Aşka Pervane Ömürler, bir İzmirli'nin gerçek hikayesi

Hülya Türk, ilk romanı 'Aşka Pervane Ömürler' ile gerçek bir hikayeyi anlatıyor

Aşka Pervane Ömürler, bir İzmirli'nin gerçek hikayesi
08 Haziran 2012 Cuma 14:54

Esin Gençel- 37 yıldır iş hayatında olan Hülya Türk, lise yıllarında başladığı yazma aşkını 33 yıldır devam ettiriyor. Hülya Türk, ilk romanı 'Aşka Pervane Ömürler'in heyecanını yaşıyor. 1958 yıllarında Çeşme Alaçatı ve Yunanistan'da geçen gerçek bir hikayeden yola çıkılarak kaleme alınan Aşka Pervane Ömürler,  5 yaşında olan kızını Yunanistan'da bırakarak İzmir'e dönmek zorunda kalan ve kızına 35 yıl sonra kavuşan Leyla Hanım'ın hikayesini anlatıyor. Yazmanın kendisi için tutku olduğunu söyleyen Hülya Türk, "Önceleri kendi yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı, söylemek isteyip de söyleyemediklerimi yazdım. Yazdıklarımın bir düzeni yoktu. Önce bu işin eğitimini almalıydım. Yazma kabiliyeti önemli ise de eğitimsiz bir işe yaramıyor" diye konuştu.

Eğitim alarak işe başladım

Yazmak için bir yazarlık kursuna kaydolduğunu ifade eden Türk, "Mavi Sanat Atölyesi'nde iki dönem yazarlık eğitimi aldım. Yazılarımdaki düzeni nasıl kuracağımı, kurguyu nasıl yapmam gerektiğini öğrendim. Geçtiğimiz yıl aldığım eğitimle yazdığım 50 öyküden oluşan, 'Yürek Yangınları' adında öykü kitabım oldu. Yazarlık eğitimimin ardından 3 dönem de roman yazarlığı eğitimi aldım" şeklinde konuştu.

Her gün 2 saat yazıyorum


İzmir'de 69 yıldır gömlek üzerine üretim yapan özel bir şirketin muhasebe müdürlüğünü yaptığını söyleyen Türk, "Yoğun çalışıyoruz. Ancak bu yoğunluk beni yazmadan alıkoyamıyor. Mutlaka her akşam iki saatimi yazmaya ayırıyorum.Yazmak yormuyor beni, aksine benim için bir tutku, ilaç gibi, mucizevi bir şey" dedi.

İlk romanı Aşka Pervane Ömürler'i kendisine anlatılmış bir hikayenin etkisinde kalarak yazdığını belirten Türk, "Yaşadığı güzel aşkın ardından aşksız ve paramparça bir yaşam süren Leyla Hanım'ın yaşamını kaleme aldım. Kaybettiği kızını bulmanın umuduyla 35 yılını yalnızlık ve özlemler içinde geçiren Leyla Hanım inancını kaybetmeden yaşıyor. Ona bu acıyı yaşatan kocası Arsia'yı dahi sonunda affedebilmenin büyüklüğünü gösteriyor. Beş yaşında bıraktığı kızı Süheyla'yı yıllar sonra kucakladığında Süheyla artık 40 yaşında olmuştu. Yaşamın tekrarı yoktur diyen Leyla Hanım, herkesi affedip, kendisine yapılan haksızlıklar ile yaşadığı acıları geride bırakıp kızı ve kocası ile yepyeni bir hayata başlıyor.

En büyük aşk Leyla'nınki


Bir sabah erkenden kalkıp aklıma gelen bir cümleyi not defterime karalarken Leyla Hanım'ın yaşadığı bu dramı yazmaya karar verdim. Çeşme'ye gidip ailesi ile görüştüm. Hikayeyi yeni baştan dinledim, yazmak için izin istedim. Romanın içinde üç güzel aşk, sadakat ve sevginin yüceliği var. En büyük aşk ise Leyla Hanım'ın aşkı tabii" şeklinde konuştu.

İlk kitabı çıkalı henüz bir kaç ay olan Hülya Türk, ikinci kitabına da başladığını belirterek konuşmasına şöyle devam etti: "Onlar Korkunun Çocuklarıydı adında yeni bir romana başladım. Bu kitapta çingenelerin toplum dışına itilmiş olmalarının çingene çocuklarının üzerinde yarattığı travmayı anlatıyorum. Çingene bir arkadaşımın yaşadığı gerçeklerin yakın tanığı olarak ve arkadaşımın Türkiye'ye kırgın olarak ayrılıp Hollanda'da yaşamayı seçmesine üzüldüğüm için bu kitabı yazmak istedim. Sürekli etnik kimliğini saklamak zorundaydı. Kitabımı 2013'te çıkarmayı planlıyorum."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.