İzmir Büyükşehir Meclisi'nden depremzedelere emsal vizesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ekim ayı meclis toplantısı birinci birleşiminde depremzedelerin uzun süredir beklediği emsal kararı çıktı. Bayraklı'yla sınırlı olarak çıkan kararla K sınırı bölgelerinde yüzde 20 parsel bazında yüzde 30 ada bazında emsal artışı verildi. AK Parti ve MHP gruplarının İzmir genelinde depremde hasar alan ve riskli kabul edilen binaların dönüşümü için yüzde 30 emsal artışı yapılmasına ilişkin önerge ise CHP ve İYİ Parti’nin hayır oyu ile reddedildi.

İzmir Büyükşehir Meclisi'nden depremzedelere emsal vizesi
11 Ekim 2021 Pazartesi 22:45

FATİH ÖZKILINÇ- İzmir Büyükşehir Belediyesi ekim ayı olağan meclis toplantısı birinci birleşimi Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in idaresinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleştirildi. Bayraklı Belediye Meclisi’nin ekim ayı meclis toplantısında oy birliği ile kabul edilen Bayraklı’da depremde hasar gören ve 6306 sayılı yasa kapsamında riskli bulunan yapıların yıkılarak yeniden yapılmasına ilişkin talepler doğrultusunda yüzde 10 emsal artışı verilmesini içeren önerge meclis toplantısında görüşüldü. Toplantıda, Bayraklı bölgesinde 30 Ekim 2020 depremi sonrasında ağır ve orta hasarlı olarak tespit edilen yapılar ile 1998 yılındaki yönetmelik öncesi ruhsat alan veya 6306 sayılı yasayla riskli kabul edilen yapıların dönüşümü için parsel bazında başvuru yapılması halinde yüzde 20, ada bazında başvuru yapılması halinde yüzde 30 emsal artışı verilmesi oy çokluğu ile kararlaştırıldı.

CUMHUR İTTİFAKI ÖNERDİ
AK Parti ve MHP Grubu, İzmir genelinde depremde hasar alan ve riskli kabul edilen binaların dönüşümü için yüzde 30 emsal artışı yapılmasına ilişkin önerge verdi. Önergede, “Depremzede kimliğindeki kentimizde hem yeniden yapılaşmayla dönüşümün gerçekleşmesi için 1 Mart 2021 tarih 196 sayılı kararla uygun görülen usul ve esaslarda yüzde 30 oranında emsal artışına olanak sağlayacak düzenlemenin yapılmasını öneriyoruz” ifadeleri yer aldı.


"BEKLENTİLERİ BİRLİKTE KARŞILAYALIM"
İzmir genelinde deprem nedeniyle hasar alan binaların tümü için yüzde 30’luk emsal kararı verilmesini içeren önergenin okunmasının ardından söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Hakan Yıldız, “Her ne kadar mevzuatlar açısından zorlayıcı olsa da bu olağanüstü hallerde bazı adımlar atılmalı. Hızlı bir şekilde önergemizin gündeme alınmasını ve acil kaydı ile görüşülmesini istiyoruz. Depremzedelerimizin yaşadığı mağduriyetleri görüyoruz. Beklentileri hep birlikte karşılamamız lazım” dedi.

SOYER'DEN SİYASET MALZEMESİ ÇIKIŞI
Cumhur İttifakı’nın önergesi ardından açıklamalarda bulunan Başkan Soyer, “Bu konu çok siyaset malzemesi haline geldi. Bu yetkiyi komisyona getiriyoruz. Hep birlikte tartışılacak” diye konuştu.
CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç da, “Hepimiz aynı hassasiyeti taşıyoruz. Siz de birkaç gündür depremzede arkadaşlarımızla yoğun temasta bulundunuz. Aynı meclis için yeni bir önerge verilemez der. İmar komisyonumuz değerlendirecekler, bu düşünceleri de paylaşırlar. Oylama hakları da var; gündeme alınmamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.


İZMİR’İ İLGİLENDİRİYOR”
Buna karşın AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal, “44’üncü madde Bayraklı’yı ilgilendiriyor, bizimki genel olarak İzmir’i ilgilendiren bir konu” dedi.

"GÜNDEME ALINMASIN"
Konuyla ilgili CHP Grup Başkan Vekili Mustafa Özuslu da söz aldı. Özuslu, “Meclis üyeleri tarafından verilen önergelerin başkanlık divanı tarafından kabul edilip edilmemesi sizin takdirinizde. Dolayısıyla İzmirli’nin de meclisin dikkatine sunmak için bir mecburiyet yok. Deprem hepimizin bir gerçeği… Yaklaşık bir yıl önce yüreklerimizi yakan bir deprem yaşandı. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun proje alanındaki mağdurlarla yaptığı toplantılarda vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için ciddi bir irade koydu. Gerek Bayraklı Belediyemizin gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iradesi sayesinde 44’üncü maddede tecelli bulan bir önerge vardır. Ara verildiğinde bu önerileri, katkıları, değişiklik varsa bunları da komisyon değerlendirecektir. Bayraklı’nın yaşadığı bu acı hadise gündemde var zaten. Arkadaşlarımızın önergesini de gündeme alınmaması yönünde böyle bir bilginin komisyona alınmaması öneriyoruz” açıklamalarında bulundu. AK Parti ve MHP grubunun verdiği önergeyi Başkan Soyer, meclisin oylamasına sundu. AK Parti ve MHP’nin evet oyuna karşın CHP ve İYİ Parti’nin hayır oyu ile önerge oy çokluğu ile reddedildi.

İKİNCİ BİR ÖNERGE…
Daha sonra Cumhur İttifakı Grubu, ‘Kentsel Yenileme ve Dönüşüm Senaryosu’ adı altında uygulama etaplarıyla emsal artışı düzenlemesini içeren bir başka önergeyi meclis gündemine sundu. Önergenin okunmasının ardından CHP Grup Sözcüsü önergenin dilek ve temenni olarak kabul edilmesini söyledi. Konuyla ilgili söz alan AK Parti meclis üyesi ve İmar Komisyonu üyesi Hüsnü Boztepe, “Bu kadar detaylı bir önergenin bugüne kadar geldiğini hatırlamıyorum. Depremden sonra yapılan çalışma iki satırlık bir önerge ile geldi, biz bunu dört ay çalıştık. Üzüldük. Bayraklı’da bir karar alındı. Bugün konuşulacak konu Bayraklı ile ilgili; bizim verdiğimiz önerge kentin tamamını bağlar. Birçok yerde birçok konut yıkıldı; sadece 30 Ekim2de yaşanan depremlerde bazı binaların yıkılması demek diğer binaların sağlam olduğunu göstermez. Konak’ın birçok mahallesi, Karşıyaka’nın pek çok mahallesinde plan var. Plan olmasına rağmen… Bizim getirdiğimiz konu bütünü ile ilgili. Bunun üzerine konuşalım. Bu önerge aslında bir yol haritasıdır, oturduk emek verdik. Bunu temenni ve dilek olarak çok üzücü” dedi.

Başkan Soyer ise 44’üncü maddeyi hatırlatarak oturuma ara vereceğini ve konuyla ilgili taleplerini komisyona iletebileceklerini söyledi. 
Bunun üzerine yeniden söz alan Boztepe, “Tecrübeli bir belediye başkanısınız, ben de tecrübeli bir meclis üyesiyim. Bu karar 10 dakikada verilemez. Bu mecliste iki buçuk yıldır hemen her mecliste emsal artış veriyoruz. Çünkü planlanarak verildi. Yarın kanunlara uygun planlar yapılabilecekken biz uygunsuz planlarla neden uğraşalım. Biz ilgili komisyonlara havale edelim, katkımız olsun. Biz burada bir yol haritası da çiziyoruz, bundan faydalanalım. Cumhur İttifakı olarak bir önerge verdik, alın bu önergeyi kullanın” dedi.

"SİYASETE ALET EDİLEMEYECEK KADAR…"
Konuyla ilgili tartışmaların devam etmesi üzerine Başkan Soyer, “Bu son bir haftanın meselesi değil. Sadece bir grup arkadaşımız da buna önem veriyor değil, hepimiz biliyoruz. Depremzede vatandaşlarımız artık tahammül edilemeyecek kadar mağduriyet yaşıyor, bir sene oldu. İzmir ile ilgili bütün önergeleri gündeme alıp konuşacağız. Bu mesele siyasete alet edilmeyecek kadar hassas bir mesele. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak K sınırı belirlerken Türkiye’de ilk defa çok başarılı bir işe imza attık. Türkiye tarihinde hiç böyle bir çalışma yapılmadı” dedi.
CHP Grup Başkan Vekili Özuslu da, “Önerge diye verilen metin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin değerli bürokratlarına haksızlıkla dolu cümlelerle dolu. Neymiş efendim, Büyükşehir’in bürokratları deprem konusunda yetersizmiş; bu büyük bir haksızlıktır. Elimizi vicdanımıza koyup öyle konuşacağız. Sorunu çözmek için konuşacağız. Deprem Daire Başkanlığı’nı kuran bu belediye, çalıştay yaptık gelmediler. O zaman teşekkür edin, tebrik edin biz bu konuda çalışıyoruz. Depremden sonra başkanlarıyla, bürokratlarıyla ciddi bir çaba sarf edilen emeği görmeyip üç sayfaya methiye düzmek haksızlıktır, kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

"DEMOKRAT" TARTIŞMASI
Toplantıda AK Parti Grubu 30 Ekim’de olağanüstü deprem meclisi yapılması önerisini de yineledi ve Dünya Bankası kredisi ile ilgili soru önergesi verdi. Konuyla ilgili Başkan Tunç Soyer, “Arkadaşlar rica ediyorum bundan sonraki önergelerinizi meclisten bir gün önce yapın. Zaman çok uzuyor” dedi. Soyer’in açıklamalarının ardından söz alan AK Partili Hızal, “Siz meclis başkanı olarak çıktınız kanunu olmayan bir noktada bu şekilde kestirip attınız” dedi.



Başkan Soyer de, “Ben usul önermiyorum, yeni bir yasal düzenleme önermiyorum. Sadece rica ediyorum dedim. Çok zaman kaybediyoruz” açıklamasında bulundu. Soyer’in açıklamalarının üzerine AK Partili Hızal, “Siz demokrat değilsiniz, antidemokratsınız. Burada da meclis üyeleri var” çıkışında bulundu. “Siz bana demokrasiyi öğretemezsiniz” diyen Başkan Soyer ise, “Bu siyasi şovları Türkiye’de çok görüyoruz. Benim ne kadar demokrat olduğumu İzmir de biliyor, tüm Türkiye de biliyor. Ben bundan sonra böyle olacak demedim, ricada bulundum. Buradan çıkıp ‘Siz demokrat değilsiniz’ demek yakışmıyor” dedi.


"YENİ KOŞULLAR GÖRÜŞÜLSÜN"
Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, konuya ilişkin söz alarak açıklamalarda bulundu. Başkan Sandal, şunları söyledi: “Depremden sonra Bayraklı Belediyesi’nde bu anlamda düzenlemeyi göndererek imar artışı verdi. İçinde bütün siyasi partilerin olduğu grubun içinde olduğu konuyla ilgili usul ve esasları belirledik. Bayraklı Belediyesi üzerine düşeni yaptı ve kısa sürede geçti. Gerek günümüz faiz koşullarını göz önüne aldığımızda konutlarını dönüştürebilme şansı yok. Biz Bayraklı Belediyesi olarak alt limit olarak yüzde 10 verdik. Komisyonumuzda depremzedelerimiz mağdur olmayacağı yeni koşullarımızın görüşülmesini istiyoruz.”


BEKLENEN KARAR ÇIKTI
İmar komisyonunun görüşmesi için toplantıya verilmesinin ardından depremzedelerin uzun süredir beklediği karar sonunda açıklandı. İzmirliler’e seslenen Başkan Soyer, “Daha önce yaptığımız çalışma ile K sınırı olarak yani korunacak alan sınırları olarak meclisimizce onaylanan bölgelerde yüzde 20 parsel, yüzde 30 ada bazında emsal artışı getirmiş olduk. Biliyorum hepiniz içinizden alkışlıyorsunuz ancak mecliste alkışlamak yasak…” dedi.

“SADECE BAYRAKLI”
Soyer’in açıklamalarının ardından söz alan AK Partili Hızal ise, şu ifadeleri kullandı: “Siz tüm İzmir’in duymasını istediniz, depremzede vatandaşlarımızın da bazı gerçekleri duyması lazım. 30 ekimde deprem yaşandı, depremde enkazların kaldırılması için bütün kurumlar canla başla mücadele ettiler. O çalışmalar esnasında hiçbir kurumu diğerinden bağımsız düşünmedim. Enkaz kaldırmaları çalışmaları sonrasında esas bir gerçeği atladık, İzmir’in deprem gerçeği ve dönüşüm. Biz Cumhur İttifakı olarak K sınırlarının belirlenmesi çalışması içinde bulunduk. İyi niyetli yapıldığını düşündüğümüz bir çalışmaydı. İlk Bayraklı’daydık. Baktık ki K sınırları yaraya merhem olmuyor. Şu anda Bayraklı’da K sınırlarına dayanarak verilmiş toplam ruhsat sayısı 3 bilemedin 5… 10 ayda Bayraklı ve Büyükşehir Belediyesi’nin reaksiyon alması lazımdı. Bunu Bayraklı’da da tartıştık. Bütün merkezdeki ilçe meclislerinde arkadaşlarımız emsal bazında öneriler okudu, tepkiler gösterildi. Benim bulunduğum Bayraklı meclisinde de imar komisyonu başkanı arkadaşımız emsal artışının verilemeyeceğini, burada popülizm yapıldığını söyledi. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu talimat verdi, emsal artışı çalışması yapıldı. Orada yüzde 10 artış verildi, yine itiraz edildi. Bugün geldiğimiz noktada revizyon yapıldı, sadece Bayraklı’da emsal artışı…“Üç dakika süren bir komisyon tartışmasından çıktık. Başkan okudu, biz de bunun sadece Bayraklı’nın değil, tüm İzmir’i kapsamasını istedik” diyerek açıklamalarını sürdüren Hızal, “Karşıyaka’da az hasarlı ev sayısı 14 bin. Konak’ta 8 bin 826… Orta hasarlı olanlar da var. Bunu Bayraklı ile sınırlamanız eşitlik ilkesine aykırı. İzmir’de binlerce aile bu kararı bekliyor, bu ailelerin tamamı Bayraklı’da mı yaşıyor, elbette hayır. Yarın meydana gelecek bir deprem sadece Bayraklı’yı değil tüm İzmir’i etkileyecek. Maalesef İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili belediyeler 11 ay boyunca K sınırında debelenip durdular. Şu anda hala bazı ilçelerde K sınırlarının askıda olduğunu biliyoruz. Burada çok ciddi bir sorun hala devam ediyor. Biz önergeleri gerçekten samimiyetle bu sorunu ortadan kaldırmak için hazırladık. Bazı siyasiler kamuoyuna açıklamalar yaptı, ‘Biz emsal artışı vermeyi düşünürüz ama odalar dava açar, sıkıntıya gireriz’ dedi. Bu şehri odalar değil, doğrusu ile yanlışı ile siz yönetiyorsunuz. Odaların dava açma tehdidi bu vatandaşlarımızı ilgilendirmiyor. Muhtemelen buna da dava açacaklar. Bu çalışmanın öncesinde bu şehirdeki CHP’li siyasiler dava tehdidi olabilir dedi. Sizin görüşmelerinizde de ‘Odalar dava açar’ dediniz. Sayın Kılıçdaroğlu da, ‘Dava açılırsa açılsın bir şekilde topu hükümete atarız’ gibi siyasi bir manevra ile karşı karşıya kaldığınızı söyleyebilirim. Burada bir taraftan böyle bir çalışma yapıp öbür tarafta bu çalışmanın iptali için çalışmak doğru değil, haksızlık! Bu önergeleri çok samimiyetle hazırlamıştık çünkü ben Bayraklı’da yaşayan şu anda o bölgedeki vatandaşların mağduriyetleri gören bir meclis üyesiyim. Ben bir siyasi olarak sizin haklarınızı savunurum, bazen benim söyleyemediklerimi siz çıkıp söylüyorsunuz’ dedim. Burada samimiyetle hareket edilecekse İBB bugün bu sorunu kökünden çözecekse dışarı grup başkan vekillerimiz ve tüm meclis üyesi arkadaşlarımızla birlikte tüm İzmirliler’e gerçek anlamda sorunu çözmek adına bunu parsel bazında yüzde 30 yapalım, hep birlikte çıkalım oy birliği yapalım. Biz de sizi alkışlayalım” dedi.

“BAYRAKLI’NUN SUÇU NE?”
Hızal’ın açıklamalarının ardından sözü Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal aldı. Cumhur İttifakı grubunu komisyon kararına oy çokluğu verdikleri için eleştiren Sandal, “Burada anlaşılmaz olan şey şu Bayraklı’daki depremle ilgili bir işin oy çokluğu ile çıkması bizi üzmüştür. Derdin sıkıntının en çok yaşandığı yer Bayraklı. Bunu İzmir’in geneline yayarak sorunu çözümsüz bırakmak için ısrar ediyorlar. Biz parsel bazında iki kat ada bazında üç kat artırdık. Bugün bunu söyleyen arkadaşlar ise sekiz katlı binaları beş katlı yaptılar. Bunu sadece İzmir’de değil, Van’da da Elazığ’da da yaptılar. Bayraklı’daki depremzedelerin tek sorunu kat artışı değil. Madem depremi afet olarak tanımlıyoruz Bayraklı’yı neden afet bölgesi ilan etmedik? Devletimiz selden etkilenen bir bölgeyi afet bölgesi ilan etti; binaları yıktı, yaptı. Peki, Bayraklı’nın suçu neydi? Bu kadar acıya, sıkıntıya rağmen Bayraklı’ya kayıtsız kalınmasını anlamış değiliz. 200 bin liralık bir kredi ile bu meselenin çözülmeyeceği açık. Gelin, vatandaşın ekonomik sıkıntısını çözelim. Gelin, afet bölgesine bu konutları yapın, 2 yıl ödemesiz minimum 400 bin liralık krediyi çıkarın” dedi. Toplantının sonunda imar komisyonundan çıkar karar AK Parti ve MHP grubunun ret oyu karşısında oy çokluğu ile kabul edildi.

"NİYET POPÜLİZM YAPMAK"
Toplantının gündem dışı konuşmalar bölümünde söz alan AK Partili Özgür Hızal, “Emsal artışı tartışmaları yapıldı, önergelerimizi sunduk kabul görmedi. Sorunu esasında çözmek istemediğiniz için kağıt üzerinde düzenlemeler yaptı. K sınırlarını belirlenme sürecinde bu mecliste komisyon toplantıları dışında yapılmış bakanlık düzeyindeki toplantılara katılan tek meclis üyesiyim. O toplantılarda Sayın bakan bunu K planı değil emsal artışı üzerinden yapın biz de destek verelim denildi. O toplantılarda Çevre ve Şehircilik Bakanımız plan ve emsal artışı yapılması ile ilgili biraz daha çalışalım derken Bayraklı Belediye Başkanı bakanlıktan biraz daha hibe alma peşindeydi. Sonra çıktınız baktınız K sınırları ile ilgili problem yaşadınız bir gün ansızın bu sürede olmayan bir kredi tartışması ortaya çıktı. Olamayan bir kredi üzerinden siyaseti siz mi yapıyorsunuz ben mi? Sonra belediye başkanı ben bir hata yaptım dedi ve böyle bir kredinin Cumhurbaşkanlığı’nda olmadığı ve görüşmelerin devam ettiği söylendi. Ancak hala görüşmelerin nerede olduğu konusunda bilgi yok. Sonra açıklama yapıldı, böyle bir karar yok. Sonra bizim hem komisyon toplantılarında hem meclis toplantılarında dile getirdiğimiz, depremzedeleri vatandaşlarımızın dile getirdiği emsal artış tartışmaları önünüze geldi. Aslında niyet burada emsal artışı falan değil. Niyet popülizm yapmak, siyaset yapmak… Bir yandan emsal artışı -mış gibi yapalım diğer yandan odalar nasıl dava açacak göreceğiz. Bakanlık 164 bin metrekareyi 200 bin metrekareye çıkardı. Bir yıl içinde yıktı, planı yaptı, askıya çıkardı, onayladı, inşaatı yaptı ve teslim etti. Şu anda toplamda 8 bin bağımsız bölüm konut yaptı, bunu 10 bine çıkaracağız. Bakanlık bunu yaparken İBB ve Bayraklı Belediyesi ne yaptı; K sınırı belirledi, gitti geldi… 5 metrekarelik dükkan yüzünden Bayraklı’da ruhsat kesemediniz” dedi.

HIZAL’DAN TÜLOV İDDİASI
“Siz engel olmayın hükümet yapar” sözleriyle açıklamalarını sürdüren Hızal, “Karabağlar’da sosyal konut yapılacaktı, dava açılıyor iptal ediliyor. O konut İzmirliler’e yapılacaktı. Sizin 15 yıldır yapamadığınız kentsel dönüşümü TOKİ zaten yaptı. Sonra çıkıyorsunuz kamu kaynakları oraya aktarılıyor, hiç endişe etmeyin kamu kaynakları devlet tarafından güzel yerlere aktarılıyor. Elimde TÜLOV’un davetiyesi var. Bu davetiyenin altında CHP eski milletvekili ve şimdinin TÜLOV Başkanı Nurettin Demir, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın imzası var. Bu davetiye İBB CHP ve İYİ Partili meclis üyelerine gitmiş; AK Parti ve MHP meclis üyelerine gelmemiş. Bu organizasyonun maliyetlerini kim vermiş? İzmir Büyükşehir Belediyesi vermiş, bizim ret oylarımızla. Kamu kaynaklarının aslında kimler ve kimler tarafından hangi siyasi gerekçelerle nereye harcadığı ortada. 11 milyar bütçeniz var, çok eleştirdiğiniz 8 katlı binalardan bir tanesini de siz yapsaydınız keşke…” açıklamalarında bulundu.

"HAKLARI NEDEN KÜÇÜLTTÜNÜZ?"
“Bu alınan meclis kararına karşı kim ne tepki gösterir, zerre önemi yok. Aslolan İzmir’de bir karar tecelli etmiştir; bu karara CHP grubu evet, AK Parti grubu ‘Hayır’ demiştir” diyen Grup Başkan Vekili Özuslu ise, “AK Parti sözcüsü arkadaşlarımız hep bir problem, hep bir sorun olarak tarif ediyorlar; doğrudur. Bakanlık neden mevcut imar haklarına uygun inşaatlar yapmadı? Planlı yerlere kendine göre neden plan yaptı? İnsanların mevcut inşaat haklarını neden küçülttünüz? Bayraklı’da yapılan toplantıda hakları gasp edilen insanların çığlıkları AK Partili her bir meclis üyesinin yakasına yapışacaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başkanından bürokratlarına kadar yapılacak çalışmalara katkı koymak istiyorsanız sizlerle çalışmaya hazırız. Önerilerinizi bugün toplantıda dile getirdiniz, biz de bunları önümüzdeki günlerde değerlendireceğiz” diye konuştu.

"37 MİLYAR 585 MİLYON DOLAR NEREDE?"
Toplantının sonunda konuşan İzmir Büyükşehir Başkanı Tunç Soyer ise, AK Partili Hızal’ın eleştirilerine yanıt verdi. Başkan Soyer, şu ifadeleri kullandı: “Böyle bir kredi yok deniliyor. 340 milyon dolarlık kredi finansmanı hazır. Cumhurbaşkanımızın önüne koymayan hazine ve maliye bakanlığı. Dünya Bankası ile 4 ay sürdürdüğümüz müzakereler tamamlandı. Fakat bu para Hazine Bakanlığı’nın garantisi olmadığı için orada bekliyor. Sonuçta bir kredi var, hazır ama bakanlık onay vermediği için gelemiyor. Ancak ben başka bir paranın hesabını soruyorum: Yaklaşık 37 milyar 585 milyon dolarlık rakamın nereye gittiğini merak ediyorum. Marmara Bölgesi ve civarında meydana gelen depremin yol açtığı kayıpların giderilmesi amacıyla kanun çıkmış durumda, 1999 yılından bu yana çıkan rakam toplam 37 milyar 585 milyon dolardır. Ben deprem yaşamış bir şehrin vatandaşı olarak soruyorum, bizim bu vergide hakkımız yok mudur? Genel Başkanımızın çok güzel bir sözü var: İyilikte yarışın. Biz iyilikte yarışmaya devam edeceğiz.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.