Kamuoyunda 9. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine sunuldu. Teklif, Anayasa Mahkemesi’nin 22 Şubat 2023 tarihli kararıyla iptal edilen, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Kadının soyadı” başlıklı 187. maddesini de içeriyor.

Çağdaş toplumlarda yasal düzenlemeler, hakların genişletilmesi yönünde yapılırken, Türkiye’de kısıtlayıcı ve kazanılmış hakları geri alan normatif düzenlemelerle karşı karşıya kalınıyor. Kadının kendi soyadını taşıma hakkı, kadınların var olma mücadelesinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) alınan kararlarla kazanılan bu yargısal zafer, İzmir Barosu üyesi kadın avukatların yürüttüğü hukuk mücadelesiyle elde edilmişti.

Anayasa’nın 41. maddesi ve eşitlik ilkesi

Yasa teklifindeki ilgili maddenin gerekçesinde, Türk toplumunun temeli olan ailenin önemi vurgulanmış ve kadınların tek başına evlenmeden önceki soyadını kullanmasının aile bütünlüğüne zarar vereceği ifade edilmiştir. Ancak, Anayasa’nın 41. maddesi, ailenin eşler arasındaki eşitliğe dayanması gerektiğini belirtmektedir. Erkek eşin ömür boyu aynı soyadını kullanma hakkı varken, kadın eşin bu haktan yararlanamaması, eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturuyor.

Sokak hayvanları düzenlemesi: Uymayan belediyelere hapis cezası! Sokak hayvanları düzenlemesi: Uymayan belediyelere hapis cezası!

Bu eşitsizlik hali karşısında önlemler almak ve ayrımcılık yapmamak, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hem de Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ile devlete yüklenmiştir. Ancak, kadınların yıllarca süren mücadeleleri ve AYM ile AİHM kararlarına rağmen, kadınların evlenmeden önceki soyadlarını tek başına kullanabilmelerini sağlayacak hukuki düzenlemelerden ısrarla kaçınılmaktadır.

İzmir Barosu’ndan çağrı

Kadınların medeni birer varlık ve eşit yurttaş olarak toplumsal hayatta yer alabilmeleri için en temel haklardan biri, kendi soyadını kullanabilme hakkıdır. Kadının soyadı konusunda eşitlik sağlanıncaya kadar, kadınların evlenmeden önceki soyadlarını dava açmak zorunda kalmaksızın tek başına kullanabilme hakkını elde edinceye kadar mücadele devam edecektir.

İzmir Barosu Başkanlığı, TBMM’deki tüm siyasi partileri, baroları ve sivil toplum kuruluşlarını, kazanılmış bir hakkı gasp eden bu yeni yasal düzenlemeye karşı tepki göstermeye çağırıyor.

Editör: Emirhan Bol