İzmir Eczacılar Odası'ndan o iddialara yanıt!

İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, İzmir'de bazı hastane yakınlarındaki eczanelerde yönlendirme yapan eczane personeli çalıştırıldığı iddialarını değerlendirdi. Sadece Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi civarında eczanelerle hastane arasındaki mesafenin uzaklığından kaynaklı kapı önünde zaman zaman bekleyen eczane personelinin olduğunu belirten Sayılkan, “Bizim mesleki saygınlığımız anlamında ‘buyurun buyrun, bize gelin’ olmaz. Bu doğru bir şey değil. Çünkü eczanelerin hepsinde aynı ilaçlar var. Bu bizim tarzımız değil” dedi

İzmir Eczacılar Odası'ndan o iddialara yanıt!
21 Mayıs 2021 Cuma 09:41

FATİH ÖZKILINÇ- İzmir'de bazı hastane yakınlarındaki eczanelerde yönlendirme yapan eczane personeli çalıştırıldığı iddia edildi. Meslek etiğine uygun olmayan şekilde eczane önlerinde bekleyen personelin, hastaların tercihlerini etkilediği yönündeki iddialarla ilgili İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan, değerlendirmelerde bulundu. Sayılkan, söz konusu durumla ilgili Oda olarak çok defa denetim yaptıklarını belirterek kapı önünde bekleyen eczane personelinin İzmir’de sadece Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi civarında olduğunu, nedenin ise hastaneyle eczaneler arasındaki mesafeden kaynaklandığını belirterek meslek saygınlığını zedeleyecek bir durumun yaşanmadığını söyledi.

 

“Bizim tarzımız değil”

Yapılan denetimler kapsamında kapı önünde personel bekleten eczaneleri uyardıklarını ifade eden Sayılkan, “Mesleki saygınlığımızı korumak adına arkadaşlarımızı uyardık. Arkadaşlarımız ise ‘Hastaneyle aramızda uzun bir mesafe var, çok fazla gün kapalı olduğumuz için hastalar tarafından kapalı zannediliyoruz. Açık olduğumuz belli olsun diye çıkıyoruz’ dediler. Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden çıkınca eczanelerle arada altı şerit yol var. Ege Üniversitesi Hastanesi’nden ya da İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin oradaki gibi değil. Hastaneden çıkınca eczaneleri direk göremiyorsun uzakta kalıyor. İlk önce bir arkadaşımız, bir personeli çıkarmış ardından diğer arkadaşlarımız da kap önüne personel çıkarmış ama orada hiç kimse ‘gel gel’ ya da  ‘buyurun buyurun’ yapmıyor. Biz bununla ilgili birkaç denetim yaptık, uyardık. Ama zaman zaman çıkıyorlar. Çıkmayın deseniz de olmuyor. Arkadaşlar, çay molasına çıkıyor kapının önüne. İnsanların neden çıktığını kestiremediğimiz bir yerde ‘neden burada duruyorsun’ da diyemiyorsun. Oda olarak bizi ilgilendiren kısmı; bizim mesleki saygınlığımız anlamında ‘buyurun buyrun, bize gelin’ olmaz. Bu doğru bir şey değil. Çünkü eczanelerin hepsinde aynı ilaçlar var. Aynı üniversite, aynı donanım sahibi insanlar. Eczacılıkla ilgili yasaya göre reklam vermek yasak, eczanenin adı geçen broşür dağıtmak yasak. Öyle kapıya çıkmak da bizim tarzımız değil. Bir dönem ise Suriyeli kişilere rahat iletişim kurmak için Suriyeli kişileri çalıştıranlar vardı hatta onları kapıya yakın oturtuyorlardı. Hem tercümanlık yapsın hem de daha iyi anlaşalım diye. Ama onun dışında kapının önünde durma olayı sadece Bozyaka’da var. Yoksa Ege Üniversitesi Hastanesi’nin, Atatürk Araştırma Hastanesi'nin de potansiyeli çok yüksek. Buralarda bu durum yok. Bozyaka’da olmasının nedeni de hastaneyle eczaneler arasındaki mesafenin uzun olması” dedi.

İzmir’de yeni eczaneye ihtiyaç yok

Eczanelerin dağılımında da bir sıkıntı olduğunu dile getiren Sayılkan, “Ege Bölgesinde olması gerekenin iki buçuk katı eczane var. Doğuya gittiğinizde ise kişi başına düşen eczane sayısı çok farklı oluyor. İzmir’de bin 800 kişiye bir eczane düşerken Güneydoğu’da 7 bin kişiye bir eczane düşüyor. Bunun Türkiye ortalaması da 3 bin 500 kişiye bir eczane. Eczanelerin dağılımı ile ilgili bir sıkıntı var. Bununla ilgili bir yasa çıktı ve 2017 yılında yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre ilçe bazlı, nüfusa göre bir kısıtlama geldi. Şu anda yeni mezun arkadaşlar eczane açmak istediklerinde eğer o ilçede ihtiyaç yoksa eczane açamıyor. Şu anda İzmir’de hiçbir ilçede ihtiyaç yok. Benim gördüğüm kadarıyla da senelerce ihtiyaç olmayacak. Bu sistemin ayaklarının yere oturduğunu ancak on sene sonra görebiliriz. Büyük hastanelerin civarına çok eczane açılmasının önüne ise geçemeyiz. Çünkü oralarda çok yüksek bir potansiyel var. Yan yana 15 tane eczane olsa bile hepsi iş yapar. Biri az yapar, diğeri çok yapar ama hepsi iş yapar. Bu nedenle yönlendirme yapmalarına gerek yok. Bu büyük hastane civarlarındaki eczanelere, semt eczanelerinde olduğu gibi devamlı gelen müşterisi çok olmuyor. Hastalar ancak hastaneye gelince bu eczanelere uğruyorlar. Bir kere gelen kişi belki bir daha 5 sene sonra geliyor” dedi.

Eczanelerin konumu sosyoekonomik gelişmişlikle ilgili

Eczanelerin konumlanmasının bölgelerin sosyoekonomik gelişmişlik düzeyiyle ilgili olduğunu ifade eden Tuncay Sayılkan, “Bazı bölgeler var satın alma gücü çok düşük. Bu bölgelere birkaç eczane açılırsa bazıları iş yapmaz ve bir süre sonra oradan taşınır. Bu yüzden bu bölgelerde çok az eczane vardır.  Çünkü bu bölgelerde yaşayan vatandaşların alım gücü yok, ilaç dışında ürün alma imkânı yok. Bozyaka’daki hastaneye yakın eczanelerin kiraları 20-30 bin liradır. Alım gücü düşük olan bölgelere ise bin TL kirayla dükkân bulursunuz. Kiranın ucuz olması çok önemli değil çünkü iş yapamazsınız. Reçete gelmez, sağlık kuruluşu yoktur” diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.