Şov bitti, beton kaldı

Dokuz Eylül Üniversitesi, hastane için alan tahsisi istedi, Aliağa Belediyesi jet hızıyla tahsisi gerçekleştirdi. 19 Mart'ta temeli atılan hastaneye bugüne kadar bir çivi bile çakılmadığına dikkat çeken CHP'li Sındır, "Hastaneyi yapacak şirket yok, ihale yok, imar yok, gösteriş var" dedi.

Şov bitti, beton kaldı
08 Mayıs 2019 Çarşamba 09:19

Halil Özcan - Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Başkanlığı, 7 Ocak'ta Aliağa Belediyesi'ne dilekçeyle başvurarak, arazi tahsisi istedi. Belediye bir gün içinde arazi tahsisini gerçekleştirdi. İzmir-Çanakkale yoluna uzun bir cephesi olan, içinde köy mezarlığı da bulunan arazi, üniversiteye Meslek Hastalıkları Hastanesi yapılması için tahsis edildi. Belediye imar komisyonu incelemesinden de geçmeyen arazide seçim arifesinde 19 Mart'ta görkemli bir temel atma töreni yapıldı.

İhtiyaç var

Yılda 600 bin kişinin meslek hastalığına yakalandığını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, böyle bir hastaneye ihtiyaç olduğunu söyledi. Türkiye'de 3 tane meslek hastalıkları hastanesi olduğunu belirten Sındır, "İstanbul'daki kapatıldı. Sanayinin ve işçinin yoğun olduğu yerlerde bu tür hastanelere ihtiyaç olduğu bir gerçek. CHP olarak bunu her ortamda ifade ediyoruz" dedi.

Aliağa'da seçim öncesi bir köşesine beton atılan arsayı inceleyen Sındır, "Şu anda bir temelciğin üzerinde duruyoruz. Seçimden 2 ay önce 7 Ocak tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi'nin dilekçeyle talep ettiği, hastane yapmak istiyorum dediği bu parsel üzerindeki arazi, ertesi gün meclis kararıyla bu işe uygun görülüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi'ne tahsisi sağlanıyor. Bizim arkadaşlarımız o dönem hastaneye karşı olmadıklarını, meclis gündemine alınmasının doğru olduğunu ancak imar komisyonuna görüşülmesi gerektiğini söylüyorlar ama reddediliyor. Aynı gün üniversiteye devrediliyor. İmar komisyonuna gönderilmemesi, 'ben imarla uğraşmayacağım' anlamına geliyor" dedi.  

Zeytinlik ve mezarlık

Hastane için tahsis edilen arazinin şu an da zeytinli tarla vasfında oluğunu kaydeden Sındır, "Çevresinde de zeytinler var zaten. Zeytinli tarla vasfındaki bir araziye hastane yapamazsın. Buraya bir imar değişikliği lazım. Temel attıklarını söylediler ama bu bir rezillik ve kepazelik. Ben o gün buradan geçiyordum ama çok kalabalıktı, rektör, Vali, protokol herkes gelmişti. Hastane temeli dedikleri bu betonun üstüne ancak bir baraka konulabilir, başka bir şey olmaz. Tahsis edilen arazinin içinde köyün mezarlığı da var. Burada bir temel atma töreni yapılmış ama temel inşaatın ana dayanağı. Bir temel atılabilmesi için önce ihale yapılmış olması lazım. Hele hastaneyse bu yer, ihale çok büyük olur. Ortada şirket yok, ihale yok" diye konuştu.

Seçim propagandası

Arazinin köşesindeki bu betonun hangi kurum tarafından atıldığının da belli olmadığına dikkat çeken Sındır, şöyle devam etti: "Tarlaya dökülen bu beton kamu zararı. Buradan mülki müfettişleri, savcıları göreve çağırıyorum. Gelsinler, burada yapılan tesviye ve beton kim tarafından yapılmışsa baksınlar. Bu kamu zararıdır, kamunun parası böyle çarçur edilemez. Bu komedinin ne amaçla yapıldığı belirsiz. Temel de değil bu, toprağı düzeltip üstüne beton atmışlar."

Tarlaya atılan betonun seçim propagandası olduğunu ifade eden Sındır, "İşin içinde siyasi rant var. İnsanın aklına şu geliyor, Çaltılıdere mevkiinde imarla ilgili ciddi bir arazi mafyası ve el değiştirmeler var. Burada ciddi bir imar rantı var. Bu hastane temeli, imar rantının parçası mıdır? Bunlar araştırılarak üzerinde durulması gereken ciddi bir mesele" dedi.

Buranın hastane yapılacağını asla düşünmüyorum

Üniversitenin Aliağa Belediyesi'nden araziyi isterken parsel numarasını belirttiğini hatırlatan Sındır, "Üniversite herhalde hastane yapmayı düşündüğünde İzmir bölgesini incelemiş ve bu parseli görmüş, en doğru yer burası demiş. Sayın Binali Yıldırım'ın bölünmüş yollarından birisi arazinin yanından geçiyor. Gidiş geliş 4 şerit bir yol var. Egzoz dumanı altında hastane olmaz. Meslek hastalıkları hastanesi yapacaksan temiz havanın, yeşilin olduğu bir yerde yap ki insanlar temiz havada tedavi görsün" ifadelerini kullandı.

Buranın hastane yapılacak bir alan olduğunu asla düşünmediğini belireten Sındır, "Akademisyen olarak üniversitelerin iş, işleyiş ve fonksiyonlarına saygım sonsuz ama buranın asla üniversitenin işleyiş ve fonksiyonlarına uygun olan bir amaçla yapılan bir talep olduğunu düşünmüyorum. Tamamen imar rantına ve buradaki gelecek hedeflerine yönelik bir işlem yapılmış. Sokaktaki tüyü bitmemiş yetimin hakkını böyle heba eden bir anlayış egemen" şeklinde konuştu.  

Herkes oradaydı

19 Mart'ta büyük bir organizasyonla yapılan temel atma törenine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, MHP İzmir Milletvekilleri Hasan Kalyoncu, AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Nükhet Hotar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, Aliağa Kaymakamı Erhan Günay, İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katılmıştı.

Proje aşamasında

Meslek Hastalıkları Hastanesi'yle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirten üniversiteden gelen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi için Aliağa Çaltılıdere Mahallesinde bulunan söz konusu hastane alanı hazırlanmakta, mevzi imar çalışmaları sürdürülmekte, hastanemize ait kapasite ve nitelik planlamaları yapılmakta. İmar planlarının onaylanmasının sonrasında proje çalışmalarının sonuçlandırılması hedeflenmekte. Tüm vaziyet, kat planları, ameliyathane projeleri, kesitleri, sistem detayları proje çalışmaları içerisinde yer almakta olup, planlanan hastane 4.400 metrekare taban alanına sahip, toplamda altı katlı ve 201 yatak kapasitesi ile İzmir'in sağlık alanında önemli bir boşluğunu giderecektir."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.