Bizim de merkezi bütçenin kaynaklarından faydalanmamız gerekir. İzmir'in kalkınması, geri kalmaması hakettiği yerde olması için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Yerel yönetimlerin İzmir'in kanaat önderlerinin, iş aleminin, üniversitelerin de birlikte hareket etmesi gerekiyor" diye örnek veriyor.


"Vatandaş nazı geçenden istiyor"


Seçimde oy verenlerle belediye başkanı arasında gönül bağı kurulduğunu ifade eden Kocaoğlu, "Hemşehrilerimiz Belediye Başkanı'nı  kendisinden birisi görüyor. Kardeşi, ağbisi, arkadaşı görüyor. Belediye Başkanlığı böyle bir şey tek başına seçiyor. "Ben Aziz'e oy verdim" diyor. Gönül bağı kurduğu insana nazı geçiyor. Nazı geçince de istiyor. Sanat çevresi için de geçerli bütün İzmirli hemşehrilerimiz için de geçerli. 29 Mart yerel seçimlerinde büyük bir destekle göreve geldik. Tabii destek ne kadar çoksa talep de o kadar çok olacak. Biz de tüm taleplere yetişmeye çalışıyoruz" diye anlattı. İzmir'in sanatçılarına sanat kurumlarına sahip çıktığını hatırlatan Kocaoğlu, "Adnan Saygun Kültür Sanat Merkezi'ni yaptık. Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Senfoni Orkestrası prova ve konserlerini burada gerçekleştiriyor. Mavişehir'de Opera Binası proje yarışması sonuçlandı. 2011 yılı içinde ihaleye çıkılacak. Özel İdare'nin bale sanatçılarını çıkarmak istemesi üzücü bir gelişme. Kültür Bakanı ve Devlet Opera Balesi Genel Müdürü ile konuştum. Büyükşehir Belediyesi olarak şu anda hizmet binalarımızda çok sıkışık durumdayız. Kimsenin söylemesine gerek yok. Benim elimde onlara uygun bir yerim olsa zaten verirdim. 'Ver' demekle verilmiyor. Bizim hizmet binalarımız yeterli olmadığı için kiralıyoruz. Hepimiz aynı gemideyiz" diye anlatıyor. 


Başbakan'dan randevu bekleniyor


Ankara'nın EXPO adaylığını doğal olduğunu kaydeden Kocaoğlu, "Biz Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tavrı, söylemleri ve duruşunu tartışıyoruz. Türkiye'nin 3. büyük kenti İzmir de adaydır.  AKP İzmir İl Başkanı Ömer Cihat Akay da İzmir'i destekleyeceklerini açıkladı. İzmir Valisi kanalıyla Sayın Başbakan'dan randevu alıp konuyu arzedip netleştireceğiz. Başbakan'ın İzmir'i desteklemediğine dair bir resmi açıklama yok. Sadece bazı söylentiler var. Sayın  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Dışişleri Bakanlığı'ndan beri İzmir'i destekliyor. Kararında bir değişiklik olduğunu sanmıyorum. Sayın Başbakan ile yaptığımız görüşmeden sonra da onun kararını öğrenmiş olacağız. Cumhurbaşkanımızı da programı uygun olması halinde ziyaret edebiliriz" diye anlattı. İnciraltı'nın sorunları konusunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini kaydeden Kocaoğlu, "İnciraltı konusunda Kültür Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi yoğun ve özverili bir çalışma yürütüyor. Evet EXPO için İnciraltı'nın imar planlarıyla ilgili sorunun çözülmesi gerekiyor. Planlama yapılmadan görücüye çıkılmaz.. 2015 EXPO'yu kazanamadık. Ama 150'yi aşkın ülkeye taahhütte bulunduk. Bununla ilgili yerel yönetim olarak biz merkezi hükümet olarak Ankara taahhütleri yerine getirmeye başladı. Başlarsanız projeleri bitirebiliyorsunuz. EXPO alanını zaten ayırıyoruz" dedi.

 
6 yaşından beri CHP'liyim

Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinde uzun yıllardır yeraldığını ifade eden Kocaoğlu, "Çok uzun süredir partinin içerisindeyim. Ben ilk kez 6 yaşında 1954 seçimlerinde oy pusulası dağıtmıştım. CHP'de son dönemde halkın ve partinin üyesinin tabanının talebi olarak değişim yaşandı. CHP'nin yeniden yapılanma sürecinde katkıda bulunmaya çalıştım. CHP'nin 1 numaralı kamu koltuğunda partiyi temsil eden üyesiyim. Son kurultayda genel başkanımız divan başkanlığı görevini verdi. İzmir'i temsilen biz de onu layıkıyla yapmaya çalıştık. Anlamlı  bir görevdi. Son derece mutluyum" diyor. Alaattin Yüksel'in Ege Gezileri'nde birlikte yaptıkları çalışmaları sorduğumuzda Kocaoğlu, "Sayın Alattin Yüksel ile yıllar öncesinden üniversitede  başlayan fikirdaşlığımız, arkadaşlığımız var. Yeniden yapılanma sürecinde sayın Yüksel Parti Meclisi üyesi oldu. Bu görevi de Genel Başkan Yardımcılığı izledi. Sayın Yüksel ile birlikte Ege Bölgesi'ndeki illeri dolaştık. Ben sadece yol arkadaşlığı yaptım. Toplantılara katıldım. Alattin Bey'e destek oldum, arkadaşlık yaparak katkı koydum. Her parti üyesi partisinin iktidar olmasını ister. Bundan daha doğal bir istek de olamaz. Biz de partimizin iktidar olmasını istiyoruz. Ama ben hiçbir zaman il başkanı gibi davranmam. Kamu görevimle siyasi partim arasındaki ilişkimi sağlıklı götürdüm. Belediye Başkanlığı'nda tüm şehrin belediye başkanıyım.  Yaptığımız işlerle, hizmetlerle partimize destek oluruz" diye anlatıyor.


3. kez aday olur musunuz?


Belediye başkanlığı ve siyasi duruşunu halka hizmete endeksleyen Kocaoğlu, "Belediye olanaklarında siyasi erk kullanılmaması gerektiğine inanıyorum. Büyükşehir, ilçe belediye başkanlıkları ve belediye meclisleri, il genel meclislerinde elde edilen başarıdan halkımızın bu duruşu beğendiğini fark ediyoruz. Vatandaş takdirini oya dönüştürüyorsa bu partinizle vatandaş arasındaki diyaloğun köprünün kurulduğu anlamına gelir. Merkez ilçeler ile merkeze uzak ilçelerin öncelik sıralamasını yapıyoruz. Alsancak ile Bayındır'ın ihtiyaçları elbetteki birbirinden farklı. Planlama, sözleşmeli üretimlerle bölge ekonomisini kalkındırma, çok amaçlı salonlarıyla spor ve kültür faliyetlerinde buluşturuyoruz. Bayındır'da düzenlediğimiz sokakların Alsancak'tan eksiği yok. Ama düzenleyemediğimiz sokakları da var mutlaka" diye konuştu.


"Eşime, aileme danışacağım"


Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 3. kez adaylığı sorulduğunda 'seçimlerden 6 ay önce karar veririm' dediğini anımsatıyoruz. Belediye Başkanlığı adaylığının halka önemli bir taahhüt olduğunu vurgulayan Kocaoğlu, "Belediye başkanlarının projeleri hiç bitmez. Onları tamamlamak için aday olma söylemi klasiktir. Eğer projeleriniz sağlıklıysa gelen başkandan da kabul alacağı için işler yürür gider. Ben 6.5 yıldır görev yapıyorum. 3. kez adaylık konusunda buna karar vermek için 'seçimlerden 6 ay önce karar veriririm' dedim. Eşim Türkegül Hanım ve kendime danışacağım. Birinci ve ikinci başkanlığa adaylık dönemlerinde Eşim Türkegül Hanım'ın da onayını aldım. Biz her akşam komutana teslim oluruz. Onunla çıktığımız bu yolculukta görüşleri çok değerlidir. 19 saat ayakta zaman geçiriyorum. Dönüp kendime ve sağlığıma da bakmam gerekiyor. Kendimde o gücü görecek miyim? Halk bana o teveccühü gösterecek mi?" diyor. (Emine Kantarcı)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.