Radyasyon tehlikesi için çok geç olmadan tedbir alınmalı

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Radyasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, "Bütün ülkelerdeki tedbirlere paralel olarak, bizde de çeşitli tedbirlerin alınması uygun olacaktır. Bir şeyler ortaya çıktıktan sonra tedbir alırsak geç kalmış oluruz" dedi

Radyasyon tehlikesi için çok geç olmadan tedbir alınmalı
01 Nisan 2011 Cuma 16:09

Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunami sonrasında Fukuşima-Daiçi nükleer güç santrali bölgesindeki radyasyon seviyesinin yükseldiğini, nükleer reaksiyonun dünya için her zaman tehdit oluşturduğunu söyledi.

Tehlike boyutunun şu anda tespit edilemeyeceğini ifade eden Haydaroğlu, "Dünyaya ne ölçüde zarar verdiğini şu an için konuşmak doğru değil, çünkü kaza devam ediyor" dedi.

Nükleer güç santrali etrafının geçtiğimiz günlerde 20 kilometre çapında boşaltıldığını, boşaltma sahasının son günlerde 40 kilometreye yükseltildiğini söyleyen Haydaroğlu, asıl önemli konunun "radyasyonun toprağa bulaşma oranı" olduğunu anlattı. 
 
 
Santraller "Demokles'in kılıcı" gibi
 
Nükleer güç santrallerinin, dünyanın başında "Demokles'in kılıcı" gibi tehdit olarak beklediğini söyleyen Haydaroğlu, tüm nükleer kazaların çevreyi kirlettiğini dile getirdi.

Nükleer kazaların da öncelikle gerçekleştiği bölgeye zarar verdiğini, Japonya'da Fukuşima-Daiçi nükleer güç santralinde çalışanlarda ağır sonuçlar oluşacağını ifade eden Ayfer Haydaroğlu, şöyle konuştu: "Santral ve yakınlarında çalışanlarda tiroit kanseri olma olasılığı çok yüksek. Bunların hepsi biliniyor ve sürekli hesaplar yapılıyor. Bu nedenle santralin 40 kilometre çevresi boşaltıldı. Ölçümler devam edecek belki bir hafta sonra 60 kilometre çevresi boşaltılacak. Radyasyon oranı kontrol altında diyorlar ama yeryüzündeki oranlarda çok hafif artışlar olduğunu duyuyoruz." 
 
 
Radyasyon Türkiye'ye insanlarla gelebilir 
 
Ayfer Haydaroğlu, Japonya'nın çok küçük bir ülke olmadığını, yakın çevresinde radyasyon oranının yükselebileceğini, ancak şu andaki verilere göre Türkiye'de çok büyük sonuçlara yol açmayacağını söyledi.

Radyasyonun Japonya'dan Türkiye'ye gelenler aracılığıyla da yayılabileceğini kaydeden Haydaroğlu, "Japonya'da radyasyon toprağa bulaşmışsa, insanlara bulaşmışsa, oradan gelebilecek insanlarla Türkiye'ye de gelebilir. Ancak ben bu radyoaktivitenin çok yüksek olabileceğine inanmıyorum. Yine de santralden biri gelirse, bu bizim için tehlikedir" dedi.

Fukuşima-Daiçi nükleer güç santrali ve radyasyon ölçümlerine ilişkin bazı bilgilerin açıklandığını, ancak bazı bilgilerin de gizlendiğini dile getiren Haydaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bütün ülkelerdeki tedbirlere paralel olarak bizde de tedbirlerin alınması uygun olacaktır. Biz 'Tehlike beklemiyoruz' diyoruz, ama bir şeyler ortaya çıktıktan sonra tedbir alırsak da geç kalmış oluruz. Havaalanlarında kontroller var. Muhakkak bir hassasiyet vardır. Ancak radyasyon oranı ölçen aletler de dünyada kullanılıyor. Belki şu an bunlara gereksinim yok ama yine de uyanık olup tedbir almakta fayda var."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.