Kocaoğlu: Stat konusunda yaka silktim!

Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın (EBSO) Temmuz ayı olağan meclis toplantısına konuk konuşmacı olarak katılan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, '3. kuşak hatta 4. kuşak İzmir'de yaşıyor. Bu insanlar artık kentleşmesini tamamladı. 8-10 sene önce bir belediye yasasında düzenleme vardı. Sonra 6306 sayılı daha çok binaların dönüşümünü içeren bir yasa çıktı. İki başlılık var. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a bu iki yasanın tek yasa hale getirilmesi önerimizi sunduk. Önümüzdeki hafta bir çalışma yaparak daha sağlıklı bir yol çizeceğiz' dedi

Kocaoğlu: Stat konusunda yaka silktim!
31 Temmuz 2018 Salı 09:56

Gamze Geçer- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın (EBSO) Temmuz ayı olağan meclis toplantısına konuk konuşmacı olarak katıldı. Sanayicilere, İzmir'deki kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bir bilgilendirme sunumunun da yapıldığı toplantıda, merak edilen konulara cevap veren Aziz Kocaoğlu, önemli açıklamalarda bulundu.

Kentsel dönüşümün diğer büyükşehirler gibi İzmir'in de problemleri arasında yer aldığını söyleyerek sözlerine başlayan Aziz Kocaoğlu, "3. kuşak hatta 4. kuşak İzmir'de yaşıyor. Bu insanlar artık kentleşmesini tamamladı. 8-10 sene önce bir belediye yasasında düzenleme vardı. Sonra 6306 sayılı daha çok binaların dönüşümünü içeren bir yasa çıktı.  İki başlılık var. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a bu iki yasanın tek yasa hale getirilmesi önerimizi sunduk. TOKİ'de Emlak Konut'ta görev yapmış bir isim konulara vakıf. Önümüzdeki hafta bir çalışma yapacağız ve çok daha sağlıklı bir yol haritasını ortaya koymuş olacağız" diye konuştu.

"Hak hukuk yemiyoruz"

Kentsel dönüşümde hakkaniyet ilkesi ile hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Kocaoğlu, "İlkeleri belirleyerek,  uzlaşı ortamı ile yolu olmayan, suyu olmayan yerlerde barınanlara nasıl bir yöntemle fayda sağlayabiliriz diye bir çalışma başlattık.  1500 - 2000 dairenin dönüşümünü yapıyoruz. Bizim asıl uğraştığımız ise 35 bin ila 40 bin konut civarında bir rakam,  7 bölgede çalışma yapıyoruz. Bu bahsedilen rakam her bölge için belirlenen ilk etabı içeriyor. Biz etap etap gidiyoruz. Kentsel dönüşümde büyük foto ne olacak ona bakıyoruz.  Kentsel dönüşüm alanında da ada ada uzlaşmayı sağlıyoruz. Daha çok yüklenicinin ihaleye girmesini sağlamaya çalışıyoruz. Etaplar bitmeden diğer etapların çalışmalarını yapıyoruz.  Hemşerilerimiz bize inandıkça, güven tesis ettikçe,  bizim yaptığımız uygulamalar kimsenin hakkını hukukunu yemeden yapıldıkça bu konu hızlanacak ve hızlanıyor da. Burada bir ilke kararı almamız gerekiyor. Vatandaşın hakkı maksimum düzeyde korunacak. Yerinde dönüşüm olacak. Belediye veya kamu buradan bir artı değer almayacak. Bir artık değer çıkarsa ne kalıyorsa oradaki mal sahiplerine vatandaşlara yazar. Dönüşüm bu şekilde olmalı" ifadelerini kullandı.


 
"Yaka silktim"

Toplantıda gelen bir soru üzerine yapımı yılan hikayesine dönen Karşıyaka Stadyumu ile ilgili konuya da değinen Kocaoğlu, "Karşıyaka Stadı duyduğumuza göre 7-8 bin kişi ayakta, 7-8 bin kişi oturarak maç seyredecekmiş, öyle bir stat yapılacakmış. Ben bu stat konusundan illallah ettim. Yaka silktim. Stadın yeri yanlıştır, kesseniz yine yanlıştır. Örnekköy'de stat cuk oturur dedik. Daha sonra  otobüslerimizin olduğu ESHOT garajının olduğu yeri verelim, bir şey de istemeyelim. Otobüsleri de Örnekköy'e taşıyalım dedik. Olmadı, inşallah yapılır" diyerek stat konusundaki eleştirilere cevap verdi.

Adaylık için tarih verdi

Asfalt kalitesi hakkında ve trafik ışıkları ile ilgili şikayetleri de değerlendiren Kocaoğlu, "Asfalt konusunda bir zafiyetimi var. Köyler de büyükşehirlere bağlandıktan sonra gördük ki köylerde ne ararsan yok. Yol, arıtma, su hiçbir şey yok. Ben de arkadaşları asfalt kalitesi hakkında uyarıyorum.  Trafik lambaları ile ilgili de sistem oturmadı, gerekenleri konuşuyoruz" yorumunda bulundu.

Adaylık ile ilgili sorulara da cevap veren Kocaoğlu, tekrar aday olup olmayacağını 6 ay kala açıklayacağını, 1 Ekim'i beklediğini belirterek, "Bir basın toplantısı ile sizlerle paylaşacağım, seçimler erken olursa bir formül buluruz. Hiçbir koltuk boş kalmaz" diye konuştu.

Toplantıda ekonomide gelinen son nokta hakkında bir sunum yapan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, dünyada yaşanan değişime dikkat çekti. Yeni teknolojilerin baş döndürdüğünü söyleyen Yorgancılar, "Başka bir dünya oluşuyor. Dünya böyle bir değişim süreci yaşarken, ülkemiz ise enflasyon, cari açık gibi sorunlarla boğuşuyor. Biz ülke olarak yeni çağa giden treni kaçırmamak hızla istasyona doğru koşmak zorundayız. Ancak daha evimizden dışarı bile çıkamadık, evimizin içini düzeltmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

Acil ve hızlı bir yapı şart

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, 24 Haziran seçimleriyle birlikte yeni bir yönetim sistemine geçtiklerini hatırlatarak, "Bunun en önemli göstergesi, cumhurbaşkanlığı teşkilat şemasıyla net olarak görüldü. Eklemeler, düzenlemeler, atamalar henüz tam olarak tamamlanmasa da Cumhurbaşkanımız etrafında bir organizasyon için kararnameler yayınlanıyor. Ben yeni sistemin ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. TBMM Başkanı seçilen İzmir milletvekilimiz Binali Yıldırım'a da yeni dönemde başarılar diliyorum. Bildiğiniz gibi bakanlıkların sayısı da 26'dan 16'ya indirildi. Bazıları birleştirildi, birçok kurum farklı bakanlıklara bağlandı. O yüzden sistemin oturması biraz zaman alacak. Ekim ayı gibi tamamen oturur diye düşünüyoruz. Umarız bir takım bürokratik engeller aşılmış olur ve ekonomi yönetimi tek elden yönetilerek acil, hızlı ve etkin kararlar alan bir yapının oluştuğunu görürüz. Kabinede İzmirli Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli var, TOBB bünyesinde kurulmuş olan Kadın Girişimciler 2. Başkanı Ruhsar Pekcan'ın da Ticaret Bakanımız olmasından memnuniyet duydum" dedi.

"Treni kaçırmayalım"

Son 10 yılda hem dünyada hem de Türkiye'de büyük bir dönüşüm yaşandığını kaydeden Yorgancılar, " Yeni teknolojiler adeta baş döndürüyor. Üretimin en önemli girdisi hayal gücü oldu. Ar-Ge merkezleri hayal gücü geniş insanların peşine düştü. Başka bir dünya oluşuyor. Dünya böyle bir değişim süreci yaşarken, ülkemiz ise enflasyon, cari açık gibi sorunlarla boğuşuyor. Biz ülke olarak yeni çağa giden treni kaçırmamak hızla istasyona doğru koşmak zorundayız. Ancak daha evimizden dışarı bile çıkamadık, evimizin içini düzeltmeye çalışıyoruz. Başarmak için potansiyelimiz var. Biz böylesine mecburken dünyada birçok değişiklikler oldu. ABD, Çin'den ithalata vergi koyarak ticaret savaşlarını başlattı. Çin de buna karşılık verdi. ABD ve Rusya yine vergi uygulamalarına, yaptırımlara başladı. AB, Japonya ile bir ticari anlaşma imzaladı. Esad vatandaşlarına iç savaş bitti, ülkenize dönün çağrısı yaptı. Bütün dünyaya baktığımızda her tarafta farklı bir hareket var. Ticaret savaşları ile dünya ticaret hacminin 1 trilyon dolardan fazla azalacağı hesaplanıyor.  Dünya mal ticaretinin zayıflayacağı beklentisi de var. Bu gelişmelerden bizim daha az etkileneceğimiz gözükse de bu gelişmelerden etkilenmeme diye bir gerçekle karşı karşıya değiliz. Daha çok ihracat yapmak zorunda olduğumuz bir süreçteyiz. 2017 milli gelir verileri itibariyle, Dünya Bankası sıralamasına göre yıllardır 17. sıradayız, 18. sırada bulunan Hollanda bize giderek yaklaşıyor. Tarımı odağına alan Hollanda ile milli gelirimiz arasındaki fark 86 milyar dolardan 23 milyar dolara geriledi. Hollanda'nın tarım politikalarını geçmişten bu kürsüden çok paylaşmıştım.  Benzer bir durum 16. sırada olan Endonezya ile de yaşanıyor. Elektronik üretim ekipmanlarını odağına alan Endonezya ile de aramızdaki fark açılıyor. Bu iki mesajı çok iyi okumalıyız. Yüksek katma değerli üretim talebimizin sebebi budur. Tarım ve gıda sektöründe ülkemizin stratejik bir üstünlüğü vardır ama bun paraya çeviremediğimiz için ithalat bağımlısı hale geldik. Bugün marketlere baktığımızda birçok yabancı tarım ürünü marketlerde satılıyor. Tarımda yerli üretimi odağımıza almalıyız" ifadelerini kullandı.

Ekonomide tek ses dönemine geçilmesinin son derece önemli olduğunu kaydeden Yorgancılar, "Sözler eylemlerle desteklendiğinde piyasalarda yatırımcılar doğru tepkiyi verecektir. 2017 yılında sorunları bir nebze aştık ama şimdi uzun süreli ve kalıcı çözümlere ihtiyaç var. Finansmana erişimin hem zorlandığı hem de pahalandığı bir dönemde işimiz hiç de kolay olmayacak. Biz zor zamanlarda zoru başarmış olan bir sanayici toplumuz. 43 yıldır ticaret hayatının içindeyim, 7-8 tane kriz gördüm. Eğer bu krizler başka ülkelerde olsaydı diğer ülkelerin bunun üstünden kalkabileceğini tahmin etmiyorum. " diye konuştu.  

Yorgancılar'a sürpriz görev

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) genel kurulunda, TOBB delegelerinin yeniden aday gösterdiği Rifat Hisarcıklıoğlu'nun Yönetim Kurulu'nda Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar yer almamış, İzmir Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, TOBB yönetiminde yer almıştı. Mahmut Özgener, TOBB yönetime giren tek İzmirli olmuştu. TOBB'daki bütün görevlerinden istifa eden ve 9 yıl TOBB yönetiminde yer alan Yorgancılar'ı  kaybetmek istemeyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Yorgancılar'ı TOBB Yönetim Kurulu Başdanışmanlığına getirdi. Konuyla ilgili mecliste bir açıklama yapan EBSO Meclis Başkanı Salih Esen, "Başkanımız Ender Yorgancılar, TOBB'daki bütün görevlerinden istifa etmişti. Ancak TOBB tarafından, Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından bu istifa kabul edilmedi. Onun ötesinde de TOBB Yönetim Kurulu'nda yer almamasına rağmen Ender Yorgancılar'a bir başdanışmanlık ihdas edildi. Sayın Yorgancılar, TOBB Yönetim Kurulu Başdanışmanlığına getirilmiş oldu. Yani Ankara'da, TOBB'da rüzgarımız EBSO olarak sayın başkan sayesinde esmeye devam ediyor" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.