Hani derler ya; ''Ya güçlü'nün, ya da 'zengin'in yanında olacaksın'' diye... İster beğenin, ister beğenmeyin çok doğru bir söz dizisidir bu...

Hele günümüzde, aman Allah...

Güçlü'ye ''Ağam'', zengin'e ''Paşam'' demek, sanki herkesin ''kıblesi'' oldu...

Bilinen bir gerçekti ama, en son CHP'nin kongresinde gece yarısından sonra, ne zamanki Özgür Özel ''ağır basmaya'' başladı...

Hoppala...

Herkes Özgür Özel'ci olup çıktı bir anda...

Önce sosyal medya hesaplarında ne kadar Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili paylaşımları varsa onları sildiler...

Arkasından da Özgür Özel'e ''tam gaz övgü'' furyası başladı...

Yani anlayacağınız o gece yarısından itibaren yüzlerce hatta binlerce kaypak, Kılıçdaroğlu saflarından kayıp, Özel'in safına geçti...

Ne acıdır ki, bu abes durum, sadece siyasette değil, medyada da cıban başı gibi kendini gösteriverdi...

Şimdi bunlarla ilgili çok güzel bir kelime var ama, burada yazmayacağım...

Gelelim asıl meseleye...

Nasılsa köprünün altından çok sular aktı gitti...

CHP'de bir değişime ihtiyaç var mıydı?

Acil olarak vardı...

Peki bu konuya ''en yakın'' aday kimdi?

Özgür Özel'di...

Peki...

Özgür Özel'in kongre öncesi, kongrede ve kongre sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili sözleri ''partide bir kırgınlığa, küskünlüğe'' neden olmuş mudur?

Mutlaka olmuştur...

Ama kongrenin hemen ardından Özgür Özel'in beyanları ve davranışları Kemal Kılıçdaroğlu'nun ''gönlünü almaya'' da yetmiştir...

Hiç kimse, sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP için yaptıklarını inkar etmez, edemez...

Kılıçdaroğlu CHP uğruna hem maddi ve hem de manevi hiç bir fedakarlıktan kaçınmamıştır...

Şimdi top Özgür Özel'dedir...

31 Mart yerel seçimin belediye başkan adaylarını da, belirleyecek kendisidir...

Hatta bu seçim Özgür Özel'in 4 yıl sonra yapılacak genel seçimler için adeta bir sınavı niteliğindedir...

Şimdi bu tesbitlerden sonra size bir soru;

Ak Parti'de siz böyle bir kongre görebilir misiniz?