CHP'li Yücel’den depremzedeler üzerinden rant iddiası

30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremin ardından proje alanı olarak belirlenen alanlarda yapılan inşaatlarla ilgili açıklamalarda bulunan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, söz konusu inşaatların hangi inşaat maliyeti ve müteahhitlik kârıyla ihale edildiğinin belli olmadığını belirterek depremzedeler üzerinden birilerine rant sağlandığını iddia etti.

CHP'li Yücel’den depremzedeler üzerinden rant iddiası
06 Eylül 2021 Pazartesi 15:33

FATİH ÖZKILINÇ-Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, kent gündemine ilişkin CHP İzmir İl Binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İl Başkanı Yücel’in yanı sıra CHP İzmir Milletvekilleri Kamil Okyay Sındır ve Ednan Arslan katıldı. Toplantıda Yücel, depremzedelerin yaşadığı hak kayıpları ve Dünya Bankası kredisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu”
İzmir depremi üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini ve deprem sonrası evleri hasar alan, yıkılan vatandaşların yeni evlerine kavuşmak için mücadele verdiğini hatırlatan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, depremzedelere verilen “Hiçbir depremzede vatandaşımız hak kaybına uğramayacak” sözünün tutulmadığını dile getirdi. Emsal artışı konusundaki tartışmalara dikkat çeken Yücel, “Bir süredir AKP’li bir milletvekili, ‘belediyelerin emsal artışına karar verebileceği’ gibi hem popülist hem de talihsiz, hukuki alt yapısı olmayan bir takım açıklamalar yapmaktadır. Cumhurbaşkanının kararı ile biliyorsunuz 7 proje alanı belirlendi. Bu alanlarda yıkılan bin 819 tane bağımsız bölüm, tabiatıyla bin 819 tane mülkiyet sahibi var. Bu alandaki yapılarla ilgili tüm yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu alanlarda depremden önce 7 ya da 8 katlı olan binalar 5 kata indirildi. Hangi mantıkla hangi gerekçeyle, hangi hukuki ya da bilimsel dayanakla belli değil. Hepiniz biliyorsunuz ki o bölgede gökdelenler var, yüksek binalar var, en azından 7 ya da 8 katlı çok sayıda binalar var. Depremden önce 120, 130 metre kare olan bağımsız bölümler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararıyla 5 katla sınırlandırıldığı için yaklaşık 70 metrekareye düşürüldü. Gerekli zemin etüdü yapılarak bu binaların kat yüksekliği korunamaz mıydı? Elbette korunabilirdi. Sen hem yasal düzenleme yapmadan depremin üzerinden 10 ay geçmiş emsal artışından bahsedeceksin hem de kendi belirlediğin proje alanlarında hiçbir depremzedenin onayını almadan emsali düşüreceksin. Bir de yakın zamanda o bölgenin 50 metre ilerisine yaklaşık 40 katlı gökdelen imarı vereceksin. Bu samimiyetsizliği de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Hem emsal artışından bahsediyorlar hem de proje alanlarında 8 katlı binaların yoğunluğunu 5 kata indiriyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” diye konuştu. Yücel, ayrıca emsal artışı kararını belediyelerin veremeyeceğini dile getirerek, bu durumun hukuka uygun olmadığını dile getirdi.

Yücel’den rant çıkışı
 Proje alanı olarak belirlenen alanlarda yapılan inşaatlarla ilgili de açıklamalarda bulunan Yücel, “Binaların inşaatlarına başlandı. Yapım işi birilerine ihale edildi. Ama hangi koşullarda, hangi inşaat maliyeti ve müteahhitlik kârıyla ihale edildiği belli değil. Bir taraftan proje alanındaki depremzedelere boş senetler imzalatıldı. Kendi evinin ya da ofisinin yeniden yapılması için önüne getirilen, dayatılan tüm koşulları kabul eden depremzedenin metrekaresi küçültülmüş olan bağımsız bölümünün yapımı için kaç para ödeyeceği depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala belli değil. İddia ediyoruz burada depremzedeler üzerinden birilerine rant sağlanıyor. Bayındırlık birim fiyatları belli mi? Belli. Müteahhitlik kârı belli mi? Belli. Çıkarırsınız sözleşmeleri, maliyet hesaplarını bu inşaatlar hangi koşullarda, kimlere ihale edildi açıklarsınız kaç kişiden teklif alındı bunları açıklarsınız biz de o zaman bu iddiamızı geri alırız, özür dileriz. Bu kadar iddialı konuşuyorum” şeklinde konuştu.

“CHP’li bir belediye bulduğu için adım atılmıyor”
Ak Parti ve CHP arasında tartışmalara neden olan Dünya Bankası’ndan alınması beklenen krediyle ilgili de açıklamalarda bulunan Yücel, “Bu konu AKP’li yöneticiler tarafından adeta siyasi malzeme ve çekişme konusu haline getirilerek bir çıkmaza sokuldu. Depremzedelerin belli bir bölümünün konut ihtiyacının karşılanması için finansman sağlayacak böyle bir imkân varken, sırf krediyi İzmir Büyükşehir Belediyesi buldu diye, konunun çözümsüz bir noktaya sürüncemesi depremzedelere yapılan en büyük kötülüktür” diye konuştu. Dünya Bankası kredisi hakkındaki polemiklerde AKP temsilcilerinin söylemlerine dikkat çeken Yücel, “Bu kredi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın tunç Soyer’in özel çabalarıyla bulunmuş ve yasal prosedür tamamlana bildiği takdirde, Dünya Bankası tarafından İzmir depremi için kullandırılmaya hazır bir kredidir. Kredinin iki koşulu var. Birincisi İzmir depremi için İzmir’e verilecek, ikincisi kredinin kullandırılması için hazine garantisi isteniyor. Bu konuda bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bizi bu algı ilgilendirmiyor. Biz somut gerçeklerle ilgileniyoruz. Bu somut gerçek de bu kredinin kullanılması için merkezi hükümetin bu güne kadar atması gereken adımları atmamasıdır” sözlerini kaydetti. Yücel, krediyi CHP’li bir belediye bulduğu için bu adımların atılmadığını söyleyerek, “Bu tarz bir kredi AKP’li bir belediye tarafından bulunmuş olsaydı yine bu şekilde mi davranırlardı? Bunun takdirini kamuoyuna bırakıyoruz” dedi.

“İnadı bırakın”
AK Partili yöneticilere seslenen Yücel, “Bu inadı artık bırakın! Zaten acıların en büyüğünü yaşamış olan İzmir depremzedelerine algı yaratma peşinde koşarak daha fazla zarar vermeyin. Eğer depremzedelerin sorunlarını çözmek istiyorlarsa, 1 Ekim tarihinde meclis açılıyor. Mecliste çoğunlukları var. İzmir depremiyle ilgili belli koşullar ve sınırlar dahilinde bölgesel emsal artışına ilişkin getirsinler yasa teklifini biz de hem destekleyelim hem de alkışlayalım” açıklamasında bulundu.


Etiketler; #depremzede #chp
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.