Tarihle lezzet arasında kaybolmak

Ege Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Turist Rehberi Serdar Çelenk, bizi Kemeraltı'nın tarihi sokakları, hanları ve meydanlarında lezzet turuna çıkarıyor

Tarihle lezzet arasında kaybolmak
27 Kasım 2018 Salı 16:30

Burcu Özkan- Ege'nin her karış toprağında ve suyunda çeşit çeşit lezzetler bulunduğunu söyleyen Ege Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Turist Rehberi Serdar Çelenk, gastronomi turizminin Türkiye'ye katkısı ve Ege lezzetlerinin dünyada tanıtılması hakkında bilgi verdi.

 

Ege bölgesinin tarihi dokularını ve farklı lezzetlerini turizm içinde dünyaya tanıtmayı amaçlayan Ege Gastronomi Turizmi Derneği, İzmir'de yüzlerce yıllık tarihi mekan olan Kemeraltı'nda lezzet turları yapıyor.
40 yılı aşkın süredir lezzet turları yapan ve turizm sektöründe yer edinen Ege Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Turist Rehberi Serdar Çelenk, 'Adeta bir şehir Kemeraltı. Her gün çalışmak için 85 bin kişinin geldiği bir şehir' diyerek Kemeraltı'nın gezi ve lezzet rotasını bizlerle paylaştı.

Kısa bir Kemeraltı gastronomi turizmi rotası ile bizlere turistik gezi sağlayan turist rehberi Serdar Çelenk, kervansaraylardan hanlara kadar kilometrelerce uzanan Kemeraltı'nın dükkan dükkan lezzet rotasını çizdi.
Çelenk, İzmir'in Kemeraltı Çarşısı'nın rotasını şu sözlerle anlattı:
İzmir'in tarihi Kemeraltı Çarşısı, kapsadığı 270 hektarlık alanda, 230 değişik iş kolunda, 800 bini aşkın ürün çeşidinin sunulduğu 17.500 işyeriyle sadece ülkemizin değil, dünyanın en eski tarihi çarşısı olma unvanını koruyor. Adeta bir şehir Kemeraltı. Her gün çalışmak için 85 bin kişinin geldiği bir şehir.

Kemeraltı Çarşısı'nda, yapılan ticaretten öte adeta bir terapi söz konusu. Düğün ve sünnetler için topluca gidilip alışveriş yapılan ama mutlaka bunun lezzetli bir yemekle taçlandırıldığı bir yerdir. Camileri ayrı güzeldir, hanları ayrı. Yahudi cemaatinin aktif ibadet edilen havraları da buradadır, içinde huzur bulacağınız camiler de.

Saat 6 günde bir kuruluyor

Kemeraltı labirentinde gezerken hem 2.600 yıldan eskiye giden tarihini soluyalım hem de muhteşem esnaf lokantalarında lezzet avına çıkalım. İzmir'in sembolü Saat Kulesi'nin de bulunduğu Konak (Atatürk) Meydanı'ndan turumuza başlayalım. Tarihi Vilayet Konağı, Saat Kulesi, Yalı (Ayşe Hatun) Camisi Konak Meydanı'nın süsleri. 2. Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yılı olan 1901 yılında yapılan Saat Kulesi'nin saatleri altı günde bir mekanik olarak kurulmak zorunda.

Lezzet turu başladı

Şimdi Kemeraltı'nın arka sokaklarında kaybolma ve eşsiz lezzetlerini tatma zamanı.
İlk durağımız badem, ceviz ve Antep fıstığı ezmesi yapan Elgani. Bu tek kişilik fabrikada saf tatların nasıl imal edildiğini öğreniyoruz. Birkaç adım sonra, serpme börek yapımını ustasından izlerken, otlu-peynirli, kıymalı tül gibi ince açılmış böreklerin pişmesini sabırsızca bekliyoruz. Diğer lezzet durakları da bizi bekliyor. Söğüş İzmir'e has bir yiyecek. Adı büyük olan değil, tadı büyük olan Değer Söğüşcüsü bizim tadım yapacağımız yer. İkinci Beyler sokağının sonunda.

Hanlar sokaklar

Saat Kulesi'ni görüp de onun yıllardır bakımını yapan saat ustası Feti Pamukoğlu'nu ziyaret etmeden olur mu? 3. Beyler sokaktaki saatçi dükkanına girdiğinizde, buradan kolay kolay çıkamayacağınızı anlıyorsunuz. Burası adeta bir saat müzesi. Fethi bey çok ilginç bir kişilik. Tüm saatler adeta onun çocukları gibi.
Beyler sokağındaki keşfimiz bizi Salepçioğlu Camisi'ne götürüyor. Barok tarzında yüzyılın başında yapılmış bu cami kalem işleri ile ünlü. Bu camiye aşık olacaksınız. İzmir'in ilk fotoğrafçısı Hamza Rüstem'in aynı adlı pasajdaki fotoğrafçı dükkanını ziyaret ediyor ve tarihini öğreniyoruz. Kendilerinden üst kattaki müze-odalarını açmalarını rica edip, yüzlerce fotoğraf makinası ve malzemeyi görme olanağını buluyoruz.
Abacıoğlu Han bir sonraki durağımız. Burada size bir süprizimiz olacak. 250 yıllık bu handa Ayşa Boşnak Börekçisi'nin nefis Boşnak mantısını tadacağız. Tarihi ve pırıl pırıl bu mekanın üst katını da gezerek tarihi hissediyoruz. Yola Cafe, Lesmire Abacıoğlu'nun diğer keyifli mekanları. Kemeraltı bir derya, bir hazine. Gezdikçe daha derinlere inersiniz.
Artık cıvıl cıvıl kaynayan Hisarönü'ne doğru yola çıkma zamanı. Ama her türlü yiyeceğin en tazesinin satıldığı tarihi Havra Sokağı'na da uğramadan olmaz. Fotoğrafçılar için adeta bir cennet. Kemeraltı dünyanın en büyük AVM'si ise, Havra Sokağı da onun yiyecek içecek departmanı. Sebzenin, meyvenin, balığın en tazesi, en hesaplısı hep burada oldu.

Hisarönü deniz kenarında idi

Yavaş yavaş yönümüzü Hisarönü'ne çeviriyoruz. Hisarönü yaklaşık 2.400 yıl önce İzmir'in limanının, dolayısı ile merkezinin olduğu yer. Günümüzden 250 yıl öncesine kadar da bu konumunu korumuş. Anadolu'dan gelen malların depolandığı ve gemilere yüklendiği  Kızlarağası Hanı, bitişiğindeki Hisar Camisi gezip göreceğimiz son iki nokta. Eskiden hemen deniz kenarında olan bu hanın bir yanında liman, bir yanında da İzmir'in meşhur Ok Kalesi bulunuyordu.
Ama Abbas Usta'nın kuru çorbalarını, sebze ve et yemeklerini tatmadan, önünde kuyruk eksik olmayan Hisarönü Şambalicisi'ne uğramadan turumuzu bitirmiyoruz. Durun bir de en lezzetli kazandibini yiyebileceğiniz meşhur Süt Çiçeği var.
Tarihi hanlar, camilerin güzelliklerini görme olanağı bulacağımız gezinizi, Kızlarağası Hanı'nın üst katına çıkmadan tamamlamayın. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamazsınız burada. Bana göre bir terapi merkezi burası. Tüm dertlerinizi, tasalarınızı unuttuğunuz.
Kemeraltı'nı gerçekten gezdiğinizde ise bu yazıdan çok daha fazlasını bulacaksınız. Bu çarşıyı keşfe çıktığınızda hem gözünüz hem gönlünüz hem de karnınız doyacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.