İzmir’e terapi bahçeleri geliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi doğanın iyileştirici gücünden yararlanarak yurttaşların sağlıklı bir yaşam sürmesi için “Bahçe Terapisi ve Kent Sağlığı Projesi” başlattı. Kent parkları, yapı yüzeyleri, terk edilmiş atıl alanlar, refüjler, okul bahçeleri, üniversite kampüslerinde yeşil alanlar oluşturulacak, terapi bahçeleri geliştirilecek.

İzmir’e terapi bahçeleri geliyor
11 Haziran 2020 Perşembe 13:12

Koronavirüs süreci doğayla uyumlu yaşamının önemini tüm dünyaya bir kez daha gösterirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi hayata geçirdiği sürdürülebilir kent projelerine bir yenisini daha ekledi. Doğanın insan sağlığına ve psikolojisine olumlu etkilerinden yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, salgın öncesi Engelsizmir 2020 Kongresi hazırlıkları kapsamında “Bahçe Terapisi ve Yerel Yönetimler Çalıştayı” yaparak bilimsel altlığını oluşturduğu terapi bahçelerini kentte hayata geçirmek için kolları sıvadı.

Geliştirilecek

Kent parklarında, yapı yüzeylerinde, terk edilmiş atıl alanlarda, refüjlerde, okul bahçeleri ve üniversite kampüslerinde yeşil alanlar oluşturulacak, terapi bahçeleri geliştirilecek. Gönüllü katılımı ile fidanlık üretim alanları yaratılacak, üniversiteler ile işbirliği yapılacak. Farklı yaş, cinsiyet ve yetiye sahip yurttaşların bir araya geleceği terapi bahçelerinde çocuklar ile yetişkinlerin de birlikte vakit geçirmesi sağlanacak. Gaziemir Belediyesi de uluslararası bir çalışma yaparak bahçe terapisi uygulamasını başlatıyor.

Stresle başa çıkmak için

Proje ile ilgili bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, doğanın yaşam kalitesine etkilerinin ve terapi bahçelerinin 20. yüzyıl sonunda bilimsel araştırmalarla gündeme geldiğini hatırlatarak, “Koronavirüs salgını süresince doğanın önemini bir kez daha anladık. Engelsizmir 2020 Kongresi hazırlıkları kapsamında ‘bahçe terapisi ve yerel yönetimler çalıştayı’ yaparak bu konuda bilimsel bir hazırlık yapmıştık. Son üç aydır özellikle 65 yaş üzeri insanlarımızın hareketsizleşmesi, doğaya çıkamaması ruhsal olarak da sıkıntıya neden oldu. Bahçecilik faaliyetleri stresli yaşam koşulları ile yaşamaya ve onlarla başa çıkmaya katkı sağlıyor. İyi tasarlanmış bir yeşil alan, insanların yaşam sevincini yükseltmeye, bazı hastalıkların ilerlemesini durdurmaya ya da tedavi sürelerini hızlandırmaya büyük ölçüde katkı sağlıyor. İzmir B üyükşehir Belediyesi olarak üç aylık salgın döneminde bu konu üzerinde çalıştık. Yurttaşlarımızın ruh ve vücüt sağlığnının korunmasına zaman içinde çok etki edecek bu projeyi başlatıyoruz” diye konuştu.

Doğayı korumak önceliğimiz olacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen Büyükşehir belediyeleri kent konseyleri toplantısına konuk oldu. Çevrimiçi toplantıda koronavirüs sürecinin tüm dünyaya önemli mesajlar verdiğini dikkat çeken Başkan Soyer,“Pandemi süreci bize iki konuda ders verdi. Doğayı korumak ve doğayla uyumlu bir yaşam sürmek birinci önceliğimiz olmalı. Diğeri ise şeffaflık, katılımcılık. Bizler ne kadar hesap verebilir noktada durur, katılımcılığın önüne açarsak büyük krizlerde başarılı oluruz” dedi. Koronavirüs salgını nedeniyle kriz belediyeciliğini uygulamaya aldıklarını ve ortak akılla hareket ederek çalıştıklarınıhatırlatan Başkan Soyer, şunları söyledi: "Belediye bürokratlarımız, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, kent konseyinin katılımı ile Kriz Yönetimi Üst Kurulu kurduk. Oluşturduğumuz bilim kurulunun da önderliğinde her pazartesi toplanarak ortak akılla sorunlarla nasıl başarılı çıkarız belirlemeye çalıştık. Bu kurulun çalışmalarını yeni normal denilen dönemde de aynı ekiple belki yeni katılımcılarla sürdüreceğiz Ortak akıl ne kadar büyürse, paydaşlık ne kadar çoğalırsaürettiğimiz çözümler güçlü, kapsayıcı ve doğru oluyor. Demokrasinin daha çok yaygınlaşması ve güçlenmesi kriz sonrası belediyecilik anlayışımızın temel çıkış noktası" diye konuştu.

Ortak akılla çalışıyoruz

 Başkan Soyer demokrasinin birlikte yaşamanın kültürü olduğunu, kent konseylerini de bu yüzden çok önemsediğini ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: "Bizim farklılıklarımızla bir arada olmayı başarmamız gerekiyor. Kent konseyleri bu bağlamda hem hukuki mevzuatı gereği hem 28 yıllık deneyimi gereği yerelde en doğru çatı örgütlenmeyi sunan fırsatlar taşıyor. İzmir Kent Konseyi onuncu yılını tamamladı. Gördük ki olağanüstü güçlü temsil kabiliyetine sahip. Kentin sorunları ile başa çıkmak için birçok yapıyla ortak akıl oluşturmaya çalışıyoruz. Şimdikent konseylerini etkin kılmak, hayatın içine sokarakyerel yönetimlerle buluşturacak bir zamanı yaşıyoruz. Aktif vatandaşlık,kent paydaşlığı gibi kavramların çok daha fazlatoplumu ile buluşturulması gerektiğini düşünüyoruz".

Dayanışmada İzmir örneği

Konuşmasında hiçbir karşılık beklemeden tamamen gönüllükle kentlerine sahip çıkan kent konseyi başkanlarına teşekkür eden Soyer, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizler imeceyi insanlığa hediye etmiş bir toplumun mirasçılarıyız. Kentine sahip çıkma duygusunu taşıyan,onun için enerjisini,kaynağını seferber eden,bunun için el ele veren atalara sahibiz. Biz komşu hukuku nedir, mahalle dayanışması nedir biliriz. Biz demokrasiyi içselleştirecek kadim kültürün takipçileriyiz. Dünyadan örnek vermek gerekirse koronavirüs salgınında Macaristan'da Orban gibi otoriteyi merkezileştirmeye çalışan eğilimler var. 5 kadın tarafından yönetilen Danimarka, Almanya, Finlandiya, Yeni Zelanda veTayvan isedayanışma kültürünü öne çıkartan ve buradan krizle mücadele yöntemleri ortaya koyan ülkeler oldular. Biz bunun dünyadaki en i yi örneklerini ortaya koyabilecek bir toplumuz.İzmir'den bir örnek vermek istiyorum. Pandemi nedeniyle kiraz hasadı için geçici işçi çalıştıramayan üreticilerimiz için gençlerimize bir çağrı yaptık. Gönüllülerimiz haftalarca çalıştı, çok güzel bir dayanışma örneği ortaya çıktı. Gönüllülük temelinde yerel yönetimler işbirliği ile biz eğer o kadim kültürümüzü canlandırmayı başarırsak tarih yazarız”.

Öncü kent İzmir

Toplantının kolaylaştırıcılığını üstlenen Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Savaş Zafer Şahin, kent konseyleri başkanlarının buluşmasına konuk olan Başkan Soyer'e teşekkür ederek, "Mütevazilik iyi niyet, nezaket, samimiyet, naiflik zayıflık göstergesi değil insan olmanın gereğidir. Siz bunun sembolü oldunuz. Kent konseyi gibi yapılar bu tür erdemler üzerine dayalı. Siz ne kadar sembol olursanız kent konseyleri en az o kadar güçlenecektir" dedi. Adana Kent Konseyi Başkanı Haşmet Biçer ise İzmir'in her konuda öncü olduğunu, yine bir öncülük yaparak kent konseyleri başkanlarını bir araya getirdiğini ifade etti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.