İzmir’in “AB markajı” Brüksel’de ses getirdi

Brüksel temaslarının ilk gününde Avrupa Bölgeler Komitesi’nin Genişleme Günü toplantısına katılan İzmir heyeti, ikinci gün çoğu Avrupa Parlamentosu’nda olmak üzere 6 görüşme birden yaptı

İzmir’in “AB markajı” Brüksel’de ses getirdi
18 Kasım 2015 Çarşamba 14:57

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu başkanlığındaki İzmir heyeti, Brüksel temaslarının ikinci gününde önemli görüşmelerde bulundu. Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Mutlu ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk ile Ege Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güçlü’den oluşan heyetin ilk durağı, TÜSİAD Brüksel Temsilciliği oldu.

 
“İzmir ve İzmirliliği simgeleyen ne varsa..”

İzmirli belediye başkanı ve iş dünyası temsilcilerine Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ile ilgili son gelişmeleri aktaran TÜSİAD AB Temsilcisi Dr. Bahadır Kaleağası, “Biz AB’ye uyum sağlamaya çalışırken, AB de kendini değiştirmeye çalışıyor. Bugünkü mevzuatının rekabet çağına ayak uyduramayan bölümlerinden kurtulmak istiyor. Bizim öncelikle bu mevzuat değişikliklerini iyi takip etmemiz gerekiyor” diye konuştu. Kaleağası konuşmasında İzmir’den övgüyle bahsederken, “Türkiye’nin marka değerinde en önemli avantaj ülkenin batısı, yani İzmir ve Ege’dir. Bu süreçte İzmir daha da öne çıkmalı. İzmir ve İzmirliliği simgeleyen ne varsa, Türkiye’nin AB ilişkilerinde ona çok ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

 
Fırsatlar ve riskler

Cumhuriyet Halk Partisi Brüksel Temsilcisi Kader Sevinç’i de ziyaret eden İzmir Heyeti, Türkiye’nin AB ilişkilerinde son dönemde ortaya çıkan fırsatlar ve riskler konusunda küçük bir brifing aldı. Sevinç, AB sürecinin iyi yönetilmesi halinde Türkiye’nin her alanda kazanacağını söyledi.

 
Türkiye’nin en dinamik grubu

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği Kabine Başkanı ve AB Türkiye Delegasyonu eski Başkanı Stefano Manservisi, Başkan Aziz Kocaoğlu ve beraberindeki heyeti Avrupa Parlamento binasında ağırladı. Manservisi, İzmir’i ve İzmirlileri “Türkiye’nin en dinamik grubu” olarak tanımladı.

İzmir heyetinin bir sonraki görüşmesi, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ile oldu. Avrupa Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu üyelerinin de yer aldığı görüşmede daha çok mülteci sorunu masaya yatırıldı. Türkiye’nin yıllardır yaşadığı mülteci sorununu Avrupa’nın çok geç fark ettiğini söyleyen Piri, bu konuda Türkiye’ye hibe desteği sağlanması gerektiğini söyledi. AB sürecinde Türkiye ile daha yoğun diyalogdan yana olduklarını kaydeden Kati Piri, “İzmirliler olarak sizler bunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Brüksel’de olmanız ve çabalarınız çok anlamlı. Avrupa’daki dinamiklerin sizi görmesi ve dinlemesi çok önemli” diye konuştu.

 
“Parayla mültecileri aynı kefeye koymayın”

Türkiye Dostluk Grubu üyelerinin de mülteci sorununa karşı Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk hibe desteği ve vize kolaylığı konularını gündeme getirmesi üzerine söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu şunları söyledi:

“Mülteciler insan. Parayla, vizeyle aynı kefeye konulmalarını doğru bulmuyoruz. ‘Siz 2 milyon mültecinin eğitim ve adaptasyonunu sağlayın; biz de size şu kadar para verelim’ söylemi, İzmir olarak bize ters geliyor. Sosyal demokrat bir belediye başkanı ve 12 yıldır Türkiye’den muhalefetin sahip olduğu en büyük kamu görevini yürüten biri olarak farklı düşünüyorum. Türkiye zengin bir ülke. Bu işin mali faturasını 3-5 yılda telafi eder, altından kalkar. Bizim asıl AB’nin temel hak ve özgürlük normlarına ihtiyacımız var. Vize-para-mülteci üçlüsünde son karar elbette Hükümet’e ait.”

 
Göç krizi ve Avrupa

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu önderliğindeki İzmir heyeti daha sonra, Türkiye’nin AB Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Yenel ile görüştü. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda “iyimser” bir tablo çizen Yenel, “Yıllardır çok inişli çıkışlı olan bu ilişkide şimdi yeniden çıkışı yaşadığımızı söyleyebilirim. Olumlu yönde gelişmelere gebe olduğumuzu düşünüyoruz. Göç krizi AB’de baş gösterince panik yaşamaya başladılar. Bizim 4 yıldır yaşadıklarımızın onda birini bile karşılayamadılar” diye konuştu.

 
“İzmir’in Brüksel temasları AB için çok önemli”

İzmir heyetinin Brüksel’deki son görüşmesi, AB Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jean-Luc Vanraes ve Fransa Rhone-Alpes Bölgesel Konseyi Başkan Yardımcısı Bernard Soulage ile gerçekleşti. Başkan Kocaoğlu, Soulage ve Vanraes’e Paris’te yaşanan katliam nedeniyle taziyelerini iletti.

AB Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jean-Luc Vanraes, İzmir’in bölgeler arası işbirliği konusunda arabulucu olabileceğini belirterek, bu çerçevede ticaret ve sanayi odaları ile siyasileri bir araya getirebileceklerini söyledi. Soulage ise “Seçilmiş kişilerle muhatap olmak bizim için çok önemli. İzmir gibi bir kentin Brüksel temasları, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ndeki kararlılığını göstermesi açısından kayda değer bir adım. İzmir’in Avrupa’daki diğer önemli kentlerle de temasa geçmesi, Türkiye’nin sadece İstanbul’dan oluşmadığını gösterecektir” dedi.


İşte Brüksel çıkarmasının yankıları:

TÜSİAD AB Temsilcisi Bahadır Kaleağası: “Türkiye’nin marka değerinde en önemli avantaj, ülkenin batısı. İzmir ve İzmirliliği simgeleyen ne varsa, Türkiye’nin AB ilişkilerinde ona çok ihtiyacımız var.”

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği Kabine Başkanı Stefano Manservisi: “İzmir ve İzmirliler, Türkiye’nin en dinamik grubu..”

Bölgesel Konseyi Başkan Yardımcısı Soulage : “İzmir gibi bir kentin Brüksel temasları, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ndeki kararlılığını göstermesi açısından kayda değer bir adım.”

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri: “Türkiye ile daha yoğun dialogdan yanayız. İzmirliler olarak sizler bunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Brüksel’de olmanız ve çabalarınız bu açıdan çok anlamlı.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.