Ürününü satamayan çiftçi tarla bozuyor

Ürünü para etmeyen çiftçi zor durumda. 3 kilo patlıcanla bir bardak çay, 14 kilo patlıcanla bir litre mazot, 200 kilo patlıcanla bir şişe ilaç alabilen üretici isyan etti. Sezon bitmeden dalındaki sebzeyle birlikte patlıcanı toprağa gömen çiftçi Adnan Çevik, "Ne yapacağımı bilmiyorum. Toplayıp hale götürsem toplama parasını çıkarmıyor. Patlıcan da domates de görmek istemiyorum." dedi.

Ürününü satamayan çiftçi tarla bozuyor
01 Ağustos 2019 Perşembe 09:06

ÖZEL - Halil Özcan / Çiftçinin ürünü yine tarlada kaldı. Menemen Emiralem'de 10 dönüm patlıcanı üstünde sebzesiyle birlikte frezeyle toprağa gömen çiftçi Adnan Çevik, "25 bin lira masraf yaptım. 1 liradan aşağıya düşmemesi lazım. Bir lira da zararı ancak kurtarır. Bundan sonra hiç bir şey dikmem. Hayvancılara satmak için yonca dikeceğim. Bundan sonra sebzeyle meyveyle uğraşmam. En azından enayi malı değil sanayi malı olur. Baba öldümü tarımsal sulamadan faydalanamıyoruz. Herşey sıfırdan başlıyor. Çiftçiye yardımcı olunmuyor. Mesken abonesi yapılmasına razıysan anında yaparız diyorlar. Türkiye'yi terk etmeyi bile düşündüm." diye konuştu.  

Domates görmek istemiyorum

Başka bir tarlaya 8 dönüm domates ektiğini anlatan Çevik, şöyle devam etti: "Ürünü satmak için anlaştığım firma, domateste virüs var dedi. 6 tane ziraat mühendisine incelettim, herhangi bir hastalık olmadığını söylediler. En sonunda domates dalında kaldı. Hiç ürün toplamadan freze makinesiyle tarlaya girdim. Toprak oldu gitti. Benim gibi çok çiftçi var."  
Geçen senelerde de aynı şekilde zarar ettiğini aktaran Çevik, "2017'de ektiğim domatese 30 bin lira masraf ettim. Ürünü 28 bin liraya sattım. Geçen yıl salçalık domates ektim, 13 bin lira masraf yaptım, 7 bin liraya salçacıya verdim. Bu sene domatesten hiç toplamadım. Hanım evde yemeklerin içine domates kokuyor, yemeklere domates koyma diyorum. Yemekte kırmızı görmek istemiyorum. Domatesi göremek istemiyorum." dedi.

Pazardan değil çiftçiden alın

Menemen Ziraat Odası Başkanı Arif Metin Karagöl, "Sebze veriminin en iyi olduğu dönemdeyiz. Halkımızı davet ediyoruz. Pazardan değil çiftçiden alın. Salça yapın, kurutma yapın, şişe domates yapın, reçel yapın. Çiftçimiz malını sürmek zorunda kalmasın." diye konuştu. Menemen bölgesinde salça, kurutma ya da şişeleme fabrikası kurulursa çiftçinin mağdur olmayacağına dikkat çeken Karagöl, "Ürünün ömrü bir hafta. Ancak raf ömrünü artırabilirsek katma değeri olan uzun ömürlü hale getirebiliriz. Bunun için yatırım bekliyoruz." dedi. Türkiye'de tarımın planlı şekilde yapılmadığından yakınan Karagöl, bazı kararlar alınırken tarımla ilgili kuruluşların dikkate alınmadığından sitem etti.

Üretim ve üretici sahipsiz bırakıldı  

Emiralem'de çiftçi ve köylülerle bir araya gelen CHP İzmir Miletvekili Kamil Okyay Sındır, sorunları dinledi. Türkiye'de tarım politikası olmadığına dikkat çekti. Çiftçinin özgür iradesiyle ne ürteceğine karar verebileceğini belirten Sındır, "Ancak en azından tarımsal destekleme politikalarıyla hem çiftçinin üretim kararını doğru ve sağlıklı verebilmesi hem de üretimde verimi artırmak adına yol gösterici olunabilir. Tarım politikası desteklemelerle kendini gösterir. Türkiye'de üretim ve üretici uzun zamandır sahipsiz bırakıldı. Hep ısrarla söylediğimiz girdi maliyetleri çok yüksek. Sanayide en temel sektörümüz tekstil. Bunun ham maddesi pamuk. Türkiye, pamuğun yarısını Amerika'dan, Yunanistan'dan ithal ediyor. Kendi sanayimizin üretimini bile beceremiyoruz. Beceremiyoruz değil aslında çiftçi üretiyor. Çiftçiye kaliteli ürün üretmesi için destek verilmiyor. Girdi maliyetlerini düşürmedikçe, maliyet kontrolü yapılmadıkça tarım bu sorunları yaşamaya devam edecek. Emiralem gibi suyu bol, toprağı verimli arazilerde çiftçi tarlaya gitmek istemiyor." diye konuştu.

İçim parçalandı

Sorunları gerekli yerlere iletmek için söz veren Sındır, daha sonra patlıcandan zarar edip ürünü toprağa karıştıran çifçi Adnan Çevik'in tarlasına gitti. Çiftçiyi dinleyen Sındır, "Önce ürünün kendisinin para etmesi lazım. O üründen sonraki diğer ürünler yani kurutma, salça, reçel gibi katma değer ürünleri üretilebilir. Kooperatifleşme bunun hem ürün değerini korur hem çiftçiyi zarar ettirmez. Patlıcan almak isteyen aracı ya da satıcı karşısında kooperarifi bulacaktır. Tek başına kalmış, savunmasız, güçsüz çiftçiyi değil kooperartifi bulacak karşısında. Çiftçinin pazarlık gücü yok. Hale götürürsün, aldı aldı, almazsa geri getirirsin. Ürününü satamıyorsa bunun sorumlusu Adnan mı? Çiftçinin bu halde olmasının tek sorumlusu var. Bu ülkeyi yönettiğini zannedenler. Yönetemediklerini kendileri de biliyor. Bu ülkenin başına musallat olmuş, tarımı bu hale getirmiş olanlar bunun sorumlusu. Bunun sorumlusu başta hükümetin başı olmak üzere Tarım Bakanlığı'dır. Başka hiç kimse değil. Adnan kardeşimizin frezeyle patlıcanı toprağa gömmesi çok acı. Bu, ülkede tarımın bittiğinin göstergesidir. Başka hiç bir şey değil. İçim parçalandı. Hakikaten çok üzülüyorum. Gerçeği tokat gibi yüzümüze vurdun. Diliyorum, bunu bütün ülke ve sorumlular duyar. Hükümet duymak istemiyor. Bu ülkede tarım yapılmasa daha mutlu olacaklar. İthal ederlerse ithalatçılık lobileri para kaznır.  Kendi yandaş sermayaleri faydalansın istiyorlar." Emekli ve çiftçilik yapan Mehmet Çoban, patlıcanların toprağa karışmasını görünce gözyaşlarını tutamadı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.