Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun eksik

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Derneği, kadın cinayetlerini bir gazetecinin yazısını protesto etti. Bir basın açıklaması gerçekleştiren dernek üyeleri, devletin kadın cinayetlerinden sorumlu olduğunu ifade etti

Kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun eksik
26 Mart 2012 Pazartesi 16:19

Esin Gençel- Bayraklı Adliyesi önünde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Siyah Pembe Üçgen İzmir LGBTT Derneği üyeleri yaptıkları basın açıklaması ile kadın cinayetleri ve bir yerel gazetede çıkan yazıyı kınadı. Basın açıklamasını okuyan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilciliği Başkanı Sanem Deniz Kural, her gün artan cinayetlerle yaşam hakkımız elimizden alındığını söyleyerek, "Kadın katillerine verilen cezalarda, haksız tahrik, iyi hal, gelecek, etkin pişmanlık gibi pek çok gerekçe gösterilerek sürekli ceza indirim uygulanıyor. Feministlerin, kadın ve LGBTT (Lezbiyen, gay, biseksüel, travesti) örgütlerinin önerileri ile hazırlanan 'Aile Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun' geçtiğimiz günlerde kabul edildi. Kanun, bu örgütlerin mücadeleleri sonucu elde edilmiş bir kazanımdır ancak hükümet önerilerin çoğunu dikkate almayarak bu yasayı olması gerektiğinden çok daha eksik biçimde çıkarmıştır. Biz bugün burada hükümeti mevcut düzenlemelerin yanı sıra nefret söylemi, nefret suçları ve ayrımcılıkla ilgili yasal düzenlemeler yapmaya ve bu çalışmalarda kadın ve insan hakları örgütlerinin görüşlerini esas almaya çağırıyoruz" dedi.

Katilin ağır bir ceza alana kadar işlenen cinayetlerin davalarının takipçisi olacaklarını ifade eden Kural, "Kadın cinayetleri ve nefret söylemi herhangi bir yasal düzenlemeye tabi olmadığından hukuk sistemi de farklı kadın kimliklerinin hedef gösterilmesine sessiz kalmaktadır. GazetemEge'nin yazarlarından Hilmi Çınar da yasalardaki boşluğu fırsat bilerek, 18 Mart 2012 tarihindeki yazısında açıktan trans kadınları ve yaşadıkları yerleri hedef göstererek onların kanlarıyla 'pırıl pırıl' bir İzmir'e kavuşulacağını söylemekten çekinmemiştir. Bizlere kadın dostu kent olarak sunulmaya çalışılan İzmir'de de şiddet görüyor, öldürülüyoruz. 2010 yılının Nisan ayında İzmir'de öldürülen Esra Yaşar, Ayşe Selen Ayla ve Azra'nın tek suçu kadın olmalarıydı. Katile hak ettiği ağır ceza verilene kadar bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.