İzmir'deki binaların yüzde 97,5'i problemli

Herkes İçin Sağlık Derneği'nin düzenlediği Prof. Dr. Atilla Uluğ'un konuşmacı olarak katıldığı, "İzmir'de Deprem Olacak mı?" konulu konferansta İzmir'in deprem gerçeği bir kez daha konuşuldu. Uluğ, 2009'da İzmir Afet Riski Azaltma Sempozyumu'nda Bayraklı, Alaybey ve Hatay Basın Sitesi'ndeki 1499 binada yapılan incelemeler sunucu 77 binanın sağlam olduğu açıklandı

İzmir'deki binaların yüzde 97,5'i problemli
06 Aralık 2011 Salı 15:47

Esin Gençel- Prof. Dr. Atilla Uluğ'un konuşmacı olarak katıldığı, 'İzmir'de Deprem Olacak mı?' adlı konferansta İzmir'de deprem olma ihtimalinin çok yüksek olduğu ortaya çıktı. Uluğ, "İzmir tarihinde çok büyük depremler yaşamış bir şehir. Son 2 bin yılı içinde 10'dan fazla 7 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş. İzmir'de depremler Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki depremler gibi 50 yılda bir gerçekleşmiyor. İzmir'de büyük depremler 350-400 yılda bir meydana geliyor ve 7.5 büyüklüğündeki son deprem 345 yıl önce meydana geldi. Bu da gösteriyor ki İzmir'de büyük bir deprem olma olasılığı çok yüksek" dedi.

5 Aralık'ta Ege Denizi'nde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depreme dikkat çeken Prof. Dr. Atilla Uluğ, "Son 24 saat içinde 28 deprem meydana geldi. Denizlerde deprem etkinliği çok yüksek. İzmir geliştikçe bozulmuş bir şehir. İzmir'in çevresindeki dağlar çok yaşlı ama şehre yakın yaşları binler ile ölçülebilen daha genç dağlarımızda var. Mavişehir, Bayraklı, Karşıyaka, Manavkuyu, Altındağ, Alsancak, İnciraltı gibi alanlar daha narin zeminlerdir. Deniz hala bu zeminlerin içinde ve bu zeminler üzerindeki ağır yapıları kaldıracak durumda değil. Doğa ile inatlaşmadan yapılar yapmalıyız. Depremin enerjisi çok yüksek. Zemin sıvılışması nedeniyle binalar yan yatıyor. Depremden sonra kayıplarımıza ağlıyoruz ama bunun için birşey yapmıyoruz. İzmir'de tsunami riski çok az ancak taşmalar meydana gelebilir. Narlıdere'deki dağlar sabun köpüğü gibi. Dağları traşlayıp binalar yapılıyor. O dağlara çok ağır yükler konulmamalı. İzmir'de bir afet kaçınılmaz. Bizim bu afetlere karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. İzmir'de tehlikenin büyüklüğü hesaplanmalı. İzmir'deki risk neler ve bu riskler nasıl önlenebilir bunların çalışmaları yapılmalı. Enkaz altında bir kişiyi bile bırakmamak için çalışmalar yapılmalı. 2009'da Bayraklı, Alaybey ve Hatay Basın Sitesi'nin pilot bölgeler seçildiği ve toplam 1499 binada yapılan incelemeler sonucu İzmir'de 77 binanın sağlam olduğu İzmir Afet Riski Azaltma Sempozyumu'nda açıklandı. Bu da demek oluyor ki İzmir'deki binaların yüzde 97,5'i problemli. Bu zamanları iyi değerlendirip gerekli önlemleri almalıyız. Bakanlık ve Ankara'nın bu duruma el atması gerekir. Zemin yapısı kontrol edilmeli ve teknolojiyi kullanarak çalışmalar yapılmalı" diye konuştu.

'İzmir'de Deprem Olacak mı?' konulu konferansı düzenleyen Herkes İçin Sağlık Derneği Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu, bir gün deprem olacağını biliyoruz diyerek, "Doğal afetler ile başedebilmeliyiz. Yaşadığımız Van Depremi, iki konuda açığımız olduğunu gösterdi. Birincisi afet yönetimi konusunda eksikliklerimiz var; ikincisi ise vatandaşın deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası nasıl davranacağı konusunda yetersiz olması. Herkesin kişisel bir eylem planı olmalı" dedi.

'Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz'

'İzmir'de Deprem Olacak mı?' konulu konferansta Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atilla Uluğ, "İzmir'de deprem olacak mı sorusuna cevabım şu, İzmir'in fayları nasıl, zemin yapısı, geçmişi nasıl, sabıkası var mı gibi sorulara jeofizikde kullanılan cihazlar ve yer biliminde kullanılan teknikler ile bir inceleme yapılır. Dünya çok narin ve sürekli kabuk değiştiriyor. Kara parçalarının belirli yönleri var. Van'daki depremler Afrika ve Arap kıtasının hareketliliği bitmedikçe bitmeyecek. Anadolu yılda 2,5 cm kayıyor. Batı Anadolu'da ise yılda 0,94 mm çökme meydana geliyor. Batı Anadolu, 1. derecede deprem bölgesinde. Batı Anadolu'da hareketlilik sonucu çöküntü havzaları ve körfezler oluşuyor. İzmir Körfezi dahil hala bu hareketlilik devam ediyor. Anadolu topraklarının tümü deprem bölgesi ama bizi yönetenler bu durumu idrak edemiyorlar. Yeni yeni anlamaya başlıyorlar. Kaçacak yerimiz yok, deprem ile yaşamayı öğrenmeliyiz" diye konuştu.

'Ege'de fay çok'

Uluğ, İzmir'in tarihinde büyük depremler meydana geldiğini belirterek, "Deprem cihazları yokken romen rakamları verilerek ölçülüyordu ve tarihe dönüp baktığımızda 2 bin yıl içinde 10'dan fazla 7'den şiddetli deprem meydana gelmiş. 1688 yılında meydana gelen Yenikale depreminde Balçova kordon boyu 60 cm kadar çökmüştür. Son 100 yıl içinde ise 1919 yılında meydana gelen 7 şiddetindeki Ayvalık depremi son 345 yıldır İzmir'in yaşadığı en büyük deprem. Batı Anadolu'nun deprem hareketliliği Kuzey Anadolu fayı gibi 40-50 yılda değil 350-400 yılda gerçekleşiyor. Ege'de fay çok. İzmir, Karaburun, Midilli, Bergama, foça, Gediz fayları var. Dilerim bu faylar koro halinde harekete geçmez" dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.