Bir korkutan açıklama daha...

İzmir bu sabah saatlerinde, Ege Denizi'nde 14,4 kilometre derinlikte 3,0 şiddetindeki depremin ardından, 217 km uzaklıktaki Çanakkale açıklarında 10:17 saatlerinde, Ege denizi açıklarında 6 kilometre derinlikte meydana gelen 5,1 ve 15 dakika arayla 4,2 büyüklüğündeki depremle 3 kez sallandı

Bir korkutan açıklama daha...
05 Aralık 2011 Pazartesi 17:41

Özkan Pekçalışkan- Dr. Övgün Ahmet Ercan, Ege Denizi'nde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremi değerlendirdi. Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, "Saat 10:17 sıralarında 6 kilometre derinde M=5,1 Richter büyüklüğünde bir deprem oldu. Yaklaşık 10 saniye süren deprem İzmir'in kıyı kesiminde güçlü olarak duyuldu. Bu deprem benim daha önce 2003 yılında Türkiye'de deprem beklenen yerler arasına giren bir depremdir. Önceki yıllarda yaptığım açıklamalarda İzmir'in depreminin Midilli-Karaburun-Foça "Deprem üçgeni" içinde olacağını belirtmiştim. Bu bölgede Dikili-Menemen üzerindeki bölge güney batıya doğrubir kayma göstermektedir. Bu kabuk kayması deprem üçgenini germektedir. Bugünkü deprem daha sonra olacak 7,0-7,2 arası büyüklükteki Midilli depreminin bir uyarıcısıdır. Bize getirdiği ileti, 'Ben geriliyorum, ileride daha büyük bir gerginlik boşaltacağım' diyor" dedi.

6,2 şiddetindeki deprem Ege Bölgesi yapıları için yıkımın başladığı eşik değeri olduğunu belirten Ercan, "Ege Bölgesi ile denizinde oluşan depremler, yaşlı kuzey- güney ile genç doğu-batı doğrultusundaki kırıklar boyunca oluşmaktadır. Yaşlı kırıklar küçük- orta boy (6'dan küçük), genç kırıklar doğu-batı doğrultulu olup M= 7,2 ye dek deprem üretmektedir. 5,1'lik depremin İzmir'de duyulan yıkım gücü I=3-4 MMC düzeyindedir. O nedenle sarsmış, ürkütmüş, ancak yapılarda önemli bir çığım yaratmamış, ancakbetonarme yapılarda çatlakçıklar oluşturarak yorulmalarına katkıda bulunmuştur. Gölcük depreminin 500'de biridir. Uzaydan yapılan GPS ölçümleri Menemen-Foça yarım adasının güney-batıya doğru hızlı biçimde sürüklenişi yaklaşık M=7 büyüklüğünde bir yıkıcı bir depremle sonuçlanacaktır" diye konuştu

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan İzmirliler'in dağlardaki yerleşimleri seçmeleri gerektiğini ifade ederek, "İzmir'in deprem çekincesi en yüksek olan yerleri, Kadifekale, Tepecik, Bornova Ovası, Bayraklı, Alsancak, Basmane, Konak, Güzelbahçe, Urla, Seferhisar, Alaybey, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir,Çiğli, Menemen'dir. Kadifekale-Tepecik yıkılıp çok katlı toplu konutlar yapılmalı, diğer yerlerde 2 katı geçmeyen konutlarda oturmalı, İzmirliler dağlardaki yerleşimleri seçmelidir. İzmir'in kuzeyde Yamanlar ile güneyde Dikmen dağına doğru kaydırılması, kentsel dönüşüm ilkeleri doğrultusunda çabuklaştırılmalıdır. Bu bağlamda Bayraklı'ya yapılan çok katlı yapılar depreme başkaldırmaktır. Bakalım kim güçlü?" dedi.

Akçığ: Tamamen bağımsız

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Zafer Akçığ Ege Denizi'nde meydana gelen depremin başlı başına ayrı bir deprem olduğunu belirterek, "Ülkemizde Ve İzmir'de her zaman deprem olabilir. Bunun yerini ve zamanını önceden kestiremeyiz. Bu nedenden dolayı depreme karşı sürekli hazırlıklı olmalıyız. İzmir'de de her zaman deprem olabilir gerçeğini bilerek ona göre hareket etmeliyiz. Özellikle kentsel dönüşüm programlarını bir an önce hayata geçirerek sağlam binaları inşa etmeliyiz. Bunun için de öncelikle yapı stoğunun belirlenerek binaların yaşlarının ve fiziki durumlarının ortaya çıkarılması gerekir" şeklinde görüşlerini belirtti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.