Tasarımcılar, 'Made in İzmir' markası istedi

'İzmir Tasarım Forumu' ile yine bir ilke imza atıldı. Tasarım dünyası duayenleri kentte özel bir 'tasarım bölgesi' kurulmasını istedi ve bir marka olşturularak önde gelen ürünlere 'Made in İzmir' markası konuyması önerildi

Tasarımcılar, 'Made in İzmir' markası istedi
01 Haziran 2011 Çarşamba 14:47

Jan Nahum, Süleyman Orakçıoğlu, Arhan Kayar, Simay Bülbül, Zuhal Yorgancıoğlu, Zeynep Acar, Deniz Kaprol, Özlem Yalım gibi tanınmış isimlerin de yer aldığı 'İzmir Tasarım Forumu', kentte farklı bir rüzgar estirdi. Ayakkabı-deri, gelinlik-abiye, mobilya, moda-hazır giyim, tekstil, mücevher- takı, yaratıcı endüstriler ve strateji alanlarında gerçekleştirilen çalışmalarda, İzmir'in geleceğine ışık tutacak önemli konular masaya yatırıldı. Yerel yönetimler arasında ilk tasarım forumunu gerçekleştiren İzmir, yine örnek oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi evsahipliğinde düzenlenen ve ayakkabı-deri, gelinlik-abiye, mobilya, moda-hazır giyim, tekstil, mücevher- takı, yaratıcı endüstriler ve strateji alanlarında tasarım dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren 'İzmir Tasarım Forumu'nda, kentin geleceği açısından önemli adımlar atıldı. Hazırlık Komitesi'nde Prof. Dr. Tevfik Balcıoğlu, Prof. Dr. Murat Günaydın, Nedim Örün, Mehmet Ural ve Serhan Ada'nın yer aldığı Forum'da 7 çalışma grubu üzerinde yapılan çalışmalarda, kentte özel bir "Tasarım Bölgesi" kurulması fikri öne çıktı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da katıldığı "İzmir: Bir Tasarım Kenti" başlıklı toplantıda, çeşitli sektörlerden temsilciler oluşturdukları çalışma gruplarıyla İzmir'in tasarım konusunda artılarını, eksilerini masaya yatırarak kentin bir sıçrama gerçekleştirmesi için yapılabilecekleri değerlendirdiler. İzmir'de tasarımın "Akdenizlilik kimliğiyle" ele alınarak gelişmesi gerektiğini söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Böyle bir yaklaşımla hazırladığımız bu forumun, kentimizde tasarım konusunda farkındalık yaratacağına inanıyoruz. Süreci, zaman içinde çok iyi bir yere taşımak istiyoruz. Kentin zenginliklerini ortaya çıkarmak, birlik ve beraberlik sağlamak için çalışıyoruz. Bu forumun İzmir'i Akdeniz'de bir tasarım kenti haline getirmek hedefine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.

Bu fırsatın verilmesi önemli

"İzmir'i bir tasarım kentine nasıl dönüştürürüz?" ve "İzmir'i Akdeniz'de saygın bir tasarım merkezi konumuna nasıl getiririz?' sorularına yanıt aranan forumda Ayakkabı, Deri Çalışma Grubu adına söz alan ünlü modacı Simay Bülbül, kentin en büyük avantajının, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteği olduğunu söyledi. Başka hiçbir kentte tasarım dünyasına böyle bir fırsatın verilmediğine dikkat çeken Bülbül, "Bu fırsat verimli olarak değerlendirilmelidir. İzmir, markalaşma sürecinde geri kalmış olsa da, fason üretimde ve sivil toplum-tasarımcı ilişkisinde güçlüdür. Bir sayfiye kenti olan İzmir'de en çok giyilen ürünlerden biri olan sandalette bir marka bile yok. Bu süreç, 'Made in İzmir' markasıyla üretimler yapılarak tasarlanabilir" dedi. İzmir'e sıçrama yaptırabilecek grup önerilerini sıralayan Simay Bülbül, "İzmir Tasarım Festivali ve uzantısında İzmir Tasarım Ödülleri adı altında bir organizasyon düzenlenebilir. Fiziksel yapısı çok uygun olan Agora'da bir butik pazar oluşturularak farklı kesimler bir araya getirilebilir. Ayrıca interaktif, çağdaş müze anlayışına uygun, statik olmayan bir tasarım müzesi kurulabilir" dedi.

Tek çatı altında buluşulmalı

Mücevher, Takı Tasarımı Çalışma Grubu sözcüsü Yılmaz Temizocak, sektörün güçlü yanlarını kültürel olarak altına ilgili olmak, yatırım amaçlı kullanmak, kar marjı, işçilik, üretim ve eğitim kalitesinin yüksek olması şeklinde özetledi. Temizocak, "İzmir'de bilgi birikimi, eğitilmiş genç nüfus, artan turizm potansiyeli ve büyüyen ekonomi gibi artılarımız var. Bunların yanısıra, kalite kontrol eksikliği, işçilik ve maden giderlerinin pahalı olması ve eğitilmiş elemanların iş bulamamaları yüzünden sektör değiştirmeleri gibi eksilerimiz de mevcut. Biz, yöresel pazarlara uygun, özgün tasarımları olan hediyelik eşya üretimi yapılmasını öneriyoruz. Çeşitli tasarımcıları bünyesinde bulunduran Tasarımcılar Derneği kurulması da sektöre güç katar" diye konuştu.

Çarşı sokaklar

Tekstil Çalışma Grubu sözcüsü Elvan Adanır, İzmir'de bir tekstil müzesi kurulması yönünde yoğunlaştıklarını anlattı. Geleneksel müze kompleksi olarak kurgulanabilecek müzede kostüm, halı, kilim ve geleneksel dokumalara yer verilebileceğini belirten Adanır, "İzmir'in ulusal ve uluslararası çaplarda gelişmesine katkı sağlayacağına inandığımız bu müzede, profesyonel ile amatör tasarımcılar buluşarak atölye çalışmaları gerçekleştirebilirler. Ayrıca tekstil tasarım yaz kamplarıyla gençlerin ilgisini çekebiliriz" dedi. Tekstil Tasarım Fuarı ile Akdeniz Tekstil Tasarım Birliği kurulmasının, tekstil sektörüne büyük katkılar sağlayacağını ifade eden Adanır, "Tarihi Kemeraltı Çarşısı daha aktif hale getirilerek Bergama, Tire, Ödemiş Sokağı gibi çarşı sokaklar oluşturulabilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen organik tarım geliştirilerek organik pamuk üretimi de ön plana alınabilir" şeklinde konuştu.

İlk kez İzmir'de toplandı

Ünlü takı tasarımcısı Deniz Kaprol, bir kentin tasarlanması konusundaki bir çalışmaya ilk defa şahit olduğunu ve bundan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "İstanbul'da henüz böyle bir adım atılmış değil. İzmirliler bu konuda çok şanslı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu'na, bu konudaki girişimleri için çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.