Devlet, yerli tohumu desteklemeli

İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ferdan Çiftçi, 'Türkiye'de çiftçinin tohumunu üretip kullanması, devletin destekleme kapsamı içinde yer almıyor. O nedenle çiftçi yerli tohumu kullanamıyor ve dışa bağımlı hale geliyor. Yerli tohuma sahip çıkılmalı ve ARGE çalışmalarıyla tohumlar geliştirilmeli' dedi

Devlet, yerli tohumu desteklemeli
03 Eylül 2018 Pazartesi 10:04

Burcu Özkan- Son günlerde Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntılardan tarım sektörünün de etkilenmesi kaçınılmaz oldu. Tohumdaki dışa bağımlılık, başta çiftçi olmak üzere birçok alanı olumsuz etkiliyor.

 

Tohumdaki dışa bağımlılığı; çiftçi, üretici ve tüketici açısından değerlendiren İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ferdan Çiftçi, "Türkiye'de 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile çiftçinin tohumunu üretip kullanması, devletin destekleme kapsamı içinde yer almıyor. O nedenle çiftçi yerli tohumu kullanamıyor ve dışa bağımlı hale geliyor. Yapılması gereken, yerli tohuma sahip çıkılması ve ARGE çalışmalarıyla tohumların geliştirilerek üreticiyle buluşmasıdır" dedi.
Yaşanan dışa bağımlılığın politik süreçlerini ele alan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ferdan Çiftçi, "Yalnızca yerel kaynak ve tohumların kullanılarak korunması ve üretilmesi mümkün değil. Yapılması gereken bizim kendi gen kaynaklarımızın korunarak tohumların ARGE ile geliştirilerek ve çiftçilerle birlikte ortak hareket edilerek düzenlemeye gidilmesidir. Bu yapılmadığı sürece çiftçi çok uluslu şirketlerin ve onun yerli ortaklarının ürettiği tohumu almak zorunda kalıyor. Ne zaman ki hibritleşme arttı ve  5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile birlikte tohumda dışa bağımlılık artmaya başladı o zaman dışa bağımlılık da kaçınılmaz oldu. Tarihsel süreci incelediğimizde 80 sonrası politikaları ile birlikte başlıyor bu dışa bağımlılık. 24 Ocak kararları sonrasında uygulanan ekonomi politikalarının sonucu olarak dışa bağımlılık artar ve AKP'nin 16 yıllık iktidar dönemiyle beraber bu durum derinleşir. Ardından 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu ile birlikte bu zirve yapar. Bu olaya tamamen negatif bakmak da doğru değildir. Elbette bir verim artışı söz konusudur. Ancak bu verim artışı daha fazla gübre, daha fazla su, daha fazla ilaç olarak yansıyor. Sıkıntının temel noktası burası. Eğer biz yerli tohumlarımızı kullanmaya devam etseydik ve kimyasal kullanarak topraklarımızı kirletmemiş olsaydık bu tohumlarımızla toprakları işlerdik ve hem çiftçi daha iyi kazanırdı hem de tüketicinin daha sağlıklı ve güvenilir gıdaya sahip olması sağlanırdı. Yapılması gereken, yerli tohumlarımıza sahip çıkılmasıdır. Politik anlamda özgürlük tanınmalı. Tohumlardaki patent hakkının reddedilmesi ve yerli tohumların geliştirilmesi gerekiyor. Bunun da çiftçi ile beraber yürütülmesi şart. Elbette burada Kamu ARGE'lerinin daha ön planda tutulması gerekli. Çünkü ticari olarak şirketler üzerinden yapılan ARGE çalışmaları ne yazık ki sadece şirketlerin kendi patentleri üzerinden hak tanınarak yapılıyor, bu nedenle de bağımlılık artıyor" dedi.

'ARGE yapılmalı'

Ülkedeki ithalat politikaları nedeniyle çiftçinin zor günler yaşadığını belirten Çiftçi, "Ülkemizde girdi fiyatları gün geçtikçe artıyor fakat tüketicinin alım gücü olmayınca çitfçi elindekini satamıyor, bu durum çiftçinin üretimden kopuşuna neden oluyor. Ülkemizde gübre, ilaç, belli oranda tohum ve akaryakıtta da dışa bağımlılık sebebiyle çiftçinin yükü artıyor. Çiftçinin, yeterli, doğru koşullarda desteklenmesi gerekiyor. Yasal mevzuatlara uyulması şart elbette fakat bu noktada girdi maliyetlerinin azaltılması gerekli ve tabii ki kendi öz kaynaklarımıza dönerek tohumlarımızla üretimi arttırıcı ARGE çalışması yapılmalı ama tüm bunlar artarken ürün fiyatları tüketicinin de alım gücü olmadığı için olması gereken fiyatlarda değil. Daha çok zarar etmemek için ürününü maliyetinin altında bile satmak zorunda kalıyor üretici. Hal böyle olunca çiftçilerin üretimden kopuşu yaşanıyor." şeklinde konuştu.

'Çiftçi kendi tohumunu değiştirmek zorunda'

Yanlış destekleme politikalarının çiftçiye zararı olduğunun altını çizen Çiftçi, "Tohumdaki dışa bağımlılık yanlış destekleme politikalarından kaynaklı. Çiftçinin kendi tohumunu üretememesi ve dışa bağımlı olması desteklemenin yanlış noktada bulunmasından doğuyor. 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'na göre de sertifikalı tohum dışında tohum ticaretinin yasak olması nedeniyle çiftçi kendi tohumunu sertifikalı tohumla değiştirmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla şu anda çiftçinin kendi tohumunu kullanması ya da komşularıyla ticaretini yapması mümkün değil ve kullanılan tohumlar da çiftçi açısından sorun, çünkü sürekli dışardan tohum almak zorunda" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.